Kuroş’un (Cyrus the Great) Silindiri[1]
- Bütün gök ve yerin kralı olan Marduk (…yeş’te) düşmanlarını yok (viran; yıkmak, taş üstünde taş bırakmamak) ettiğinde (orduları ile).
- …………….. geniş görüşlü bilgeliği ile, … dünyayı izlediğinde (gözlemlediğinde)
- …………….. Belşezer, zayıf (karaktersiz / alçak) biri onu yurdunun hâkimi olarak atanmıştı.
- ……………… kendisine benzer (Nebuneid) biri onu atamıştı.
- Ur şehri ve diğer şehirlerde Esagila tapınağının bir kopyasını (kutsal olarak) inşa etti.
- Burada (tanrılara ve tapınaklara) yakışıksız ayinler düzenlendi. Pak (ari) olmayan adaklar/hediyeler pervasızca sunuluyor ve boş konuşmalar yapılıyordu. Onlara düşmanca ve küçük düşürücü (aşağılayıcı) söylemlerde bulunuluyordu.
- Günlük adanışların azalmasına sebep oldu (el koydu). Ayinler ve töreleri manipüle etti ve kutsal mekanlarda bu düzeni oturttu. Ve kendi kalbinde tanrıların kralı olan Marduk korkusuna son verdi.
- O her gün şehrine (Marduk’un şehri) kötülük yapıyordu. Ve halka (Marduk’un halkına), kurtulamayacakları bir kulluk ve kölelikle, dinlenmeden yok oluşa yöneltti.
- Onların yakınmalarından Enlil tanrıları (Marduk’un Rabları/ Lords of the Gods) çok öfkelendiler ve o diyarları terk ettiler, içinde yaşadıkları tapınaklardan (mihraplardan) çıktılar.
- Onun (Nebuneid) Babil’e ait olmayan o tanrıları Babil şehrine getirdiğine çok kızdılar. Bu durumdan büyük Marduk, yıkılmış tüm kutsal konutlara karşı merhamete geldi.
- Sumer ve Akad diyarlarının insanları ölü varlıklar gibiydiler. Yüzünü (gözünü) onlara çevirdi ve onlara acıdı (merhamet etti) ve tüm diyarları aradı – taradı.
- Kendi gönlüne uygun adaletli (dürüst) bir kral aradı. O Anşan şehrinin kralı olan Kuroş’un (Sirus) elinden tuttu ona seslendi (adını söyledi) ve onun tüm diyarlara krallığını yüksek sesle ilan etti.
- O (Marduk) tüm Med ordusunun ve tüm Guti diyarlarının (Qutu-Umman Manda) siyah başlı insanlarının (sıradan halkı) Kuroş’un ayaklarının önünde saygıyla eğilmelerini sağladı.
- O (Kuroş) dürüstlük ve adaletle onları aldı (halka sahip çıktı – bir çoban gibi). Ve büyük kral Marduk (ki kendi halkının bakıcısıdır) onun (Kuroş’un) dürüst kalbine ve iyi davranışlarına mutluluk içinde baktı.
- Ve kendi şehrine (Marduk’un şehri), Babil’e doğru gitmesine emretti. Ve onun Babil (Tintir) şehrinin yoluna düşmesine neden oldu ve bu yolda bir dost ve bir yoldaş olarak yanında yer aldı (yürüdü).
- Ordusunun askerleri silahlanmış bir şekilde bir nehrin suları gibi sayılamayacak kadar büyük bir kalabalıkta yanındaydılar.
- Marduk, Kuroş’un savaşmadan ve anlaşmazlıktan uzak bir şekilde kendi şehrine Babil’e girmesine sağladı ve kendi şehrini (Babil’i) zorluklardan (felaketten) kurtardı. Kendisinden (Marduk’tan) korkmayan kral Nabonidus’u onun (Kuroş’un) eline verdi.
- Tüm Babil insanları, Sümerliler ve Akadlılar büyükleri (prensleri) ve yöneticileri, onun önünde yere düştüler ve ayaklarını öptüler. Onlar onun (Kuroş’un) egemenliğine sevindiler (onların kralı olmasından mutluluk duydular) ve yüzleri parladı.
- Ölüleri gücüyle dirilten ve Babil halkını zorluklardan ve yok oluştan koruyan tanrıya (Marduk) mutluluk içinde taptılar ve adını onurlandırdılar.
- Ben Kuroş’um, dünyanın kralı, büyük kral, güçlü kral, Babil’in Kralı, Sümer ve Akad kralı, dünyanın dört köşesinin kralı.
