Brahman ve Atman İlişkisi

Gerçeği arama; kalıcı ve sonsuz olanı bilme arzusu, akıl yürütmeler aracılığı ile anlaşılır hale gelir ve mutluluğa ulaştırır.

Hintli filozof Şankara, herkesin var olma bilincine sahip olduğundan bahseder, yani yaşadığımızın farkında olmak, bilme yetimiz ve potansiyelimizin bilinç olduğu söylenebilir.

Hint geleneğinde Mutlak, “Brahma” BRH (güçlü kuvvetli) evrensel ruh,  her şeyin öz varlığı olarak kabul edilir, sonsuz ve ölümsüzdür, her yerde ve her şeydedir.

Atman ise her şeyin ve herkesin özünde bulunan Brahman’dır. Brahman mutlaktır ve öznel olanın Brahman’ın kendinde var olduğu bilinci, bilincin mutlak olduğu düşüncesini yaratır. Atman her şeyi kuşatmakta ve her şeyde içerilmektedir. Atman yok olmaz, arzusu yoktur, ebediyen özgür ve saftır. Herhangi bir varlık kendilik ile, yani Atman ile özdeştir. Varlığın asıl gerçekliğini sağlayan Atman’dır. Bütünsel gerçeklik ise Atman-Brahman, yani bu ikisi arasındaki özdeşliktir.

Hint felsefi metinleri olan Upanişadlar’da Brahman bir okyanus, Atman ise bir su damlasına benzetilir. Damla okyanusla birleştiğinde, okyanusun içinde birleşip bütünleşir, bu dünyadaki varlıkların da öldükten sonra bu su damlası gibi Tanrı ile birleşip, Tanrı’da yok ve bir olacağı ifade edilir.

Hint kutsal metinlerinde, kendi içimizdeki Atman, öz ile Tanrı’nın aynı varlık olduğu idrak edildiğinde ölümden kurtuluşa ulaşılacağından bahsedilir.

Brahman’ı algılamak var olan her şey ile bir olduğunu bilmek, insanı bireysel, ben bilincinden uzaklaştırıp diğer varlıkların bilinci ile özdeşleşme olanağı sağlar, yani kendimizin her varlıkta olduğu gerçeğini anlayıp idrak edebiliriz. Bu farkındalık hali; bilinçtir. Fiziksel ve zihinsel her şey bilincin içinde yer alır, önemli olan farkındalıktır. Zihnin beş duyusu ve dört fonksiyonu –bellek, düşünce, anlayış ve benlik–, beş unsur –toprak, su, ateş, hava ve eter–, yaratılışın iki yüzü –madde ve ruh–, hepsi farkındalık içinde yer alır. Bilinç uyanıklık ve uyarılmışlık halidir. Kişinin bir anda farkında olduğu şeyleri kapsayan hal ve ne biliyorsak onun esası, insansal bilinç dışını tasarımlayan Brahman’dır. İnsan bilincini oluşturan ise Atman’dır. İnsan kendini mutlak bilinç idrakine getirdiğinde öznelliğinden kurtulur. Maddenin daha sübtil bir hali olan bilinç, ölümden sonra daha sübtil bir hal alır, duyular yok olur.

Bütünlüğün özü olan benlik, bilinç ve bilinç dışının da özüdür. Bilmek aslında yeniden yaratmaktır denilebilir; analiz edip, bölüp, birleştirerek tekrar yaratırız. Yaratmanın kendisi bilinçtir.

Chandogta Upanişad’da, Brahman ve Atman ilişkisi ile ilgili olarak, “Tanrı her şeydir. Evrende var olan bütün görüntüler, duyular, arzular ve işler Tanrı’dan zuhur ederler. Fakat bütün bunlar sadece isim ve şekillerdir. Tanrı’yı tanımak için, kişinin kendisi ile kalbinin derinliklerinde gizli olan Tanrı’nın aynı varlık olduğunu idrak etmesi gerekir. Kişi, ancak bu şekilde ıstıraplarından ve ölümden kurtulur, her bilginin ötesinde cevher ile bir olur,” açıklaması vardır.

Brahman ve Atman özdeşliğine yoga ile; yani varlık ve ilâhi gücün derin özsel birleşmesi ile ulaşılır. Bireysel varlığın gerçek ve sonsuz olanı idrak etmesini sağlar.

 

Biliyorum ki ben olmadan

Tanrı yaşayamazdı hiçbir an

Eğer ölüp gitseydim

Tanrı yaşayamazdı her daim.

Angelus Silesius

 

Kaynakça:

– Dünya İnançları Sözlüğü, Orhan Hançerlioğlu, Remzi Kitabevi, 1993

– Vedanta’ya Göre İnsan Halleri, René Guenon, Gelenek Yayıncılık, 2002

– Upanişadlar, Tanrı’nın Soluğu, Derleyen Mehmet Ali Işım, Murat Matbaacılık, 1976

– Yoga Illustrated Dictionary, Harvey Day, Kaye&Ward Ltd,1977

– What is Self, Bernadette Roberts, Sentient Publications, 2005

– Hindu Philosophy, Theos Bernard, Montilal Banarsidass Publishers Private Ltd, 1947

– Understanding Asian Philosophy, Alexus Mcleod,  Bloomsbury Publishing, 2014

– Yoga, Mircea Eliade, Kabalcı Yay., Şubat 2013

– Başka Diyarların Felsefeleri, Roger-Pol Droit Yönetiminde, Say Yayınları, 1. Baskı, 2014

– Hint Felsefesi, Heinrich Zimmer, Emre Matbaacılık, İstanbul 1992

– Bhagavad Gita

– Ben O’yum, Sri Nisargadatta Maharaj, Akaşa Yayınları, Ocak 1993

– Psikoloji Sözlüğü, Selçuk Budak, Bilim ve Sanat Yayınları, Ankara, 2003