Kavramsal

25 Ocak 2017

Yort!

Bir nesnenin veya olgunun uç noktalarının sürekliliği, o nesnenin veya olgunun birlik içindeki kimliğidir.1 O halde kimlik hem bir olumlama hem de olumsuzlama içerir. Olumlamadır, sınırladığı şeye dair bilgi verir; olumsuzlamadır, sınırladığı şeyi «geriye kalan» her şeyden ayırt eder. Söz konusu tam olarak sınırları belirli, belirlenim kazanmış bir figür ise; «geriye kalan»ın, bakiyenin, bu figürün belirli olmasını sağlayan bir arka plan olarak örgütlendiğini söylemek mümkündür. Sınırın berisi yurt; ötesi «kır»dır, […]
25 Ocak 2017

Mimarlığı Tanımlayan Kavram: Sınır

Sınırlar; fiziksel, kültürel, sosyal kurguların şekillendirdiği çevre içerisinde varlığını sürdürmekte olan insanları ayıran veya onları bir yer içinde tutmak için çevreleyen, ilişkilerini düzenleyen öğelerdir. Günümüzde, bu öğeler, fiziksel şekillenmeler gösterebilirken, tamamen soyut, gözle görünmeyen şekillerde de ifadesini bulabilen, kurallarla belirlenen bir hal almaktadır. Sınırlar, bütünün farklı iki alanını ayırmakta olan bir kavram olarak kritik bir noktada yer almakta, bu anlamda, bir tarafındakinin diğerleriyle karşılaştığı yer olma özelliği bakımından, gerçekte ayırandan […]
25 Ocak 2017

Sevgi

Sevgi kelimesini sık sık kullanmamıza rağmen, çoğu zaman bu kelimenin anlamını doğru oturtamıyoruz. Sevgiyi, çıkarlarımız, arzularımız, korkularımız, beklentilerimiz için kullanabiliyoruz. Bu yanlış olmamakla beraber gerçeği, hakikati keşfedebilmek için engel oluşturabiliyor, oysa sevgiye ulaşmak için bir sebep aramamıza gerek yoktur. Sevginin iyileştirici gücü şefkattir. Şehvet ise tutku, arzu, paylaşamama, açgözlülük halidir ve içimizde bir sıcaklık ve ateş hissettirir ve bu ateşin etkisi hayatımızı yönlendirmeye başlar ve bizleri köleleştirir. Bu enerji halini […]
20 Aralık 2016

Astroloji ve Vahdeti Vücûd

“ Bizler astrologlara elzem olmayan şeyler hakkında danışmak için gideriz. Birisi astroloğa gidip ne zaman iş bulacağını danışır. Senin iş durumunla Ay’ın yahut yıldızların bir ilişkisi yoktur. ” – Osho   Astroloji, tüm sanıların ötesinde lojik olarak bir bilimin adıdır. Onun kendini dayandırdığı bilimsellik, her ne kadar tümden hurafelere ve boş inançlara itilmeye çalışıldıysa da temeli tümden varlığın doğası ile ilgilidir. Astroloji sıradan varsayımlar üzerine veya bulutsuz bir gökyüzünün hayalperestlerde uyandırdığı fantezilere […]
14 Aralık 2016

Altıncısı ‘Haddini Bilmek’tir

İrşâdına mazhar olduğum bir ârife, “İslâm’ın şartı beş, imânın şartı altı” diye söylenmiştir. Ama aynı zamanda “Hüvel evvelü, vel ahirü, vezzâhirü vel bâtın” [1] da denmiştir. İçte olan, dışta da varsa, ikisi de “altı” olması gerekmez mi? diye sormuştum. Ârifin yüzünde beliren gülümsemeyle birlikte söylediği söz beni önce utandırdı (hicab duydum), sonra da uyandırdı. “Evet, imânın şartı altı, İslâm’ın şartı beş, ama altıncısı haddini bilmektir.” Bu söz beni utandırdı; mahcub […]
23 Kasım 2016

konumuz sınır…

spinoza mesela… tanımlamak, sınırlamaktır demiş… bir çiçeğin kırmızı olduğunu söylerken onu bütün öteki renklere karşı sınırlarız, demiş… bi çiçeğin başka bi renk olmadığını söylediğimiz zaman da, olumsuzluyoruz; dolaysıyla sınırlıyoruz… ve özetle ekilmiş: her varlık, bir sınırlılık’la belirlenmiştir… mutlaka doğrudur… zira karşı çıkmaya kalkışırsanız usta size bir ‘methiye’(!) bile düzebilir… yakın zamanın ustalarından kant ise: bilgiye bir sınır çeker ve bu sınırın ötesini hiç bilmediğimizi ve asla bilemeyeceğimizi söylermiş… öyle diyor… […]
23 Kasım 2016

Avrupa Sınırlarında Küresel Zuhur Olarak “Mülteci”

I. Modernite, varlığını ve yeniden üretimini indirgemeci ve duyarsız kontrol mekanizmaları kurabilmesine borçludur. Modernizmin “bilimsel” düzenleme alanlarına bakıldığında; düşünme biçimlerinden siyasal organizasyonlara kadar her yerde baskın biçimde göreceğimiz şey duyarsız sınır ve başlangıç koşullarına bağlı mekanikçi sınır kavramıdır. Başka bir ifadeyle sınırları çizmek, sınırların geçirgenliğini düşürüp sınır içinde homojenliği, toplanabilirliği sağlamak ve normalleştirmeyi gerçekleştirmek modern paradigma için okunaklılığı sağlamış ve kolay uygulanabilir yönetim araçlarını oluşturmuştur. Bugün kaos teorisi ve karmaşıklık […]
20 Kasım 2016

Evren ve Düşünsel Boyutlarımızda Sınır Kavramı

Genel anlamı ile sınır, “ötesine” geçilebilen bir alan veya hacmin başlangıcı veya sonuysa, bu boyuttan farklı olanla belirgin bir ayrımı ifade eder. Bu durumda sınır bir ayraçtır. Ancak “ötesi olanın sınırı yoktur” gibi bir önerme ile başlangıç, bitiş ve ayracı olmayan sınırsız bir kesintisizlik veya “sınırlı olanın ötesi yoktur” önermesi ile mutlak ama kesintili (başlangıç ve bitişli) bir bütünlük iddiasında bulunabiliriz. Sınır, muğlak olmayan ve mutlak bir karşılığı olan bir […]
20 Kasım 2016

Peki, Biz Bu Soruları Neden Sormuyoruz?

Bültende yazılan her yazı bence mutlaka bir tartışmaya, bir eleştiriye, bir sohbete ya da bir fikir teatisine açık olmalı. Kimi zaman yazdığım ve herkesin okuması için gönderdiğim yazılarım; bu karşılıklı sohbetlerin ve “Hâlbuki bence…”lerin eksikliğinden dolayı beni son derecede rahatsız etmiştir. Bu girizgâhı, Düşünüyorum bültenin 70. sayısında yayımlanan sayın Prof. Dr. İsmail Güleç’in kaleme aldığı “Hz. İbrahim zalim olabilir mi?” başlıklı yazı hakkında bir iki şey söyleyebilmek için yaptım. Bunun […]