Alıntı ve Derlemeler

6 Kasım 2016

Bostanlar Nasıl Ziyan Olmaz?

Yaşlı bir teyze köyünden Erzurum’a gelince ezan sesini duymuş ve sormuş: “Bu ne bağirir?” Cevap vermişler: “Ezan ohinir.” “Mala davara zararı var mi?” “ Yoh.” “ Eyi eyi değmeyin ohusun,” demiş. Dinler arası diyalog üzerine düşünmeye başladığında insan, doğal olarak düşünme kapasitesini geniş tutmak zorunda kalıyor, çünkü konu neredeyse tüm dünya insanını ve onun tarih hikâyesini içermekte. Diyaloğun gerçekleşmesi için büyük projelerin ve büyük çabaların hayali dahi yorucu olabilir. Dünya […]
30 Ekim 2016

Türkiye'de Nanoteknoloji Uygulamaları[1]

Nanoteknoloji kavramı, etimolojik kökleri açısından, Yunanca “cüce” anlamına gelen “nano” ile “teknoloji” kavramının bileşiminden oluşmaktadır. Nano, fiziksel bir büyüklüğün bir milyarda birini ifade etmek için kullanılmaktadır. Nanometre, 1 metrenin milyarda biri ölçüsünde bir uzunluğu temsil etmekte ve yaklaşık olarak ardarda dizilmiş 5 ila 10 atom boyutlarındadır. Genel görüşe göre nanoteknoloji 100 nanometreden küçük boyutlarda maddelerin anlaşılması, kontrol edilmesi, atomik seviyede değiştirilip işlevsel hale getirilmesi olarak tanımlanabilir. Nanobilim ile ilgili yapılan […]
30 Ekim 2016

Bireyleşme İlkesi

Thomas Aquinas (1225-1274) bireyleşme ilkesi olarak maddeyi (materia) göstermiş, varlık bakımından değil bilme bakımından önemine değinmiştir. Bireyleşme, belli bir türe ilişkin özelliklerin o tür içinde yer alan bireylerde tek tek kendilerini gösterme sürecidir. Bireysellik ise bu sürecin bir sonucu olarak görülebilir. Aquinas bireyleşme sorununu Boethius üzerinden irdelemiştir. Boethius, Aristoteles’in kategorileri üzerinden yaptığı çalışmasında, “ilinekler”in bireyleşmelerinin töze bağlı olduğunu dile getirir. Buradaki tözden Aristoteles’in ikincil tözünü anlamamız gerekir. Boethius’a göre yaratılmış […]
30 Ekim 2016

Uygarlıkta Akıl, Vicdan ve Cesaret

Dünyada ortaya çıkan iki temel dünya görüşü, iki temel dil vardır: biri Sanskrit temelli Doğu uygarlığının, diğeri Antik Mısır temelli Batı uygarlığının dili. Bunların çeşitlenmeleri kendi içindedir. Hint-Avrupa dilleri terimi hem İskender’in seferlerinden, ipek yolundan dolayı iki uygarlık arasındaki ilişkiyi hem de bunların birbirlerinden farklılıklarını gösterir. Mısır’da Hermetik-ezoterik, kapalı, sadece inisiyasyon yoluyla bilgiyi, tutumu, hâli, deneyimleri taliplerine, öğrencilerine açan ama kendi dışına kapatan bir sistem vardı. Buradan ya oradaki gücün […]
30 Ekim 2016

Evet Dostum

Evet dostum Ne zaman kesildiyse başları dağların Öksüz kaldıysa tepeler Sardıysa zehirli sarmaşıklar gövdesini ağacın Ve dağda yüz tutmaya başladıysa meyvesi Ve ne zaman yanlış bir sokağı süpürülmek istendiyse tüm olan ve olacak olan İşte o zaman boyunlarında fermanları uçurumlarının kenarında çiçek açan Gül kokulu gelincikler yetiştirdi insanlık. Böyle böyle aktı zaman Şimdi de büyük büyük denizlerin ardından büyük büyük tekneleriyle geldiler Attılar kancalarını iki sevgilinin bir olmuş yüreğine Ah […]
30 Ekim 2016

Sibernetik

Güdüm bilimi de denilen Sibernetik sözcüğü; yöneten, gerekli yönü veren, yol gösteren anlamlarını içinde barındıran Yunanca kybernétes (dümenci) sözcüğünden gelir. Sibernetik, tıpkı bir dümencinin yaptığı gibi denetleme, haberleşme, kontrol, ayarlama ve denge kararlarının verildiği, 20. yüzyılın ikinci yarısında ortaya çıkmış karmaşık sistemlerle ilgili bir tür yönetim ve denetim bilimidir. Sibernetik sistemlerde süreç içinde, sonuçların geri bildirim (feedback) yoluyla kendi üstüne dönerek ulaştıkları noktalar hakkında bilgileri değerlendirmesiyle, önceki aşamalarda gerekli ayar […]
30 Ekim 2016

Bir Edebi Eseri Sinemaya Uyarlamak ya da Bir Metin Diriltmesi

“Sinema mit üretir,” diyor Joseph Campbell, öte yandan “Sinema da mitle üretilir,” diyorum; çünkü sinema, bir sanat sürecinin sonucu (son ucu) değil ama bir anlamlandırma sürecinin sanatsal ifadesi olarak karşımıza çıkar. Öyleyse, onu basmakalıp bir biçimde “çok denklemli bir işlem” olarak ele almak yerine, içinde birçok işlemin yeni bağlamlar kazanıp çok dilli bir yaratım sürecine kendilerini ortadan kaldırarak katıldıkları bir uzam olarak incelemek gerekir.  “Mit nedir?” diye araştırdığımızda birçok tanımla […]
30 Ekim 2016

Boğa / Sığır Simgesi -1-

Aswır Abhazca’da anaç bir kelimedir. Yurt adıdır ve zamanla Sawır ve Tawır olarak da söylenmiştir. Bu iki kelime birçok ulusun adı da olmuştur, ayrıca Abhaz Malı, Abhaz Serveti, Abhaz Sığırı demek olan Apsiwa- raxu’nun köküdür. Apsiva-raxu bir hayvan cinsi olarak anlaşılır ve Sawır ya da Tawır kökünden Sıwır (Sığır), Tawar (Davar), Dawı (Deve) ve Taur (Boğa) kelimeleri türer. Tawır aynı zamanda Yunan söyleminde Taurinie, Taurinias adını almış ve Taur olarak […]
30 Ekim 2016

Aslan Sembolü Üzerine

Tarih boyunca pek çok kültürde aslan figürüne rastlarız. Aslan, mitolojide karşımıza kutsal addedilen mekânların ve hükümdar tahtlarının bekçisi, tanrı/tanrıçaların biniti ve koruyucusu, hayvanlar kralı, güneş sembolü olarak çıkabilmektedir. Mısırlılar korunma amacıyla kapılarını kükreyen aslan motifleriyle süslemiş ve tapınaklarında da aslan figürleri kullanmışlardır (1). Budist gelenekte yasaları koruyan aslandır (1). Aslan, Budist mitolojide bazen Tanrı’yı, bazen de hükümdarın kendisini ya da oturduğu tahtı simgeler. Buddha, Sakya’nın aslanı olarak anılır ve vücudunun […]