Kavramsal

19 Kasım 2016

Philo’nun Alegori Yöntemi

Alegori nedir? Alegori kelimesi “Başka bir şey söylemek” anlamına gelen alle agoreuein kökünden gelmektedir. Bir metinde, sözel anlamdan başka bir anlamın kastedilmesini ifade eden alegori, dini bağlamda kullanıldığında bir rivayetin veya sanat eserinin ahlâki ve teolojik değerlerin sembolü olarak yorumlanması anlamına gelir. Alegori kelimesi Türkçede genellikle “mecaz” anlamında kullanılsa da, Greklerin yanı sıra Yahudi ve Hıristiyan kutsal kitap yorumcuları bu kelimeyi mecaza ek olarak, “batıni” anlamını da içine alacak şekilde […]
19 Kasım 2016

Sevgi Mabedi

Eski uygarlıkların, yeni yerleşim kurulacak alanlarda temel bir nokta, bir başlangıç noktası belirlemek için diktikleri ve “Axis Mundi” diye isimlendirdikleri direk, aynı zamanda mabedin yerini işaretliyor ve onu temsil ediyordu. Anadolu’nun irfan önderleri şöyle açıklıyor: Mabet Mabut adına yapılan bir mekân. Mabut, sevilen sayılan, uğrunda çaba sarf edilen, ondan dilek ve beklentilerin olduğu bir ilâh, temel bir ilke, ülkü, anlayış ya da düşünsel bir kabul. Yaşamın içinde, bilerek ya da […]
19 Kasım 2016

Şüphe Etmek

Arapçası şubha olan bu kavram, Türkçede kuşku ve işkil olarak karşılanır. Şubha, şibh: “benzerlik, gibi olma” kökünden türer ve etimolojik olarak taşbih (teşbih): “benzetme” kelimesi ile ilişkilendirilir.[1] Dilimizde kuşku: “bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek”[2] demektir. Bu tanımda referans verilen işkil Arapça işkāl/aşkāl olarak “karışık ve muğlak şeyler” anlamına gelir. Şüphe kavramı Türkçede, belirsizlik ve kararsızlık içerdiği için menfi bir anlam yüklenerek […]
19 Kasım 2016

Brahman ve Atman İlişkisi

Gerçeği arama; kalıcı ve sonsuz olanı bilme arzusu, akıl yürütmeler aracılığı ile anlaşılır hale gelir ve mutluluğa ulaştırır. Hintli filozof Şankara, herkesin var olma bilincine sahip olduğundan bahseder, yani yaşadığımızın farkında olmak, bilme yetimiz ve potansiyelimizin bilinç olduğu söylenebilir. Hint geleneğinde Mutlak, “Brahma” BRH (güçlü kuvvetli) evrensel ruh,  her şeyin öz varlığı olarak kabul edilir, sonsuz ve ölümsüzdür, her yerde ve her şeydedir. Atman ise her şeyin ve herkesin özünde […]
19 Kasım 2016

Atatürk Önderdir

Aşağıdaki yazı, Sayın Metin Bobaroğlu’nun 10 Kasım 2005 tarihinde TV8 kanalında yayınlanan “Hülya Aydın ile Yeni Vizyon” programında Mustafa Kemal Atatürk’ün önderlik vasfı ve aydınlanmaya verdiği önem üzerine yaptığı konuşmanın metnidir. Öncelikle tabiî ulusumuza başsağlığı diliyorum, hatta bütün insanlığa başsağlığı diliyorum. Çünkü Atatürk sadece bizim ulusumuz için değil, bütün insanlık için bir önder. Ne yönden? Yaptığı başarılar, kurduğu Cumhuriyet yönünden de sayılabilir ama aydınlanma yönünden bir önder. Ben daha çok […]
19 Kasım 2016

Üçüncü Göz Ajna

Hindu geleneğinde aydınlanma arayışı içinde yüksek bilinç âlemine götüren kapı, üçüncü göz kapısı olarak bilinir ve bilgeliği simgeler. Ajna Sanskrit dilinde emir, komut, irade anlamındadır. İrade gücüne sahip olmayan hiçbir zaman özgür olamaz, beden emir verir ve o da uyar. Duyu organları pasif hale geldiğinde, aklın sınırlamaları aşılarak içsel, sezgisel biliş ve psişik deneyimler gelişir, duyu organlarının algılayamadığı, kulağın duyamadığı ses frekansları, gözün göremediği renk spektrumu ve ışınımları, burnun koklayamadığı […]
19 Kasım 2016

Seçerek Olmak – Olarak Bulmak

Özgürlük kavramı gerçek edimselliğini insanda bulur. Seçim yapmak aynı anda seçim yapmamayı da içerdiği zaman özgürlük yaşanan bir olgu haline gelebilir. Çünkü ancak o zaman özgür irade var olabilir. Seçim yapmak iradesi canlı cansız tüm varlıkların doğasında vardır. Bir bitki topraktan hangi mineralleri alacağını seçer. Tek hücreliden omurgalıya kadar her hayvan neyi yiyeceğini seçer. Kimyasal elementler de bileşiğe girerken birbirlerini seçerler. Burada seçimden kast edilen doğal yasalar altında tüm varlıkların […]
19 Kasım 2016

Yoga Duyusal Zihin – Manas

Duygulanımlarımız ve yarattığı haller, duyusal zihnimiz (sanskrit dilinde) Manas’ı oluşturur. Duyu organları ve nesneler arasındaki ilişkiden ortaya çıkan bilgilerle algılarımız ve bu algılar sonucu Hint öğretilerinde belirtilen 3 guna yani 3 hal oluşur. Sattva (açıklık, denge), rajas (hareket), tamas (donukluk, durgunluk) halidir. Yoga teknikleri ile rajas ve tamas halleri sattvik dengeye getirilebilir. Duyusal zihin; duymak, dokunmak, görmek, tat almak ve koklamak ile duygusal bilinci oluşturur. Yoğun farkındalık ile duygusal olarak […]
19 Kasım 2016

“Pratyahara” – Duyu Organlarının Kontrolü

Öz bilinç ve gerçeklik arayışı dış dünya ile iç dünyamızı birliğe getiren yollardan geçer. Bu yollardan geçerken akıl, zihin, duyular gerçekliği görmemizi engelleyip bulanıklaştırır. Özellikle duyu organlarının yetileri dışsal ve içsel yanılsamalara sebep olurlar. Kutsal metinler olan “Veda”ları yorumlayan Patanjali, Pratyahara ile yani duyu organlarının geri çekilip, pasif bırakılarak kontrol edilmesi ile gerçekliğe ulaşılabileceğinden bahseder. Duyu organlarının kontrolü ile dış ve iç etkiler merkezlenir. Pratyahara beş duyunun içsellik, pasiflik yeteneğini […]