Kendini Bilmek ya da Yabancılaşmadan Özgürleşmeye

Yabancılaşma insanın kendi hakikatinden kopmasıdır. Özünü bilememek, dışavurumlarını kendi aslı sanmasına neden olur. “Özsüz görünüşler pornografiktir”(*) dendiği gibi, kaynağıyla, nedeniyle bağı kesilmiş, ereği kaybolmuş görünüşler anlamsızdır. Anlamlıyken verdiği etkiden, şaşırtıcı olarak çok uzaktırlar. Tam bir hayal kırıklığı ve boşlukturlar. Oysa yabancılaşma, yaşamın bir olgunlaşma projesi olarak çocuklukla başlar. Denir ki, [...]

Yazar: Oğuz Atabek|2024-05-01T14:29:25+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Karanlık Dağda Bir Düşkün

Felsefi bir yazı mı olmalı bu, yoksa edebi bir yazı mı? Felsefi bir yazı olursa; yabancılaşma düşüncesinin ta Plotinos’a ve Aziz Augustinus’a kadar geri götürülebileceğinden; 19. yy. Alman düşüncesinde kavramsallaştığından; ilk kez Hegel’in çalışmalarında, insanın kendini gerçekleştirmeye çalışan yönüyle başkaları tarafından etkilenip yönlendirilen yönü arasındaki ayrışma olarak ele alındığından; Feuerbach’ın, [...]

Yazar: Ahmet Kip|2024-05-01T17:31:20+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Makinalaşmak İstiyorum!

Makinalaşmak İstiyorum! trrrrum, trrrrum, trrrrum! trak tiki tak! makinalaşmak istiyorum! beynimden, etimden, iskeletimden geliyor bu! her dinamoyu altıma almak için çıldırıyorum! tükrüklü dilim bakır telleri yalıyor, damarlarımda kovalıyor oto-direzinler lokomotifleri! trrrrum, trrrrum, trak tiki tak makinalaşmak istiyorum! mutlak buna bir çare bulacağım ve ben ancak bahtiyar olacağım karnıma bir türbin [...]

Yazar: Hulusi Akkanat|2024-05-01T17:27:19+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Şiir ve Doğuşlar, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Atatürk Önderdir

Aşağıdaki yazı, Sayın Metin Bobaroğlu’nun 10 Kasım 2005 tarihinde TV8 kanalında yayınlanan “Hülya Aydın ile Yeni Vizyon” programında Mustafa Kemal Atatürk’ün önderlik vasfı ve aydınlanmaya verdiği önem üzerine yaptığı konuşmanın metnidir. Öncelikle tabiî ulusumuza başsağlığı diliyorum, hatta bütün insanlığa başsağlığı diliyorum. Çünkü Atatürk sadece bizim ulusumuz için değil, bütün insanlık [...]

Yazar: Metin Bobaroğlu|2024-07-20T17:37:52+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Kavramsal, Sayı 54 | Kasım 2014|

Seçerek Olmak – Olarak Bulmak

Özgürlük kavramı gerçek edimselliğini insanda bulur. Seçim yapmak aynı anda seçim yapmamayı da içerdiği zaman özgürlük yaşanan bir olgu haline gelebilir. Çünkü ancak o zaman özgür irade var olabilir. Seçim yapmak iradesi canlı cansız tüm varlıkların doğasında vardır. Bir bitki topraktan hangi mineralleri alacağını seçer. Tek hücreliden omurgalıya kadar her [...]

Yazar: Mustafa Alagöz|2024-07-20T19:36:08+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Kavramsal, Sayı 53 | Ekim 2014|

“İnsan Üç Kez Doğar” Üzerine

Toplumu oluşturanlar hiç kuşkusuz, onun içinde yaşayan insanlardır. İnsanlar bir toplumun içine doğarlar, hayatlarını o noktadan başlayarak çizerler. Doğduğunda kendini bir toplum içerisinde bulan insana gelirsek, değerlendirilmesi gereken başka şeyler ortaya çıkar. Bunlardan birisi bireyin doğduğu kültürdür. Birey kendini aslında toplumun içinde bulmakla kalmaz, aynı zamanda belirli bir kültürün içine [...]

Yazar: Emre Cömert|2024-07-21T17:10:50+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 51 | Ağustos 2014, Yorumbilim|

Yüzeyde Dağılmak

Sedat’a (Sarıbudak)… Bilmeye yönelik sorular nesne ve olaylar hakkında olur. Bu alanda her yanıt yeni sorular doğurur. Böylece bilgi birikimi giderek dallanıp yayılır. Bilinç bu yolla bir yandan daralmış anlamda uzmanlaşır, bir yandan da içine kapanıp bütünlükle olan organik bağını unutabilir. Anlama, bir yanıyla uzmanlıkların ve dağılıp yayılmış bilgilerin içsel [...]

Yazar: Mustafa Alagöz|2024-07-24T21:50:32+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Felsefe, Sayı 45 | Şubat 2014|

Hindu Tanrılar Neden Renklidir?

İbrahimî dinler ile Hindû dinlerin Tanrı anlayışı arasında teolojik ve teozofik bağlar olduğu gibi, farklılıklar da bulunmaktadır. İbrahimî dinler Allah’ın mutlaklığını kabul eder ve insanın ancak Tanrının sûretinde var olabileceği fikrinde birleşirler. Buna göre insan Allah’ın Kadîr, Hâkîm, Basîr vs. isimleriyle özdeşleşemez. Zira Kadîr olan Allah’tır [1] ve o Hakîm’dir [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-25T19:52:26+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Mitoloji, Sayı 43 | Aralık 2013|

”Türkiye Cumhuriyeti İlelebet Payidar Kalacaktır!”

23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldığı sırada yeni Türk devletinin adı henüz konulmamıştı. Hükümet, Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti adını taşımakta, hükümet başkanlığını ise meclis başkanı yapmaktaydı. Yürürlükte olan siyasî rejime uygun devlet şeklini bulmak artık bir zorunluluktu. Millî Mücadele dönemindeki olağanüstü şartların bir ürünü olan meclis hükümeti [...]

Yazar: Ayşe Acar|2024-07-25T21:46:01+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 41 | Ekim 2013|
Go to Top