Kavramsal

19 Kasım 2016

Ben Nerede?

Bütün yapıp etmelerimiz ‘Ben’ üzerinden hayat bulur; şöyle de diyebiliriz: Tasarım yaptığımızda, etkinlik gösterdiğimizde, eylem gerçekleştirdiğimizde ve bunları değerlendirip dile getirdiğimizde merkezde hep “Ben” vardır. – Ben düşündüm, Ben yaptım, Ben söyledim, Ben planladım… (Yetilerimiz ve bunların dışlaşması) – Ben mutluyum, Ben yalnızım, Ben hüzünlüyüm, Ben… (Duygulanımlarımız) – Benim evim var, Benim bilgim var, Benim şöhretim var, Benim… var. (Sahiplenmelerimiz) – Ben yazarım, Ben uzmanım, Ben aşçıyım, Ben… (Kendimizi gerçekleştirme […]
19 Kasım 2016

Hermenötik, Tipoloji ve Hüküm

Bir kutsal metni anlamlandırabilmenin yolu, yine ve ancak kendi içinde işaret ettiği anlayış yönteminde saklıdır. Örneğin Tora’daki kronolojik anlatımın ardında, okuyan, kendine ait olanı bulup çıkarmalıdır. Kitaba inanan (mümin) ile onda kendini arayan (talip) için ayrım bu noktada tezahür eder. Bu mânâ itibariyle Tora hermenötik (tevil), İncil tipolojik (tevhîd) ve Kur’an hükmi (hikmet) kitaplardır. Tora’nın anlatımında muntazamlık vardır. Kronolojik bütünlük okuyucuya kendini rahat hissettirir. İçinde anlam kargaşası veya karanlıkta kalan […]
19 Kasım 2016

Hegel Felsefesinin Edimsel Felsefe Olmasının Önemi

Hegel, kendi felsefesini ortaya koyduğu ilk kitabı olan “Tinin Görüngübilimi”nin hemen ilk sayfalarında felsefeye bilimsel bir biçim vermek istediğine değinerek, “bilme sevgisinin” “edimsel bilme” ye dönüştürülmesinin önüne koyduğu amaç olduğundan söz eder. Edimin varlığı gerçekleşmeye dayanır, ancak gerçekleşirse kavranılır olur. Edimsel olan için erek, bilinçli yönelme, sine qua non bir özelliktir. Edimsel bilme olmadan Hegel felsefesine ait bilgiler donuklaşır, bu durumda bütünsel kavrama artık olanaklı olmadığından, okuyucunun kendisine daha yakın bulduğu bölümlerin […]
19 Kasım 2016

Tantra

Hint gelenek ve kültüründe ortaya çıkan Tantra, mistik bir uygulama ve anlayıştır. Veda öğretileri zamanında başladığı bilinen bu anlayış; evren, bilinç ve beden üzerinden açıklamalar yapar. Sanskrit bir kelime olan Tantra (Thanoti) Tan kökünden gelir ve uzatma, dokuma, genişleme gibi anlamlara sahiptir. Tra (Trayaten) ise özgürleştirmek anlamına gelir. Yani genişleyerek, büyüyerek, seçenekler sunularak özgürleştiren yöntem olarak kabul edilebilir. Aynı zamanda bilincin genişlemesi anlamına da gelir. Bireysel bilinç ile evrensel bilincin […]
19 Kasım 2016

Platon / Theaitetos

Alıntılayan: Hulusi Akkanat “…Platon’un diyaloglarının kronolojisinde dördüncü sırayı, Platon’un filozof ve yazar kariyerinde olgunluktan yaşlılığa geçişi temsil eden ara diyaloglar oluşturur. Söz konusu diyaloglar Parmenides, Theaitetos ve Phaedros’tan meydana gelir. Bu dönemi tanımlayan, hatta dönemin diyaloglarını birleştiren en önemli husus, onlarda Platon’un ilk kez sistemine, özellikle de İdealar Kuramı’na eleştirel bir gözle bakmaya başlamış olmasıdır. Nitekim Parmenides’te idealar kuramının yol açtığı güçlük ve zorluklar üzerinde yoğunlaşılır. Theaitetos’ta ise, algının bilgi […]
19 Kasım 2016

Felsefe ve Felsefeci Üzerine

(1995 yılında Tübitak Bilim ve Teknik dergisinde yayınlanmıştır.) Felsefenin gerçekten ne olduğu konusunda sağlıklı bilgi edinmenin zor olduğu bir eğitim ortamında yaşıyoruz. Liselerde okutulan felsefe kitaplarının bu alanı tanıtma ve sevdirme konusunda Mustafa Topaloğlu’nun bir-iki yıl önce söylediği “Aklın varsa kendine sakla, felsefe yapma” şarkısından daha iyi bir durumda olmadığı bir ortamda, üniversite sınavı aşamasına gelmiş insanlara felsefenin nasıl bir uğraş olduğunu hakkını vererek anlatmak gerçekten zor bir iş. Zorluğun […]
19 Kasım 2016

İnsan Olmak İşte Bütün Mesele!

(Bu makale Anlayış Dergisi, Kasım 2006 41. sayısında yayınlanmıştır.) Anlayış Dergisi’nde şimdiye değin kaleme aldığımız pek çok yazıda, kullandığımız kavramların, bakışımızı, görüşümüzü mümkün kılan mikroskop ve teleskop gibi âletler olduğunu belirtmiş; düşünmenin, teknik anlamıyla felsefenin bir kavram matematiği olduğunu vurgulamıştık. Vurgulamıştık, çünkü kavramsal düşünmenin, başka bir deyişle, nedenselliğe dayalı biçimsel düşünmenin, kısaca mantıklı düşünmenin olmadığı, malumatın sıhhatinin bulunmadığı, söze içkin istikametin belirlenmediği söylemlerde bilginin doğruluğundan bahsedilemeyeceği açıktır. Bütün bu koşulların […]
19 Kasım 2016

Tora’da Amon Kavramı

“Yapıcı olarak onun yanında idim; Ve her gün onun sevinci idim. Her vakit onun önünde sevinirdim.” [1] Kral Süleyman şöyle der: “Ben anlayışım; kudret benimdir.” [2] Bu ifadenin ardında tanrısal anlayış ve insanî anlayış ayrımı yatmaktadır. Semitik gelenekte Tanrı, zâtı bakımından bir nitelenemezlik taşır. Her niteleme onun bir ismi veya sıfatına aittir. Tüm isim ve sıfatlar O’nundur. Ancak O, tüm isim ve sıfatlarına aşkındır. Plotinos’un Sudûr anlayışına göre bu mutlak […]
19 Kasım 2016

Samkhya Felsefesine Göre Yaradılış Süreci

Hinduizm’in kaynağı olan “Vedalar” (kutsal metinler) zamanla diğer kültürlere aktarılırken yorumlanarak yeni felsefi düşünceleri ortaya çıkarmıştır. Veda geleneğine bağlı olan bu felsefi düşüncelerin en temelleri 6 Darşana (felsefi bakış) olarak kabul edilir. Bunlar:  Yoga, Samkhya, Nyaya, Vaişeşika, Purva Mimamsa, Uttara Mimamsa’dır.  Darşanalar da kendi aralarında ikişer ikişer birbirleri ile bağlantılıdır. Varlıkları ve kavramları sayılarla belirleyen, kanıtlayan, ölçen Samkhya felsefesi ve içsel konsantrasyon ile birliğe getiren yol olan Yoga felsefesi birbirleriyle […]