Yazılar2024-07-01T13:54:12+03:00

Yazılar

Akıl Önyargıda Kalırsa

Canlı-cansız tüm varlıklar; nesneler, olaylar dışarıdan görülen sınırlarının içinde sırlarla dolu dururlar. Görünüşler sadece bir biçim olmaktan öte kendi içsel niteliklerini bir arada tutan örtücü bir yüzeydir. Bu yüzeyin altında onun özü, niteliklerinin, varlık enerjilerinin tamamı saklıdır. Bu anlamda tüm görünüşler bir anlamda “sır küpleridir.” Nesneler, olgu ve olaylar insanlar karşısında tarafsız, onlara eşit mesafede durarak kendini sergiler. Onun için gerçekler insanlara gelmez, insanlar gerçeklere giderler. Ona kavuştukları oranda sırlarına [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Seksek ve Bitmeyen Döngü

İnsan evladı eve dönmeyi özlüyor. Hangi eve? O her şeyin güllük gülistanlık olduğu, kopup geldiği huzur dolu ana evine. Bu benim kuruntum mu? Değil. Platon, Şölen diyaloğunda insanın bir zamanlar bütün olduğunu, sonra ikiye ayrıldığını ve o günden beri öteki yarısını aradığını söylüyor. Platon’un kuruntusu mu? Değil. “Nostalji” kelimesine baksanıza: Nostos eve dönüş, algos acı. Eve dönememenin acısı yani. Ama işin paradoksu da burada. Paradoks, para ve doxa’dan geliyor; beklenenin, [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

İyilik ve Kötülük Kavramı: Hegel’in Efendi-Köle Diyalektiği ve Filibeli Ahmed Hilmi’nin Ahlak Felsefesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Mevcut araştırma, felsefe tarihinin en köklü ve tartışmalı meselelerinden biri olan iyi ve kötülük problemini, Batı ve Doğu düşünce geleneklerinin iki temsilci filozofu üzerinden karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Georg Wilhelm Friedrich Hegel'in Tinin Fenomenolojisi'nde geliştirdiği efendi-köle diyalektiği ile Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi'nin İbn Arabi geleneğinden beslenen vahdet-i vücûd temelli ahlak anlayışı üzerinden özgürlük, tanınma, bilinç ve ahlaki sorumluluk kategorileri çerçevesinde analiz edilmiştir. Araştırma, nitel bir yaklaşımla yürütülen doküman analizi tekniğine [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Göğe Bakma Hali II: “Kuş” Hafızanın Taşıyıcısı

Kuşlar, her zaman özgürlüğün en belirgin temsillerinden biri olarak düşünülmüştür. Gökyüzünde serbestçe süzülebilmeleri, diledikleri anda yerle temaslarını kesebilmeleri, sabit bir noktaya bağlı kalmaksızın hareket edebilmeleri ve mevsimsel döngülerle birlikte uzun mesafeler kat edebilmeleri, onları insan nazarında hayranlık ve gıpta ile bakılan varlıklar hâline getirmiştir. Bu yönleriyle kuşlar, hayvanlar âlemi içinde yalnızca biyolojik özellikleriyle değil, aynı zamanda insanın özgürlük tasavvurunu yansıtan sembolik anlamlarıyla da öne çıkar. Ancak kuşu yalnızca özgürlük fikriyle [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

“Âdem’in Yaratılışı” Freski: Anatomist Michelangelo Yaradılışı Nasıl Yorumladı?

Özet İtalyan sanatçı Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanındaki "Âdem'in Yaratılışı" freski, ilk insanın yaratılışını hem tıbbi hem de ezoterik boyutlarıyla ele alan eşsiz bir şaheserdir. Literatürde bu eserdeki beyin kesitini andıran bölüme yerleştirilmiş 12 insan figürünün ne anlama geldiğine dair kapsamlı bir değerlendirme bugüne dek yapılmamıştır. Bu çalışmada söz konusu 12 figürün, 12 kranial sinirin yönettiği insan duyularının temel alanlarını simgelediği hipotezi tartışılmaktadır. Michelangelo'nun bu sayıya tümevarımsal bir sezgiyle ulaşmış olabileceği [...]

