Yazılar
Nolan’ın Odysseus’u: Bir Mitin İtirafları
Uyarı: Bu yazı, 2026 yılında vizyona giren Christopher Nolan’ın yönettiği The Odyssey hakkında sürprizbozan içermektedir. Christopher Nolan'ın The Odyssey'ini izledikten sonra ilk iş yolculuğun güzergâhını çıkardım. Sonra düşüncelerimi de yazınca yıllardır yolumu aydınlatan bir dostum yayımlanmasını önerdi. Sorumluluk duygusuyla filmi ikinci kez izledim ve ayrıntılardan büyük zevk aldım. Önce "yönetmenin en iyi filmi mi?" tartışmasında nerede durduğumu söyleyeyim: Inception benim için hâlâ en önde; The Odyssey ise kaçırılmaması [...]
Gözyaşı: Zaafın Değil, Yaratılışın Suyu
Her şeyi ölçmeye çalıştığımız bir dönemde yaşıyoruz. Beynimizin kaç milyon nöron taşıdığını biliyor, genomun harflerini tek tek diziyor, kalp atışlarımızı saniyesi saniyesine kaydeden akıllı saatleri bileklerimizde taşıyoruz. Bu telaş ve hız çağında insana dair her şeyi bir veriye, bir sayıya ve grafiğe indirgedik. Tabii hâlâ verilere dökemediğimiz şeyler de var; mesela gözümüzden süzülen bir damla tuzlu suyu hâlâ tam bir yere oturtabilmiş değiliz. Bir damla tuzlu suyu bir zayıflık ve [...]
İsmail Emre Doğuşları Üzerine Açıklamalar
Doğuş No: 0640 "Ne kadar medhetsek, az…" Birinci Dörtlük Ne kadar medhetsek, az… Hakikat hiç pas tutmaz; Bu “gönül ağacı”nda Her kuş yuva yapamaz. Açıklama İsmail Emre bu Doğuşa, hakikatin değişmezliği ve insanın hakikati taşıyabilme kabiliyeti üzerine dikkat çekerek başlamaktadır. “Hakikat hiç pas tutmaz.” sözü, hakikatin zamana bağlı olarak eskimeyeceğini, insanların ona yaklaşımının değişebileceğini; ancak hakikatin kendisinin hiçbir zaman değişmeyeceğini ifade etmektedir. Lütfi Filiz de hakikati, varlıkların kendisi değil; bütün [...]
Akıl Önyargıda Kalırsa
Canlı-cansız tüm varlıklar; nesneler, olaylar dışarıdan görülen sınırlarının içinde sırlarla dolu dururlar. Görünüşler sadece bir biçim olmaktan öte kendi içsel niteliklerini bir arada tutan örtücü bir yüzeydir. Bu yüzeyin altında onun özü, niteliklerinin, varlık enerjilerinin tamamı saklıdır. Bu anlamda tüm görünüşler bir anlamda “sır küpleridir.” Nesneler, olgu ve olaylar insanlar karşısında tarafsız, onlara eşit mesafede durarak kendini sergiler. Onun için gerçekler insanlara gelmez, insanlar gerçeklere giderler. Ona kavuştukları oranda sırlarına [...]
Seksek ve Bitmeyen Döngü
İnsan evladı eve dönmeyi özlüyor. Hangi eve? O her şeyin güllük gülistanlık olduğu, kopup geldiği huzur dolu ana evine. Bu benim kuruntum mu? Değil. Platon, Şölen diyaloğunda insanın bir zamanlar bütün olduğunu, sonra ikiye ayrıldığını ve o günden beri öteki yarısını aradığını söylüyor. Platon’un kuruntusu mu? Değil. “Nostalji” kelimesine baksanıza: Nostos eve dönüş, algos acı. Eve dönememenin acısı yani. Ama işin paradoksu da burada. Paradoks, para ve doxa’dan geliyor; beklenenin, [...]
