Denemeler

29 Ocak 2017

İçeride Tek, Dışarıda Çok

Bilme ve anlama yetisiyle donanımlı olan insan bu yetisini değişik biçimlerde ortaya koyar, başka bir deyişle ifade eder: Davranışlar, eylemler, sözler “ifadenin” tekil araçları; sanat, din ve felsefe ise onun bütünlüklü- yöntemli olarak ifadesidir (ifadenin ifadesi). İfadenin bu düzeyine Logos, yani ateşli söz diyebiliriz. Bu kavram üzerinde uzun uzun durmak gerekir, fakat bu ayrı bir yazının konusu olmalıdır. Ancak bir belirleme yapmak gerekirse Logos için kısaca, Tözün-Özün-Sözün birliğidir denebilir. Logos […]
29 Ocak 2017

Platon ve Sadr Kavramı

“… rabbişrah lî sadrî”[1] Aristokle[2] veya dâhil olduğu inisiyasyonda kendisine verilen isimle Platon, İslâm dünyasında Eflatun ismiyle bilinir. İslâm dünyasında kendisine neden Eflatun dendiği bir muammadır. Hâkim olan görüşe göre Grekçeden yapılan tercümeler döneminde, Arapçada “p” sessizinin bulunmaması ve yan yana iki sessiz harfin telaffuzundaki güçlük sebebiyle Platon adının İslâmî literatürde Felâtun, Felâtûn veya daha yaygın olarak Eflâtûn şeklini aldığı yönündedir[3]. Diğer yandan Eflatun isminin kendisine mânevî derecesiyle ilgili olarak […]
25 Ocak 2017

Sonsuzluğa Çizilen Sınır Ben

Sınır ben’dir. Ben varsa sen de vardır. Ben, seni işaretler, sen beni. Ben sen “varoluşlar coğrafyası”nın sınır çizgilerdir. Bu sınırlar, ötekileştirme “kültürsüzlüğü”yle daha bir örülüp yükseltilir. “Birey” olmak, “benci” olmak, dolayısıyla yanı başındakine duyarsız, ilgisiz bir “duvar” olmak halini alır. “Komşunun” yerini “yabancı”, güvenin yerini “kuşku” alır. Güven ki, sınırı “belirsizleştirir”, kuşku ise sınırı “derinleştirir.” Ama sıra ben’in kendi isteklerine gelince sınır çekilmesini hiç sevmez. Ben sınırsız isteklerle nefsânîleşmeye hep […]
25 Ocak 2017

21. Yüzyılın Yapısal Dönüşümü ve Sınırların Sonu

Klasik fizik, endüstriyel devrimi doğurduğu gibi, kuantum bilim alanlarıda 21. yüzyılın siyasal, sosyal, ekonomik yapısını değiştirecek nanoteknoloji devrimini şekillendirmektedir. Birinci Dünya Savaşı’nın temel nedeni teknolojik değişimdi. Petrole dayalı yeni enerji kaynaklarına geçişte, bu savaş genel anlamda petrol kaynaklarının paylaşımı olarak gerçekleşti. İkinci Dünya Savaşı’nda ise atom teknolojisi geldi. Gene bir dönüşüm yaşandı. Diğer nedenlerin yanı sıra temel neden yine Teknolojik dönüşümdü. Yeni teknolojik alanlar ve oluşacak yeni sosyo-ekonomik alanların, diğer […]
25 Ocak 2017

Edebiyatta Sınır

“Yazmak, metinlerarasılıktır.” Jorge L. Borges “Yazmak, toplumu yeniden kurmaktır.” İtalio Calvino “Yazmak, labirentte kaybolmaktır.” Umberto Eco Prolog “Sen kimsin?” “Ben herkesim.” “İşte edebiyat!” *** Çok genel bir ifade taşıyor yazımın başlığı: Edebiyatta Sınır. Edebiyatın türleri arasındaki sınırı mı, öyküdeki sınır mı, yazarın sınırını mı yoksa okurun sınırını mı işaret ettiği ise muğlak… Aslında bu muğlaklığı biraz da korumak istiyorum. Çünkü söz konusu ‘sınır’ kavramı ise (kavramın özü gereği), işimize yarayacağını […]
25 Ocak 2017

Özgürlük Sorumlulukla, Zorunluluk Sınırla

Doğa insanlar tarafından bilinip bilinmemesiyle ilgili değildir. O hep akışta dalgalanır, oluşta dönüşür, sûrette belirir. İnsan dışında her şey kendinde belirli, oluş-bozuluş akışıyla tutarlı ve açıktır; yasalılık altındadır, yasalılık doğanın aklıdır. Doğada ki bu akıl, yani doğa kuvvetleri insanda Us olarak tecelli eder; evrendeki kozmos insanda logos olarak varlığını ortaya koyar. Yasalılığı yasalılar yoluyla anlar ve ussal bir çıkarsama olarak onun varlığını, hakikiliğini kabul edip güveniriz; çünkü onun belirişinde, görünüş […]
25 Ocak 2017

İronik* Bir Anlamsızlık: Duvar(lar)ınız Nâzım Hikmet’in “O Duvar” Şiiri Üzerinden Etüdü

“O duvar O duvarınız vız gelir bize vız! Bizim kudretimizdeki hız, ne bir din adamının dumanlı vaadinden, ne de bir hülyanın gönlü yakışındandır. O yalnız tarihin o durulmaz akışındandır. Bize karşı koyanlar, karşı koymuş demektir: maddede hareketin yürüyen cemiyetin ezelî kanunlarına. Sükûn yok, hareket var bugün yarına çıkar, yarın bugünü yıkar. Ve durmadan akar akar, akar. Biz bugünün kahramanı, yarının münâdîsiyiz. Bu durmadan akan, yıkıp yapan akışın çizgilenmiş sesiyiz. Biz, […]
25 Ocak 2017

Sınırsızlık Yolunda Aşk İle

Bana hayatımda hep rehber olmuş Fransız atasözünü zevk ederek başlamak istiyorum satırlarıma. Bilmenin, kişinin kendi eylemleriyle birlikte sınırlarını ve haddini aşmasıyla olan bağlantısının az ve öz harika bir anlatımı. “Bir şey bilmiyorsan öğretmen ol hiç bir şey bilmiyorsan kitap yaz.” Yazdıklarım evrenin ilminin sonsuzluğunda “ Gök kubbe altında söylenmemiş söz yoktur” bilinciyle kendi kendime yaşadığım zevkin kalemimden satırlara dökülenleri… Bütün kadim eğitim, öğretim ve kültürlerde ortak söylem. “Kendini bil.” Yüce […]
25 Ocak 2017

bumerang

Toprak ananın bağrına bir çizgi çekti biri, sonra çevirip içine kapandı. Yeryüzü haritalandı… Çizilen çizgiler; savunma, güven ve hayatta kalabilişinin sınırlarıydı. Cömertti toprak ana; bağrında büyüttüklerini, büyütenleri büyütebiliyordu. Onu sahiplenmek, belki onun bizi sahiplenmesinin garantisiydi. Bu garantilenme, ölümün bilinmeyene savurmasının, bir türlü hazır olunamayan noktasının geciktirilmesi ve varoluşun hayata içgüdüsel tutunmasıydı. Dışarıdaki çizgi önce içeride çiziliyordu, ne kadar tanım-tanıma-bilme varsa o kadar örüntülü bir desenin içinde, bilebildikleriyle bilinemeyene yürüyordu. Bu […]