Yazar:  ve |Haziran, 2026|Kategoriler: Yazılar|

İnsan ve Evrende Yedi Sayısı

Yukarısı nasılsa öyledir aşağı, Misal ona yedi renkli gök kuşağı. Aslı hem beyaz hem de siyahtır, Biri evden kovar, biri açar kucağı… Bilgeliğin 7 Sütunu “Yukarıdaki neyse aşağıdaki odur der kadim öğretiler.” Yani evreni tanıma amacıyla çabaladığımız uzun çağlar boyunca edindiğimiz bilgiler bize evren ve insanın aslında birbirinden soyutlanarak ele alınmaması gerektiğini göstermektedir. Sokrates’in “kendini bil, böylece Tanrıları da bilirsin” sözünü Delfi Tapınağı’nın kapısına yazdıran yedi bilge; Thales, Bias, Solon, [...]

Yazar: |Haziran, 2026|Kategoriler: Yazılar|

İnsana Yolculuk: Kimdir Bu “İnsan” Denen Meçhul?

Geçtiğimiz 29 Ekim’de Cumhuriyet’in 102. yaşını kutladık, 10 Kasım’da ise Atatürk’ün ölümünün 87. yılının yasını tuttuk. Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet sadece “bir yönetim şekli” demek değil. Felsefeci Taylan Altuğ’a göre de Cumhuriyet sözcüğü sırf bir yönetim şeklini imlemez, çok daha büyük, çok daha öte bir anlam ifade eder ve bu anlam “yeni bir kültür ve uygarlık çevresi içerisinde bugün durduğumuz yerde” bulunmaktadır. Cumhuriyet, insanın özerkliği, özgürlüğü, eşitliği ve aslında felsefeyle de [...]

Yazar: |Haziran, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Nietzsche Yerleşkesinde İd, Ego, Süperego

Giriş Freud ve Nietzsche, modern düşünce tarihinde önemli yer tutan iki düşünürdür. Bu makalede Freud’un id, ego ve süperego modelini esas alarak, Nietzsche’nin yaklaşımlarının bu model içine yerleştirilmesi halinde nasıl bir tablo ortaya çıkacağını göstermeye çalışacağım. Modeli açıklamaya, düşünürleri ve makalede geçen kavramları tanıttıktan sonra geçeceğim. Freud Sigmund Freud, psikanaliz teorisinin kurucusu Avusturyalı bir nörolog ve psikiyatrist olup felsefesi, insan zihninin doğası ve işleyişi üzerine derinlemesine bir incelemedir. Freud'un fikirleri, [...]

Yazar: |Nisan, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Kuroş’un Silindiri

Kuroş’un (Cyrus the Great) Silindiri[1] Bütün gök ve yerin kralı olan Marduk (…yeş’te) düşmanlarını yok (viran; yıkmak, taş üstünde taş bırakmamak) ettiğinde (orduları ile). …………….. geniş görüşlü bilgeliği ile, … dünyayı izlediğinde (gözlemlediğinde) …………….. Belşezer, zayıf (karaktersiz / alçak) biri onu yurdunun hâkimi olarak atanmıştı. ……………… kendisine benzer (Nebuneid) biri onu atamıştı. Ur şehri ve diğer şehirlerde Esagila tapınağının bir kopyasını (kutsal olarak) inşa etti. Burada (tanrılara ve tapınaklara) yakışıksız [...]

Yazar: |Nisan, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Assos ve Filozofları

Tarih Boyunca Assos Assos (Behramkale), günümüzde Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde Antik Truva (Troad) yarımadasının güneyinde deniz kıyısında bir yerleşim yeri. Truva yarımadasında İlk Tunç Çağı başlarından itibaren (M.Ö. 3000), Assos’ta ise M.Ö. 2000’li yıllardan itibaren yerleşim olduğu biliniyor. Antik çağın coğrafyacısı Amasyalı Strabon, Assos’a M.Ö. 7. yüzyılda Midilli (Lesbos) adasının Midilli (Methymna) kentinden bölgeye toplu göçler olduğundan söz ediyor. Assos bu tarihlerden itibaren yaklaşık 2700 yıldır bir yerleşim yeri olarak varlığını [...]

Yazar: |Nisan, 2026|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top