İyilik ve Kötülük Kavramı: Hegel’in Efendi-Köle Diyalektiği ve Filibeli Ahmed Hilmi’nin Ahlak Felsefesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme
Mevcut araştırma, felsefe tarihinin en köklü ve tartışmalı meselelerinden biri olan iyi ve kötülük problemini, Batı ve Doğu düşünce geleneklerinin iki temsilci filozofu üzerinden karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Georg Wilhelm Friedrich Hegel'in Tinin Fenomenolojisi'nde geliştirdiği efendi-köle diyalektiği ile Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi'nin İbn Arabi geleneğinden beslenen vahdet-i vücûd temelli ahlak anlayışı üzerinden özgürlük, tanınma, bilinç ve ahlaki sorumluluk kategorileri çerçevesinde analiz edilmiştir. Araştırma, nitel bir yaklaşımla yürütülen doküman analizi tekniğine [...]
Göğe Bakma Hali II: “Kuş” Hafızanın Taşıyıcısı
Kuşlar, her zaman özgürlüğün en belirgin temsillerinden biri olarak düşünülmüştür. Gökyüzünde serbestçe süzülebilmeleri, diledikleri anda yerle temaslarını kesebilmeleri, sabit bir noktaya bağlı kalmaksızın hareket edebilmeleri ve mevsimsel döngülerle birlikte uzun mesafeler kat edebilmeleri, onları insan nazarında hayranlık ve gıpta ile bakılan varlıklar hâline getirmiştir. Bu yönleriyle kuşlar, hayvanlar âlemi içinde yalnızca biyolojik özellikleriyle değil, aynı zamanda insanın özgürlük tasavvurunu yansıtan sembolik anlamlarıyla da öne çıkar. Ancak kuşu yalnızca özgürlük fikriyle [...]
“Âdem’in Yaratılışı” Freski: Anatomist Michelangelo Yaradılışı Nasıl Yorumladı?
Özet İtalyan sanatçı Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanındaki "Âdem'in Yaratılışı" freski, ilk insanın yaratılışını hem tıbbi hem de ezoterik boyutlarıyla ele alan eşsiz bir şaheserdir. Literatürde bu eserdeki beyin kesitini andıran bölüme yerleştirilmiş 12 insan figürünün ne anlama geldiğine dair kapsamlı bir değerlendirme bugüne dek yapılmamıştır. Bu çalışmada söz konusu 12 figürün, 12 kranial sinirin yönettiği insan duyularının temel alanlarını simgelediği hipotezi tartışılmaktadır. Michelangelo'nun bu sayıya tümevarımsal bir sezgiyle ulaşmış olabileceği [...]
İnsan ve Evrende Yedi Sayısı
Yukarısı nasılsa öyledir aşağı, Misal ona yedi renkli gök kuşağı. Aslı hem beyaz hem de siyahtır, Biri evden kovar, biri açar kucağı… Bilgeliğin 7 Sütunu “Yukarıdaki neyse aşağıdaki odur der kadim öğretiler.” Yani evreni tanıma amacıyla çabaladığımız uzun çağlar boyunca edindiğimiz bilgiler bize evren ve insanın aslında birbirinden soyutlanarak ele alınmaması gerektiğini göstermektedir. Sokrates’in “kendini bil, böylece Tanrıları da bilirsin” sözünü Delfi Tapınağı’nın kapısına yazdıran yedi bilge; Thales, Bias, Solon, [...]
İnsana Yolculuk: Kimdir Bu “İnsan” Denen Meçhul?
Geçtiğimiz 29 Ekim’de Cumhuriyet’in 102. yaşını kutladık, 10 Kasım’da ise Atatürk’ün ölümünün 87. yılının yasını tuttuk. Atatürk’ün emaneti Cumhuriyet sadece “bir yönetim şekli” demek değil. Felsefeci Taylan Altuğ’a göre de Cumhuriyet sözcüğü sırf bir yönetim şeklini imlemez, çok daha büyük, çok daha öte bir anlam ifade eder ve bu anlam “yeni bir kültür ve uygarlık çevresi içerisinde bugün durduğumuz yerde” bulunmaktadır. Cumhuriyet, insanın özerkliği, özgürlüğü, eşitliği ve aslında felsefeyle de [...]









