Anasayfa2026-06-26T17:23:49+03:00

Nolan’ın Odysseus’u: Bir Mitin İtirafları

Christopher Nolan'ın The Odyssey'ini izledikten sonra ilk iş yolculuğun güzergâhını çıkardım. Sonra düşüncelerimi de yazınca yıllardır yolumu aydınlatan bir dostum...
Devamını oku
Nolan’ın Odysseus’u: Bir Mitin İtirafları

Gözyaşı: Zaafın Değil, Yaratılışın Suyu

Her şeyi ölçmeye çalıştığımız bir dönemde yaşıyoruz. Beynimizin kaç milyon nöron taşıdığını biliyor, genomun harflerini tek tek diziyor, kalp atışlarımızı...
Devamını oku
Gözyaşı: Zaafın Değil, Yaratılışın Suyu

İsmail Emre Doğuşları Üzerine Açıklamalar

Doğuş No: 0640 "Ne kadar medhetsek, az…" Birinci Dörtlük Ne kadar medhetsek, az… Hakikat hiç pas tutmaz; Bu “gönül ağacı”nda...
Devamını oku
İsmail Emre Doğuşları Üzerine Açıklamalar

Akıl Önyargıda Kalırsa

Canlı-cansız tüm varlıklar; nesneler, olaylar dışarıdan görülen sınırlarının içinde sırlarla dolu dururlar. Görünüşler sadece bir biçim olmaktan öte kendi içsel...
Devamını oku
Akıl Önyargıda Kalırsa

Seksek ve Bitmeyen Döngü

İnsan evladı eve dönmeyi özlüyor. Hangi eve? O her şeyin güllük gülistanlık olduğu, kopup geldiği huzur dolu ana evine. Bu...
Devamını oku
Seksek ve Bitmeyen Döngü

Nolan’ın Odysseus’u: Bir Mitin İtirafları

Uyarı: Bu yazı, 2026 yılında vizyona giren Christopher Nolan’ın yönettiği The Odyssey hakkında sürprizbozan içermektedir. Christopher Nolan'ın The Odyssey'ini izledikten sonra ilk iş yolculuğun güzergâhını çıkardım. Sonra düşüncelerimi de yazınca yıllardır yolumu aydınlatan bir dostum yayımlanmasını önerdi. Sorumluluk duygusuyla filmi ikinci kez izledim ve ayrıntılardan büyük zevk aldım. Önce "yönetmenin en iyi filmi mi?" tartışmasında nerede durduğumu söyleyeyim: Inception benim için hâlâ en önde; The Odyssey ise kaçırılmaması [...]

Yazar: |Eylül, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Gözyaşı: Zaafın Değil, Yaratılışın Suyu

Her şeyi ölçmeye çalıştığımız bir dönemde yaşıyoruz. Beynimizin kaç milyon nöron taşıdığını biliyor, genomun harflerini tek tek diziyor, kalp atışlarımızı saniyesi saniyesine kaydeden akıllı saatleri bileklerimizde taşıyoruz. Bu telaş ve hız çağında insana dair her şeyi bir veriye, bir sayıya ve grafiğe indirgedik. Tabii hâlâ verilere dökemediğimiz şeyler de var; mesela gözümüzden süzülen bir damla tuzlu suyu hâlâ tam bir yere oturtabilmiş değiliz. Bir damla tuzlu suyu bir zayıflık ve [...]

Yazar: |Ağustos, 2026|Kategoriler: Yazılar|

İsmail Emre Doğuşları Üzerine Açıklamalar

Doğuş No: 0640 "Ne kadar medhetsek, az…" Birinci Dörtlük Ne kadar medhetsek, az… Hakikat hiç pas tutmaz; Bu “gönül ağacı”nda Her kuş yuva yapamaz. Açıklama İsmail Emre bu Doğuşa, hakikatin değişmezliği ve insanın hakikati taşıyabilme kabiliyeti üzerine dikkat çekerek başlamaktadır. “Hakikat hiç pas tutmaz.” sözü, hakikatin zamana bağlı olarak eskimeyeceğini, insanların ona yaklaşımının değişebileceğini; ancak hakikatin kendisinin hiçbir zaman değişmeyeceğini ifade etmektedir. Lütfi Filiz de hakikati, varlıkların kendisi değil; bütün [...]

Yazar: |Ağustos, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Akıl Önyargıda Kalırsa

Canlı-cansız tüm varlıklar; nesneler, olaylar dışarıdan görülen sınırlarının içinde sırlarla dolu dururlar. Görünüşler sadece bir biçim olmaktan öte kendi içsel niteliklerini bir arada tutan örtücü bir yüzeydir. Bu yüzeyin altında onun özü, niteliklerinin, varlık enerjilerinin tamamı saklıdır. Bu anlamda tüm görünüşler bir anlamda “sır küpleridir.” Nesneler, olgu ve olaylar insanlar karşısında tarafsız, onlara eşit mesafede durarak kendini sergiler. Onun için gerçekler insanlara gelmez, insanlar gerçeklere giderler. Ona kavuştukları oranda sırlarına [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Seksek ve Bitmeyen Döngü

İnsan evladı eve dönmeyi özlüyor. Hangi eve? O her şeyin güllük gülistanlık olduğu, kopup geldiği huzur dolu ana evine. Bu benim kuruntum mu? Değil. Platon, Şölen diyaloğunda insanın bir zamanlar bütün olduğunu, sonra ikiye ayrıldığını ve o günden beri öteki yarısını aradığını söylüyor. Platon’un kuruntusu mu? Değil. “Nostalji” kelimesine baksanıza: Nostos eve dönüş, algos acı. Eve dönememenin acısı yani. Ama işin paradoksu da burada. Paradoks, para ve doxa’dan geliyor; beklenenin, [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top