Yazılar2024-07-01T13:54:12+03:00

Yazılar

Doğa, Hijyen ve Beslenme Üzerine

Doğamızı ne kadar ve neye göre tanıyoruz? Doğaya ilişkin bilgi ve farkındalığımızın sınırlarını sorgulamak, günümüz yaşam biçimlerinin doğayla ilişkisini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle içinde bulunduğumuz mekânlar ve kullandığımız maddeler, doğayla olan bağımızı doğrudan etkiler. Örneğin, istirahat ettiğimiz mekânların doğaya uygunluğu üzerine düşünmeliyiz. Fayans, cila gibi yüzey malzemeleri ve plastik kullanım oranı nedir? Bu maddeler doğallıktan uzaksa, doğayla ilişkimizi desteklemek yerine engelliyor olabilirler. Giydiğimiz kıyafetler ve ayakkabılar da bu [...]

Yazar: |Temmuz, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Neşet Eden Varlık, Varlık’tan Neşet Eden veyahut Neşet Ertaş’ın Türkülerinde Varlık

İnsan aşıkken cennettedir, cennette değilse aşık değildir.[1] Cenneti bu dünyada nasıl tasavvur edersin deseler; anne karnında derim.[2] Aşkın ateşinde “aşk”la tanışılan o yer.[3] O cennette insan yoğrulur. Mayası sevgidir; anne sevgisi. “Bir anadan dünyaya gelen yolcu” Yolcu, Neşet Ertaş’ın kendi düşüncesi, duygusu, hissettikleri içinde, bir ruhun dünyaya gelişinden gidişine kadar kendi özünün bir ifadesidir.[4] Yolcu olan insan, bu dünyaya “ana”dan gelmektedir. Ana, “yaratan can” olarak insanı rahminde yoğurandır. “Gelen/doğan” ise [...]

Yazar: |Mayıs, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Stoacı Zihin Felsefesi

[*] Bu yazı, https://iep.utm.edu/stoicmind/ internet sitesindeki Stoic Philosophy of Mind maddesinin birebir çevirisidir. Kaynakça için bkz. a.g.e. Çeviri: Sayit Hidayetoğlu Stoacılık, Eski Yunan ve Roma dünyasında ortaya çıkan en önemli ve en uzun ömürlü felsefe okullarından biriydi. Stoacıların ahlak felsefesine yaptıkları katkılar çok iyi bilinir ancak son zamanlarda mantık, dilbilgisi, dil felsefesi ve epistemoloji alanlarındaki çalışmaları da daha iyi anlaşılır olmuştur. Bu yazıda Stoacıların zihin felsefesine yaptıkları katkı incelenecektir. Stoacılar, [...]

Yazar: |Nisan, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Yürüyen Kabir: Kibir

Cennetten kovulma miti biz insanların hiç eskimeyen ve eskimeyecek olan varoluş öyküsüdür. İçinden bal, şarap, su ve süt ırmaklarının aktığı, ölümsüz yaşamın olduğu, deyim yerindeyse yan gelip yattığı bir bahçeden kovulmasının sembolik anlatımıdır. Yorumbilim açısından değişik şekillerde ele alınan bu mitsel söyleme göre bunun ana rahmi olduğu da söylenebilir. Her insan bu karanlık dünyada her şeyden habersiz yaşayıp giderken günü geldiğinde oradan çıkacaktır (kovulacaktır.) İnsan için ilk travma, ilk yabancılaşma, [...]

Yazar: |Nisan, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Hindu Metinlerde İnek Sembolü

Bir kutsal metni veya bu metinlerde içerilen kavramları incelemek, öncelikle metnin dil özelliklerini çözümlemeyi zorunlu kılar. Zira metin bize ne anlatacaksa, bunu kendi dili “aracılığı” ile anlatacaktır. Dolayısıyla dilin kendisi aracı ve bize haberi taşıyandır. Kutsal metinler, daima belirli bir kültürün diliyle yazılırlar. İçerdikleri kültürel özellikler onların tarihsel ve coğrafi ilişkilerini yansıtır. Bu metinlerin tarihsel arka tasarları, medeniyetlerin bilinç dışlarını ortaya koyar. Dolayısıyla metne bağlanan inanırlar onu kutsarken, kendi tarih [...]

