Kuroş’un (Cyrus the Great) Silindiri[1]

  1. Bütün gök ve yerin kralı olan Marduk (…yeş’te) düşmanlarını yok (viran; yıkmak, taş üstünde taş bırakmamak) ettiğinde (orduları ile).
  2. …………….. geniş görüşlü bilgeliği ile, … dünyayı izlediğinde (gözlemlediğinde)
  3. …………….. Belşezer, zayıf (karaktersiz / alçak) biri onu yurdunun hâkimi olarak atanmıştı.
  4. ……………… kendisine benzer (Nebuneid) biri onu atamıştı.
  5. Ur şehri ve diğer şehirlerde Esagila tapınağının bir kopyasını (kutsal olarak) inşa etti.
  6. Burada (tanrılara ve tapınaklara) yakışıksız ayinler düzenlendi. Pak (ari) olmayan adaklar/hediyeler pervasızca sunuluyor ve boş konuşmalar yapılıyordu. Onlara düşmanca ve küçük düşürücü (aşağılayıcı) söylemlerde bulunuluyordu.
  7. Günlük adanışların azalmasına sebep oldu (el koydu). Ayinler ve töreleri manipüle etti ve kutsal mekanlarda bu düzeni oturttu. Ve kendi kalbinde tanrıların kralı olan Marduk korkusuna son verdi.
  8. O her gün şehrine (Marduk’un şehri) kötülük yapıyordu. Ve halka (Marduk’un halkına), kurtulamayacakları bir kulluk ve kölelikle, dinlenmeden yok oluşa yöneltti.
  9. Onların yakınmalarından Enlil tanrıları (Marduk’un Rabları/ Lords of the Gods) çok öfkelendiler ve o diyarları terk ettiler, içinde yaşadıkları tapınaklardan (mihraplardan) çıktılar.
  10. Onun (Nebuneid) Babil’e ait olmayan o tanrıları Babil şehrine getirdiğine çok kızdılar. Bu durumdan büyük Marduk, yıkılmış tüm kutsal konutlara karşı merhamete geldi.
  11. Sumer ve Akad diyarlarının insanları ölü varlıklar gibiydiler. Yüzünü (gözünü) onlara çevirdi ve onlara acıdı (merhamet etti) ve tüm diyarları aradı – taradı.
  12. Kendi gönlüne uygun adaletli (dürüst) bir kral aradı. O Anşan şehrinin kralı olan Kuroş’un (Sirus) elinden tuttu ona seslendi (adını söyledi) ve onun tüm diyarlara krallığını yüksek sesle ilan etti.
  13. O (Marduk) tüm Med ordusunun ve tüm Guti diyarlarının (Qutu-Umman Manda) siyah başlı insanlarının (sıradan halkı) Kuroş’un ayaklarının önünde saygıyla eğilmelerini sağladı.
  14. O (Kuroş) dürüstlük ve adaletle onları aldı (halka sahip çıktı – bir çoban gibi). Ve büyük kral Marduk (ki kendi halkının bakıcısıdır) onun (Kuroş’un) dürüst kalbine ve iyi davranışlarına mutluluk içinde baktı.
  15. Ve kendi şehrine (Marduk’un şehri), Babil’e doğru gitmesine emretti. Ve onun Babil (Tintir) şehrinin yoluna düşmesine neden oldu ve bu yolda bir dost ve bir yoldaş olarak yanında yer aldı (yürüdü).
  16. Ordusunun askerleri silahlanmış bir şekilde bir nehrin suları gibi sayılamayacak kadar büyük bir kalabalıkta yanındaydılar.
  17. Marduk, Kuroş’un savaşmadan ve anlaşmazlıktan uzak bir şekilde kendi şehrine Babil’e girmesine sağladı ve kendi şehrini (Babil’i) zorluklardan (felaketten) kurtardı. Kendisinden (Marduk’tan) korkmayan kral Nabonidus’u onun (Kuroş’un) eline verdi.
  18. Tüm Babil insanları, Sümerliler ve Akadlılar büyükleri (prensleri) ve yöneticileri, onun önünde yere düştüler ve ayaklarını öptüler. Onlar onun (Kuroş’un) egemenliğine sevindiler (onların kralı olmasından mutluluk duydular) ve yüzleri parladı.
  19. Ölüleri gücüyle dirilten ve Babil halkını zorluklardan ve yok oluştan koruyan tanrıya (Marduk) mutluluk içinde taptılar ve adını onurlandırdılar.
  20. Ben Kuroş’um, dünyanın kralı, büyük kral, güçlü kral, Babil’in Kralı, Sümer ve Akad kralı, dünyanın dört köşesinin kralı.
  21. Büyük şehir Anşan karlı Cambyses’in oğlu, Anşan şehrinin kralı Kuroş’un torunu, büyük anşan şehrinin büyük kralı Teipses’in (chishpish) büyük torunu.