- Büyük şehir Anşan karlı Cambyses’in oğlu, Anşan şehrinin kralı Kuroş’un torunu, büyük anşan şehrinin büyük kralı Teipses’in (chishpish) büyük torunu.
- Bel ve Nabu tanrılarının hükümdarlığını sevdiği ve mutlu bir yürekle krallığından yad ettiği, sonsuza kadar kalıcı (eternal) olan kraliyet ailesinden olan ben, zafer ve barış içinde Babil’e giriş yaptım.
- Krallık sarayında mutluluk ve kutlamalar içinde hükümdarlık tahtına yerleştim. Büyük tanrı Marduk, soylu Babillilerin sevgi dolu kalplerini kaderim gibi bana doğru yöneltti. Ve ben her gün özenle ona tapınmamı sürdürdüm.
- Kalabalık ordum barış ve sükûnet içinde Babil’e giriş yaptılar. Tüm Sümer ve Aked diyarında kimsenin korku salmasına izin vermedim. Harabeleri restore ettim.
- Babil şehri ve tüm kutsal mekanlarının güvenliği için mutlulukla (seve seve) çalıştım. Tanrıların isteğinin aksine hak etmedikleri utanç verici bir boyunduruğun altında olan Babil insanlarını ve onların yıkılmış konutlarını kurtardım.
- Yorgunluklarını giderdim ve bağlarından kurtardım onları. Marduk, büyük kral benim bu dindar davranışıma sevindi.
- Marduk, ben Kuroş’u, ona saygı duyan (tapan) kralı ve oğlum Cambyses’i ve ordularımı kutsadı.
- Bize iyilik ve bereket bahşetti ki huzur içinde yüce tanrısallığının huzurunda kalalım.
- Dünyanın dört köşesinden, yukarı denizden aşağı denize kadar, en uzak ülkelerde yaşayan ve tahta oturmuş konutlarda ve çadırlarda yaşayan tüm krallar,
- Ağır haraçlarını Babil’e getirdiler ve ayaklarımı öptüler. Babil şehrinden Aşur ve Şuşa (Asshur & Susa) şehirlerine kadar,
- Agade, Eshnunak, Zamban, Meturnu, Deri ve Dicle’nin ötesine uzanan Qutu sınırlarına kadar şehirlerdeki yıkılmış kadim tapınakları,
- Oraların tanrılarını yerlerine geri getirdim ve onları sonsuz makamlarına yerleştirdim. Ve o tanrılara tapan tüm ulusları tekrar bir araya getirdim ve eski yerleşkelerine yerleştirdim.
- Ve tanrıların kralının öfkesine neden olan, Nabunides’in Akad ve Sümer diyarlarının getirilmiş olan tanrılarını Marduk’un fermanı ve sağ salim olarak,
- Kalplerini mutlu kılan kendi makamlarına dönmelerini sağladım, tüm tanrıları mutluluk içinde kendi tapınaklarına geri getirmeyi dilerim.
- Her gün Bel ve Nabur tanrılarının karşısında dua edip benim için uzun bir ömür dilesinler. Ve iyi eylemlerimi hatırlasınlar. Ve benim tanrım Marduk’a böyle desinler: Senden korkan kral Kuroş ve oğlu Kambyses hep barış içinde olsunlar.
- Dilerim daha çok uzun zamanlar tapınaklarımıza bağışta bulunsunlar ve dilerim Babil halkı benim krallığımı takdir etsinler. Ben tüm diyarları barışa kavuşturdum.
- Hediye edilen kaz, ördek ve güvercinlerden daha fazla sayıda …….
- İmgur-Enlil duvarının restorasyonu için çok çalıştım, Babil büyük duvarını onardım.
- Önceki kralın yapımına başladığı ancak tamamlayamadığı hendeğin ve yanındaki pişmiş tuğlalardan yapılan duvarın yapımını tamamladım.
- (Bu hendek ve duvar) şehri çevreleyememişti. Çünkü benden önceki hiçbir kral köle gibi çalıştırılan işçilerine iyi davranmamıştı.
- Fırınlanmış tuğla ve zift ile duvarın yapımını tamamladım.
- Büyük kapılar sedir ağacından ve pirinç kaplamalarla yaptırdım ve bakır menteşelerle monte ettirdim.
- Aşurbanipal, benden önceki bir kralın yazısını bu duvarda buldum ve,
- Onu yerine yerleştirdim. Dilerim, Marduk, büyük tanrı da bana uzun bir ömür bağışlar
- Güvende bir krallık tahtı ve kalıcı bir krallık ve dilerim ben kalplerinizde sonsuza kadar kalıcı olayım.
[1] Farsçadan tercüme eden: Babek Tabandeh
Ayrıca bkz. “Kiros (Cyrus) Silindiri”
