Hikmet ve Tasavvuf

19 Kasım 2016

Alevîlikte Bedenin Sırlanması

“Bismi Şah Allah Allah! Ber cemal-i Muhammed, kemal-i İmam Hasan, Şah Hüseyin, Ali’yi pir bilene verelim candan salavat… Dünya geçicidir, ahiret yurdu kalıcı. Tanrı’nın hükmü yürüdü. Ulu Tanrı seni kutlu bir menzile yetirsin. Kabrin ışıklı, mekânın cennet olsun. Şah-ı Merdan seni sancağı altında saklasın, beklesin. Gerçeğe Hü!…”   Muhabbettir mürşitlerin kelâmı Muhabbettir müminlerin irfanı Muhabbettir erenlerin erkânı Azizim sultanım canım merhaba Kelâmı hikmettir miraç yolunda Muhabbet sırrıdır bahri ummanda Muhabbet […]
19 Kasım 2016

Âdem

Âdem’e ait uluhiyet mertebesine Hazret tahsis edilmesinin sebebi: Var olanları varlıkta bütünlükte [cem] toplayarak, varlığın hakiki (vech) yüzleri ile onları kendi mertebelerinde koruyarak ve bütün (şe’n) oluşların nedenselliğini, sebeplerini ve ne için (imkân) mümkün olduklarını ve (maksadını) gayelerini anlayarak, ve bunun da bilincine erdikten sonra (Âdem) kendi varlığının şuurunu tamamlayıp kemalâtının olgunluğuna erişmesidir. Âdem kelimesinin birçok anlamı olmakla birlikte bir başka (taayyün) açılımı ise eril ve dişilliğin, celal ve cemalin […]
19 Kasım 2016

Terimsiz ve Yöndemsiz Düşünme

PLATON, Phaidros diyaloğunda, yazının Mısır tanrısı Thoth tarafından icat edilip Firavun’a sunulduğunda, Firavun’un pek çok açıdan bu yeni keşfe şiddetle itiraz ettiğini, en önemlisi de bilginin ehil olmayan kişilerin eline düşeceğinden korktuğunu dramatik bir biçimde anlatır ve ekler: Düşünce bir defa yazıldı mı, artık sağda solda dolaşır; anlayanın anlamayanın eline düşer; kime bir şey söylemeli kime söylememeli bunu seçemez; çünkü yazı da resim gibi derin bir sükûttur. Onu konuşturan kişi, […]
19 Kasım 2016

4 Temel İlâhi İsim

Fütühât-ı Mekkiye’de yaratma edimi anlatılırken; dört temel ilâhi isim üzerinde durulur: EL ALÎM: Her şeyi hakkıyla bilen. “Bir şeyin mahiyetini anlamak, yakinen bilmek” manalarına gelen ilm kökünden sıfat olup “hakkıyla bilen” demektir. Allah’a nispet edildiğinde “küçük, büyük, gizli, aşikâr, uzak, yakın her şeyi öz yapısı ve mahiyetiyle bilen” anlamına gelir. Mübalağa ve süreklilik ifade eden “âlim” ismi şu şekilde açıklanmıştır: Allah olanı olmadan önce, olmayacak olanı (muhal) da şayet mümkün […]
19 Kasım 2016

Hakikati Kavrayış – Aydınlanma

Gotama, sonradan Bodhgaya denilen Uruvela’da dinsel açıdan yetişirken, bir assatha ya da incir ağacının (Skr: aşvattha; ficus religiosa)* altında Budha olarak aydınlanmaya ulaşmıştır. Onunkine tam ve aşılmaz aydınlanma (abhisambothi)* denir. Felsefi açıdan bu, onun hayatının en önemli olayıydı. Gotama, bothi (bodhivrkşa, bodhidruma) ağacının altında aydınlandıktan sonra, Varanasi (Benares) yakınlarında, İsipatana’daki Geyik Parkı’nda ilk vaazını verdi. İlköğretim faaliyetleri Racagaha’da odaklanmıştı. Çeşitli Vinaya metinleri Budha’nın hayatındaki bu dönemi anlatır. Başlıcaları şunlardır: 1. Pali dilindeki Vinaya (Vinaya-Pitaka), Mahagava, 2. Ssu-fen-lü 31-33 fasikül, Budha’nın Şakya kabilesinin atalarına […]
19 Kasım 2016

İbn el-Arabî Düşünce Sisteminde İlahi Ben, Beşeri Ben

İlâhi Ben:  Kavranılamayan, anlatılamayan, mutlak (aşkın) olan bir “Zat” (essence) vardır ve “saf varlık” ancak ona aittir. O olmayan her şey, bizatihi (en-soi) yok olan (adem) ve bu yokluk (non-être: varlık olmayan) temelinde, içinde Zattan bir şeyler yansıttığı ölçüde bir varlığı kabul eder. İbn El-Arabî’nin düşüncesi modellerini Parmenides’in düşüncesinde bulmaktadır. Yeni Eflatunculuk (neo-Platonizm) bu düşünceyi Eflatun’un Sofist ve Parmenides diyaloglarındaki düşüncesinde, özellikle Uknum Teorisi’nde ve Plotin’in düşüncesinde, görüş ve hakikatin iki yoluna göre, “varlık” ve […]
19 Kasım 2016

Samkhya Felsefesine Göre Yaradılış Süreci

Hinduizm’in kaynağı olan “Vedalar” (kutsal metinler) zamanla diğer kültürlere aktarılırken yorumlanarak yeni felsefi düşünceleri ortaya çıkarmıştır. Veda geleneğine bağlı olan bu felsefi düşüncelerin en temelleri 6 Darşana (felsefi bakış) olarak kabul edilir. Bunlar:  Yoga, Samkhya, Nyaya, Vaişeşika, Purva Mimamsa, Uttara Mimamsa’dır.  Darşanalar da kendi aralarında ikişer ikişer birbirleri ile bağlantılıdır. Varlıkları ve kavramları sayılarla belirleyen, kanıtlayan, ölçen Samkhya felsefesi ve içsel konsantrasyon ile birliğe getiren yol olan Yoga felsefesi birbirleriyle […]
19 Kasım 2016

Ahamkara – Ego

Kendini bilmek, “Ben kimim, ben neyim?” soruları ile başlar. Hint felsefesi içinde zihnin faaliyetleri incelendiğinde ben bilincini “ego” yani ahamkara üstlenir. Sanskrit dilinde aham, ben; kara ise, yapmak, içermek, yapan, usta, aynı zamanda öldürmek, katliam gibi birçok anlama sahiptir. Ahamkara, Batı düşüncesine göre, ben bilincine sahip olan, nesnel âlem ve öznel âlemi birbirinden ayırt eden, dış gerçekliği bilmek ve onunla ilişki kurabilmek olarak açıklanabilir. Hint felsefesi Samkhya düşüncesine göre ise […]
19 Kasım 2016

Sevgi Mabedi

Eski uygarlıkların, yeni yerleşim kurulacak alanlarda temel bir nokta, bir başlangıç noktası belirlemek için diktikleri ve “Axis Mundi” diye isimlendirdikleri direk, aynı zamanda mabedin yerini işaretliyor ve onu temsil ediyordu. Anadolu’nun irfan önderleri şöyle açıklıyor: Mabet Mabut adına yapılan bir mekân. Mabut, sevilen sayılan, uğrunda çaba sarf edilen, ondan dilek ve beklentilerin olduğu bir ilâh, temel bir ilke, ülkü, anlayış ya da düşünsel bir kabul. Yaşamın içinde, bilerek ya da […]