Kavramsal

29 Ocak 2017

Platon Katıları

Eski Yunan filozofu Platon’a göre evren esir, toprak, hava, ateş ile su olmak üzere beş temel öğeden oluşur. Bu beş öğenin her biri birer eşkenar çokyüzlü olan atomlardan oluşmuştur. Bundan dolayı eşkenar çokyüzlülere platon cisimleri adı verilir. Platon “Timaus” adlı eserinde bu düşüncesini açıkladıktan sonra çokyüzlüler için şöyle diyordu: “Tanrının onların sayıları, hareketleri ve diğer nitelikleri arasında uygun oranlar ayarladığını ve bu oranları tam bir mükemmellik içinde bir araya getirdiğini […]
29 Ocak 2017

Platon’un Diyaloglarının Düşünce Süreçlerini İzleme Denemesi

Platon, sadece düşünce tarihinin ilk büyük sistem kurucularından biri olan büyük ve önemli bir filozof değildir; o aynı zamanda İlkçağdan, tüm yapıtları günümüze erişmiş olan ilk filozoftur. Platon öldüğü M.Ö.347 yılına kadar Akademi’de gerçekleştirmiş olduğu eğitim ve araştırma faaliyeti dışında, geniş kesimler için birtakım yapıtlar vermiştir. Başka bir deyişle, Akademi’de ele alınan konular, öğretilen dersler kurumun kalın duvarları içinde kalırken, Platon dışardaki insanlar için de birtakım popüler yapıtlar kaleme almıştır. […]
29 Ocak 2017

Platon ve Sadr Kavramı

“… rabbişrah lî sadrî”[1] Aristokle[2] veya dâhil olduğu inisiyasyonda kendisine verilen isimle Platon, İslâm dünyasında Eflatun ismiyle bilinir. İslâm dünyasında kendisine neden Eflatun dendiği bir muammadır. Hâkim olan görüşe göre Grekçeden yapılan tercümeler döneminde, Arapçada “p” sessizinin bulunmaması ve yan yana iki sessiz harfin telaffuzundaki güçlük sebebiyle Platon adının İslâmî literatürde Felâtun, Felâtûn veya daha yaygın olarak Eflâtûn şeklini aldığı yönündedir[3]. Diğer yandan Eflatun isminin kendisine mânevî derecesiyle ilgili olarak […]
25 Ocak 2017

İnsanın Çizdiği Sınır

İnsan bilincindeki sınır kavramı, sonradan kazanılmış olmayıp, sezgisine doğuştan sahip olduğumuz apriori bir kavramdır. İnsan, dünyaya gelmiş olduğu zaman biriminden önce fiziksel olarak var olmadığını bildiği gibi, yaşamının sonlanacağı andan itibaren de bedensel olarak varlığını devam ettiremeyeceğini sezgisel olarak bildiğinden, ömrünün sınırlı olduğunun idraki ile hayatına devam eden tek canlıdır. Burada sorulması gereken asıl soru; kendisinin fiziksel olarak sınırlı bir varlık olduğunun farkında olan insanın, nasıl olup da sınırsızlık kavramına […]
25 Ocak 2017

İnsanın Sınırları

“İnsan olarak yaradılış amacımız nedir?, Ne yapmamız gerekiyor?, Ve bunun sınırı nedir?” gibi belli başlı sorular sınır kavramını düşünmeye başladığımız zaman aklımıza gelir. Bir insanın sınırı nedir? Neler yapmaya muktedirdir? Bir insanın ne yapabileceği, sınırlarının ne olduğu ile alakalıdır. Sınırlarını ise ancak kendini bilen bilebilir. O zaman insanın en büyük açmazı, kendini bilmek ve sonra da kendini gerçekleştirmek sürecinde gözlemleneceği söylenecektir. Açmaz. İçine doğduğu toplumda ve kültürde onun ne olduğu […]
25 Ocak 2017

Coğrafî Dünyamız, Ülke, Düşünce ve Anlayış SINIR’larımız

• Dünyamız üzerinde ortaya çıkan coğrafi sınırlar ve onu tanımlayan bayrakların aslında bir sınır olduğunun, • Kendi yarattığımız sınırların asli potansiyelimizi gerçekleştirmeye nasıl engel olduğunun • İyi-Kötü, Doğru-Yanlış kavramlarının aslında anlayış sınırları olduğunun, • Izdırap biçimleri, ağlama, öfke, stres hatta mutluluk vb. bir yandan arınma fırsatları iken diğer yandan daha geniş idrak önünde birer geçici sınırlamalar olduğunun, • Suç ve ceza anlayışımızın aslında sınırlarımız olduğunun, • Yaşam enerjimizi kullanmada sınırlar […]
25 Ocak 2017

İnsanın Sınırları

İnsan beşerî varlığı bakımından varoluşsal sınırlar ile koşulludur. Bu sınırlar her birimiz için aynı ve değişmezdir. Beslenme, barınma, üreme, doğanın kuvvetleri ve çevre, hayatın devamı için zorunlu sınırlarımızdır. Yine de, insanı sadece bu sınırlar içinde kalarak tanımlamak mümkün olmaz, hatta onu ‘tanım’a sığdıramayız. Çünkü insan-nesne ilişkisi tanım, insan-insan ilişkisi ise tanıma ve tanınma üzerinden yürür. İnsan yavrusu çevre ile bağ kurmaya ve bakıma muhtaçtır, ancak henüz çocuk iken, oyun oynayarak […]
25 Ocak 2017

Yunus Peygamber

Meir Elhadad’ın, 28 Şubat 2012 tarihli vakıf toplantısında “Hayal ve Dil üzerine” adlı konuşması ve Kutsal Kitap içinden Yunus bölümünün açıklamaları…   “Bugünkü konumuz dil ve aynı zamanda imgelem ve hayal gücü: Asıl ilgilendiğim alan Sufilerin gerçekle bağlantı kurmak adına ‘dil’i nasıl ele aldıkları ve ‘dil’de ne ile ilgilendikleri. Öncelikle felsefede sözcük ya da nesne olarak algıladığımız düzeyden başlamak istiyorum. En temelde sözcükle nesne arasındaki ilişki kurma önemlidir; örneğin kedi […]
25 Ocak 2017

Kültür ve Uygarlık Arasında Sınır

* Kültür ve uygarlık kavramları eski Türkçeden günümüz Türkçesine farklı isimlerle ifade edilmiştir. Alıntılarda asıl metne bağlı kalındığından farklılık dikkat çekecektir. Kültür eski Türkçede ‘hars’ ve yeni Türkçede ‘ekin’ olarak karşılanmakta uygarlık ise ‘medeniyet’ olarak da ifade edilmektedir.   Kültür ve uygarlık olguları arasında bir ayrım yapabilmek için öncelikle her iki kavramın, kültürün ve ondan bağımsız veya bağımsızlaşmış bir olgu olarak uygarlığın tanımlanması gerekir. Zira bu ayrım yapılmadığında birinin diğeri […]