Denemeler

18 Kasım 2016

Çocukken

  Çocukken, Çoğu kez bir Tanrı kurtarırdı beni Bağırışlarından ve sopalarından insanların, Sonra oynardım güzelce ve güvenle, Korudaki çiçeklerle, Ve havası göklerin Oynardı benimle. Ve nasıl sevindirirsen Yüreklerini bitkilerin, Sana uzattıklarında Narin kollarını, Sevindirirdin yüreğimi öyle, Baba Helios! ve Endimion gibi, Sevgilindim senin, Kutsal Luna! Ah, tüm siz sadık Dost Tanrılar! Bir bilseydiniz, Ruhum nasıl severdi sizi! Elbette o zamanlar seslenemezdim  Size adınızla, ve ne de sizler bana, Birbirlerine seslendikleri […]
18 Kasım 2016

Övün Çalış Güven

*Bu makalede hatalı kullanılan bir terim yazarın kendisi tarafından tespit edilmiş olup, doğru içeriğiyle yazının sonuna bir düzeltme notu olarak eklenmiştir. Atatürk’ün bu sözünün dizgesel olduğunu, yani belli bir amaca uygun olarak özenle sıralandığını ve sözcüklerin yerlerinin oynatılamayacağını düşünüyorum. Oysa ilk akla gelen, “övün” sözcüğünün, henüz bir şey yapılmamış, bir şey başarılmamışken en başa konmasının sanki çok da yerinde olmadığıdır. Gerçekten de faaliyeti talep eden “çalış” sözü, “övün”den sonra gelmektedir. […]
18 Kasım 2016

Erk ve Ağ

Bir “cümbüş” içinde bulunduğumuz artık her düzeyde alenileşmiştir. Modern disiplin toplumlarının bireyleri sınırlama ve onlara tahakküm etme anlayışının yerine, post-modern denetim toplumlarının bireyleri kendi kendilerine tahakküm edecekleri bir aşamaya getirip öylece salıverme edimi geçmiştir. Bu olgu ekonomik değerin yapısındaki değişim üzerinden de izlenebilir. Kullanım değeri, değişim değeri aşamasından geçerek bir sembolik değere dönüşmüştür. Bu değer dönüşümü, hizmet sektörünün ekonominin en önemli unsuru haline gelmesiyle yakından ilişkilidir. Hizmet sektörünün genişlemesi, teknolojik […]
18 Kasım 2016

Melik ve Mâlik

“Elif Allah, Lam Kâinat, Mim Muhammed” [1] Arabî lisandaki melik ve mâlik kavramları, günlük kullanımları itibariyle aynı mânâya işaret etseler de bu kavramların ihtiva ettiği esas mânâlar Kuran’daki kullanımlarında farklılıklar göstermektedir. Asıl itibariyle irade sahibi anlamında kullanılırlar. Zira hem mâlik hem de melik mülk sahibi demektir. Mülk, melekût ile ilişkili olduğundan sadece maddi sahipliğin değil, her türlü sahipliğin genel adıdır. Mülkün sahibi olmak, o mülk üzerinde kuvvet ve kudreti olmakla […]
30 Ekim 2016

Uykudan Uyanmak

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.” Hz. Muhammed Yaşadığımız sürece uykuda oluşumuz, mağaradaki yedi uyurların ve onların bekçiliğini yapan Kıtmir isimli köpeğin hikâyesine benzer. Beş duyumuzla zihnimiz ve irademiz gaflet uykusundayken, akıl onların bekçiliğini yaparak, uyanmayı sağlayacak etkilere karşı bizi korur. Uyanmamızın gecikmesi biraz da bundandır. İnsan ancak rüyadan uyandığında gördüklerinin hayali bir imge olduğunu anlayarak, nesnelerin ve objelerin asıllarıyla birlikte olur. Hâlbuki Hz. Muhammed, “İnsanlar rüya içinde rüya görmektedirler” diyerek bizim […]
20 Eylül 2016

Kendini Ararken

En önemli yabancılaşma kendi özüne olmalı insanın. Ben diye yapılandırdığım kişiliğimi değiştirmeye yardımcı olan ve beni çeken etkenlerin geçmişte deneyimleme süreçleri olmadan, sadece bilgi ile etkilerini anlama, uyum sağlama, sindirebilme ihtimali istek ve çaba ile aynı derinliğe ulaşabilir mi? Yoksa sürecini yaşamadığım için yüzeysel bir boyutta mı kalır? Afrika’dan Avrupa’ya gelen insanların kendi kültürlerinden uzaklaşıp, uyum sağlama ve onlar gibi yaşama isteği kendi kültürüne yabancılaşmasına sebep olup yapay bir görüntü […]
14 Eylül 2016

Felsefe Yapmayı Ne Engeller?

İnsan hem eylemlerinin ürünü hem de eylemlerinin tasarlayıp uygulayıcısıdır. Bu durum insanın iki yönlü bir varlık olduğunu bize söyler. O, bir yönüyle madde bir yönüyle manadır; bir yönüyle yaratılmış bir yönüyle yaratandır; bir yönüyle sınırlı nesne bir yönüyle sonsuz öznedir. Sonuç olarak insan bu iki yönlü gerçekliğin, yaşamsal enerjinin birliğidir. Anca bu birlik kendi içinde hazır, tamamlanmış, uyumlu bir durumda bulunmaz. Bu karşıt yönler varlığında hazır bulduğu enerji odaklarıdır. Ve […]