Yazar: |Şubat, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Eylem ve Günah

Yaydan çıkan ok, ateşlenmiş bir silah… Bu eylemdir. Eylem bir kavramdır. Ve bir kavramı ortaya atıp ona “bu, şudur” gibi bir içerik yüklemek, üstelik bunu kavramın dizgesel bütünselliğine dayandırmadan hatta çıkarsamaya dahi gerek duymadan yapmak hatalı yargılara sürükler. Örneklemek ise daha ziyade edebiyatın işidir. Yine de düşünce her zaman şu veya bu disipline dayandırılmak istemez. Bazen sadece bir farkındalığı dile getirmek istersiniz. Eylemler, ahlaki olarak iyi veya kötü, yararlı veya [...]

Yazar: |Ocak, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Mintonetçi Kadınlarımız

Milli Kadın Voleybol Takımımız, 2023 yılında, yüz yirmi sekiz yıl önce keşfedilen ve ilkin mintonette olarak adlandırılan voleybol dalında, Milletler Ligi şampiyonu, Avrupa şampiyonu ve Dünya şampiyonu (Olimpiyat Elemeleri) olarak, toplam üç kupa ile, Türkiye’nin milli takım sporlarında, gelmiş geçmiş en başarılı derecelerini elde etti. Bir yıl içinde dünya klasmanında elde edilen bu denli büyük bir başarı rastlantısal değildir; maddi ve manevî, hem her sporcunun bireysel (dikey) yatırımının hem de [...]

Yazar: |Ocak, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Sabitesiz Göreceli Olabilir Mi?

Kutupsallık-karşıtların birliği, oluşun özüdür ama öz, öz olarak görülmez, hep bir görüngü – geçici form altındadır. Dönüşümler, enerji akışları kendi halleriyle duyulara açık olmaz, hep bir form altında dışlaşırlar: Söylenmek istenen; enerji akışları zıtların birliğinin yaratıcı gücü olarak, hep beliriş ve ortadan kalkış halinde işlev görürken olumlama-olumsuzlama biçiminde mekanik tekrarlar değil yaratıcı bir değişim; varolanın özünün saklanıp korunarak, olumsuzlamanın olumsuzlanması şeklinde olabilir. Her şey görünüşteki haliyle kendinde özdeştir. Ancak hiçbir [...]

Yazar: |Aralık, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Klasik Felsefi İdealizme Göre İslam’ın Felsefi Bir Özü Var Mıdır?

Klasik felsefe kavramından idealizm ve rasyonalizmi anlıyorum. Klasik felsefi idealizmde bilgi olanaklıdır ve bilginin bu olanağı tanıtlamadır; tanıtlama, bilginin varlığının gösterilmesidir. Bilgi akli olandır, ussal olandır. Felsefede, deneyime önsel olan bir us işlevi olan mantık etkindir. “İslam’ın felsefi bir özü vardır” savı felsefeye gönül vermiş olan insanlar için İslam’ın, özünde onaylanması ve olumlanmasıdır. Çok kere felsefi olan şey felsefeci için değerli bilgiyle insanlığın özüyle ilgili, gelişime olanak veren şey olarak [...]

Yazar: |Aralık, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Göç: Zorunlu Bir Yolculuğun Yansımaları

Evren Gül ile Röportaj Serginizin temel teması olan göç kavramını nasıl tanımlıyorsunuz? Bu temaya yönelmenizdeki ilham kaynağı ne oldu? Bu temaya yönelmemin sebebi, medyada görmüş olduğum üzerine ateş açılan mülteci botları oldu. Daha sonra bu yaşananları bir araştırma ve çalışma serisine dönüştürme fikri gelişti. Göç kavramı için benim özel bir tanımım yok. Serginin genel içeriğinin aksine göçün bendeki karşılığı olumlu bir tanımdır. Benim yaşamımda yerleşik bir dönem, mevsim olarak hiç [...]

Yazar: |Kasım, 2024|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top