Metin Bobaroğlu

14 Mart 2019

Ütopya

Antik Yunan’da felsefe, Aristoteles’le sistematik bir bütünlüğe kavuşmuştur. Farklı disiplinler arasında birliği sağlayacak mantıksal bir yöntem uygulanmıştır. Aristo ile birlikte felsefe, düz yazı ile mantıksal ve tözsel tutarlılık içinde ussal bir anlatım kazanmıştır. Aristo öncesi filozoflar ve özellikle ön Sokratikler felsefeyi şiir biçimi ile ifade etmişlerdir. Aristo felsefesi katı cisim felsefesidir, uzayda yer kaplayan bir cismin “şimdi ve burada”ki konumunu töz ve ilinekler birliği yolu ile ussal kavrama taşımıştır. Antik […]
14 Mart 2018

Anadolu Aydınlanması ve Cumhuriyet

Türk devrimi normal koşullarda gerçekleşmiş bir devrim değil, İstiklâl Savaşının içinden muzaffer çıkan bir toplumun, kendi bilincine varmasıdır. Yani aydınlanma burada edimsel olarak (fiilen) gerçekleşmiştir. İnsanlara aydınlanmayı fikren anlatmak, onları bir eyleme yönlendirmek içindir. Ama Anadolu halkları bunu, ölüm-kalım savaşı üzerinden yani başka güvenecek kimsesi kalmadığı için kendine güvenerek, muzaffer bir biçimde kendi kazanmıştır. Ben, bunu böyle anlıyorum. Kendini yönetmeyi kazanmak, kendini kazanmaktır. Bu artık başkasına ihale edilemezdi. “Efendim, Tekrar dönüp monarşi […]
11 Şubat 2018

Felsefe Taşı: Kaybolan Kelime

Dünyada bir kriz yaşanıyor, biliyorsunuz. Bu kriz içinde, tabii ki nesnel koşullar var. Belirli bir çıkara bağlı davranışlar çeşitli ülkelerde sergileniyor ama bunun arkasında meşrûiyet zemini aramak için karşılıklı iki taraf, birtakım değerleri konu ediniyor ve bu değerler üzerine birtakım çatışmaların olduğunu söylüyor. Bunun bir de geçmişi var. Yapmış olduğumuz tüm çalışmalarda aşağı yukarı net bir ayrım olarak koymasak da, koymak istemesek de, dünyada, bir Doğu-Batı karşıtlığı, kültürel olarak ve […]
10 Aralık 2017

Anadolu Aydınlanması Ve Cumhuriyet – 1. Bölüm

Aydınlanma döneminden sonra Rönesans ve aydınlanma hareketlerinden sonra da birey ve bireycilik önemli bir şekilde Avrupa dünyasında parladı. Bu bireycilik sorunsalı toplumculukla dengelenmiştir ve birey ve birey olma, kalıcı modernitenin temel ilkesi olmuştur. Özgürlük, eşitlik ve dayanışma, üç temel ilke, aydınlanmanın doğurduğu ilkelerdi ve bunların topluma yansıması, toplumda karşılık bulması tabii ki bir devrim niteliğinde olmakla birlikte tarihî bir birikimi de gösteriyordu. Ben, toplum ve teori arasındaki ilişkiyi anlamak bakımından, “Değişme yeteneği olmayan toplumlar değiştirilemezler” ifadesini şiâr […]
4 Ağustos 2017

Yöntem Sorunu

En genel olarak yöntem, bir işin gerçekleştirilmesi, bir bilginin elde edilmesi, uygulanması ve çıkan sonuçların değerlendirilmesi için kullanılan yol, yordam olarak tanımlanır. Batı uygarlığında yöntem method olarak terimleştirildi. Antik Yunan’da kanon, örnek ve yöntem olarak kullanılmıştı. Yunan dilinden Arapça’ya, kural ve ilke anlamında kanun diye çevrilmiştir. Ünlü Aydınlanmacı Alman düşünürü I. Kant, kanon’u şöyle tanımlamıştır: “Kanon terimiyle, bilgi güçlerinin kullanılışını saptayan önsel ilkelerin topunu anlıyorum.” Yöntem söz konusu olduğunda, onun daha belirgin ve tanımlı kılınması bakımından, “neyin yöntemi” […]
3 Ağustos 2017

Doğu – Batı Estetiği

Estetik, felsefî bir disiplindir ve konusu sanat; daha açıkçası güzel sanatlardır. Estetik, Grekçe bir sözcüktür ve “duyum bilimi”, “duygu bilimi” anlamlarında kullanılmıştır. Ancak bu anlam estetik kavramını doyurucu değildir, çünkü estetik, günümüzde “sanat felsefesi” ya da “güzel sanat felsefesi” anlamında kullanılmaktadır. Estetik, sanatın özünü ve evriminin yasalarını olduğu kadar, güzelin çeşitli dışa-vurumlarını da inceleyen güzelin bilimidir. Estetik, güzelliğin sağladığı duyusal hazzın incelenmesine indirgenemez, böyle yapıldığında “sanatsal-yaratı-kuramı” dışta bırakılmış olur. Estetik, […]
3 Ağustos 2017

Tarih Bilinci ve Kimlik Sorunu

İnsan, “dünya-içinde” bir tarih varlığıdır. Doğasıyla, kültürüyle, genetik kalıtımı, dili ve toplumsal varoluşuyla tarihseldir. Böylece de sonlu ve geçici varlıktır. Başka bir deyişle İnsan, Dünya Tarihi’nin belli bir kesitinde ortaya çıkar ve varolur. İnsan, bir yanıyla doğanın, diğer yanıyla da tarihin ya da zamanın çocuğudur. Biyolojik yanıyla insan, bir olanaklılıktır. Gerçekleştirilmek üzere bir takım yetilerle donanmıştır. Hayvanlardaki yetkin iç-güdü’ler insanda bulunmaz, doğa bunun yerine insana zekâ bağışlamıştır. Yaşamla başa çıkabilmek […]
3 Ağustos 2017

İletişim Sorunu

İletişim, bilindiği gibi, iki kaynak arasında, iletilerin karşılıklı gidip geldiği bir ilişkidir. Eğer ileti tek yönlü akıyorsa, böyle bir durumda iletişimden söz edilemez. İletişim için geri bildirim gereklidir. Günümüzde iletişim, daha çok teknolojiyi çağrıştıran bir kavram. İletişim deyince akla, radyo, televizyon, gazete, telefon, bilgisayar, Internet vb. geliyor. İletişim araçlarının teknolojik boyutu dolayısıyla, bilgi akışı, ülkeden ülkeye, ulustan ulusa, bireyden bireye denetlenemez bir biçimde, ülkelerin sınırlarını aştı. İletişim, bildirişimin alt yapısı […]
3 Ağustos 2017

Değer Üreten Varlık Olarak Etik İnsan

İnsan için ayırt edici birçok tanım vardır. Bu tanımlar, çeşitli disiplinlerin damgasını taşırlar. Eğer Etik disiplini söz konusu olursa, o zaman “İnsan değer üreten bir varlıktır” tanımı öne çıkar. Kuşkusuz insan, yalnızca değer üreten varlığa indirgenemez; nasıl ki, yalnızca “düşünen varlık”, “eylem varlığı”, “ahlâk varlığı”, “istenç varlığı”, “toplumsal varlık”, “emek varlığı” vb. tanımlarına indirgenemezse. Aslında her indirgeme bir soyutlamanın ürünüdür ve çeşitli disiplinlerin kendi bağlamlarında yaptıkları soyutlamalarla ortaya çıkan insan tanımları insanın […]