  22. Bel ve Nabu tanrılarının hükümdarlığını sevdiği ve mutlu bir yürekle krallığından yad ettiği, sonsuza kadar kalıcı (eternal) olan kraliyet ailesinden olan ben, zafer ve barış içinde Babil’e giriş yaptım.
  23. Krallık sarayında mutluluk ve kutlamalar içinde hükümdarlık tahtına yerleştim. Büyük tanrı Marduk, soylu Babillilerin sevgi dolu kalplerini kaderim gibi bana doğru yöneltti. Ve ben her gün özenle ona tapınmamı sürdürdüm.
  24. Kalabalık ordum barış ve sükûnet içinde Babil’e giriş yaptılar. Tüm Sümer ve Aked diyarında kimsenin korku salmasına izin vermedim. Harabeleri restore ettim.
  25. Babil şehri ve tüm kutsal mekanlarının güvenliği için mutlulukla (seve seve) çalıştım. Tanrıların isteğinin aksine hak etmedikleri utanç verici bir boyunduruğun altında olan Babil insanlarını ve onların yıkılmış konutlarını kurtardım.
  26. Yorgunluklarını giderdim ve bağlarından kurtardım onları. Marduk, büyük kral benim bu dindar davranışıma sevindi.
  27. Marduk, ben Kuroş’u, ona saygı duyan (tapan) kralı ve oğlum Cambyses’i ve ordularımı kutsadı.
  28. Bize iyilik ve bereket bahşetti ki huzur içinde yüce tanrısallığının huzurunda kalalım.
  29. Dünyanın dört köşesinden, yukarı denizden aşağı denize kadar, en uzak ülkelerde yaşayan ve tahta oturmuş konutlarda ve çadırlarda yaşayan tüm krallar,
  30. Ağır haraçlarını Babil’e getirdiler ve ayaklarımı öptüler. Babil şehrinden Aşur ve Şuşa (Asshur & Susa) şehirlerine kadar,
  31. Agade, Eshnunak, Zamban, Meturnu, Deri ve Dicle’nin ötesine uzanan Qutu sınırlarına kadar şehirlerdeki yıkılmış kadim tapınakları,
  32. Oraların tanrılarını yerlerine geri getirdim ve onları sonsuz makamlarına yerleştirdim. Ve o tanrılara tapan tüm ulusları tekrar bir araya getirdim ve eski yerleşkelerine yerleştirdim.
  33. Ve tanrıların kralının öfkesine neden olan, Nabunides’in Akad ve Sümer diyarlarının getirilmiş olan tanrılarını Marduk’un fermanı ve sağ salim olarak,
  34. Kalplerini mutlu kılan kendi makamlarına dönmelerini sağladım, tüm tanrıları mutluluk içinde kendi tapınaklarına geri getirmeyi dilerim.
  35. Her gün Bel ve Nabur tanrılarının karşısında dua edip benim için uzun bir ömür dilesinler. Ve iyi eylemlerimi hatırlasınlar. Ve benim tanrım Marduk’a böyle desinler: Senden korkan kral Kuroş ve oğlu Kambyses hep barış içinde olsunlar.
  36. Dilerim daha çok uzun zamanlar tapınaklarımıza bağışta bulunsunlar ve dilerim Babil halkı benim krallığımı takdir etsinler. Ben tüm diyarları barışa kavuşturdum.
  37. Hediye edilen kaz, ördek ve güvercinlerden daha fazla sayıda …….
  38. İmgur-Enlil duvarının restorasyonu için çok çalıştım, Babil büyük duvarını onardım.
  39. Önceki kralın yapımına başladığı ancak tamamlayamadığı hendeğin ve yanındaki pişmiş tuğlalardan yapılan duvarın yapımını tamamladım.
  40. (Bu hendek ve duvar) şehri çevreleyememişti. Çünkü benden önceki hiçbir kral köle gibi çalıştırılan işçilerine iyi davranmamıştı.
  41. Fırınlanmış tuğla ve zift ile duvarın yapımını tamamladım.
  42. Büyük kapılar sedir ağacından ve pirinç kaplamalarla yaptırdım ve bakır menteşelerle monte ettirdim.
  43. Aşurbanipal, benden önceki bir kralın yazısını bu duvarda buldum ve,
  44. Onu yerine yerleştirdim. Dilerim, Marduk, büyük tanrı da bana uzun bir ömür bağışlar
  45. Güvende bir krallık tahtı ve kalıcı bir krallık ve dilerim ben kalplerinizde sonsuza kadar kalıcı olayım.

[1] Farsçadan tercüme eden: Babek Tabandeh

Ayrıca bkz. Eraydın Erdoğan “Kiros (Cyrus) Silindiri”

+ Son Yazılar