Kavramsal

15 Mart 2019

“Hiçbir Yerde Olmayan” ‘Utopia’

“It is better to travel hopefully than to arrive” (Ulaşmaktansa umutla yolculuk etmek yeğdir.) Robert Louis Stevenson Friedrich Engels’in, “Socialisme utopique et socialisme scientifique” (1880) adlı çalışmasına atfedilmiştir. “Yeni öğretinin ilk görünümü, böylece Isparta’ya öykünen çileci (ascetique) bir komünizm oldu. Sonra üç büyük ütopyacı geldi: Burjuva eğilimin proleter yönelim yanında henüz belirli bir ağırlık taşıdığı Saint-Simon; Fourier ve Owen: bu sonuncusu, en gelişmiş kapitalist üretim ülkesinde ve üretimin doğurduğu çelişkilerin […]
15 Mart 2019

Ütopya ve Eskatoloji

Ütopya, genel mahiyetiyle gerçekleşmesi mümkün olmayan bir devlet biçimi olarak tanımlanır. Buradaki mümkün olmayan gerçeklik saptaması, nihai gerçekliğine erişememesi anlamındadır. Zira gerçekliğine erişen “tamamlanır” ve tamamlanan ortadan kalkar. Bu nedenle ütopik devlet, mutlaklaşmış bir ideal devletten ziyade, arayışın sürekliliği, edimselliği içinde olası en iyi devlet biçimini oluşturma ya da en azından tasvir edebilme veya insan olma niteliğini önceleyen temel kavramın erekte nihayetlenmesi çabasıdır. İnsanın bu tükenmez arayışı daha da derin […]
15 Mart 2019

Bir Ütopya Olarak Teknolojik Ölümsüzlük Sorunsalı: Teknolojik Ölümsüzlük

İnsanın en büyük hayal kırıklığı yaşamı boyunca inşası ile uğraştığı her şeyin hiç beklemediği bir anda, aniden sonlanmasıdır. Geleceğe dair hayaller kuran ve bir düzen belirleyerek hayatını idame ettiren insan için tek gerçek olan ölümle karşılaşmak onda büyük bir şok etkisi yaratmaktadır. Varoluşundan bu yana, ister bilinçli olsun ister bilinçsiz, insanın bir gayesi vardır, o da hayal kırıklıklarını ve şok etkilerini ortadan kaldıracak bir ölümsüzlük formülü bulmaktır. Bugün sembolik ve […]
14 Mart 2019

Vazgeçmek*

Üzerinde sektirdiğim her taş varlık denizinin karanlıklarında yitti. Ne gam, taşlar hep yitmek için değil midir? Dindarlığı bir iktidar söylemi olarak kavramak başka, bir muhalif söylem olarak kavramak çok daha başkadır. Bir iktidar söylemi olarak dindarlığın bir hülyası, bir ütopyası yoktur, olamaz. Üstesinden gelmek zorunda olduğu tek endişesi sürekliliğini sağlamaktır, yani gerçekliği zabt u rabt altına almak. Hangi gerçekliği? Elbette katlanabildiği kadarıyla gerçekliği. İktidarların görmek zorunda kaldığı gerçeğin miktarı, muhaliflerin […]
14 Mart 2019

İdeal Toplum

İnsan, tarihin hemen hemen her döneminde topluluk olarak, becerebildiği ölçüde de toplum halinde yaşama gereksinimi duymuştur. Bununla birlikte insanın müşterek olarak yürüttüğü her yaşam formunda, gerek iş bölümü gerekse işbirliğinde olsun, tarihin her döneminde bir rıza ve itaat probleminin ortaya çıktığı sosyolojik bir vakıadır. Yönetim şekillerinin dönüşmesi, sınıfsal farklılıkların oluşması, iç ve dış alanlarda yürütülen savaşlara kadar aynı problemin varlığından kaynaklı birçok tarihsel fenomenin tespitini yapmak mümkündür. İtaat ve rıza […]
14 Mart 2018

Zenginlikler ve Farklılıklar

Düşünce ve buna bağlı olarak oluşturulan tavırlar birbirlerine ne kadar uzak ve aykırı olursa olsun eğer özgürleştirici açınımlara yönelik ise buradan doğan fikirler insanlığın evrensel tinine bir katkı, eylemler ise tarihsel bir olay niteliği taşırlar. Bilinç çelişkide kalamaz; o doğası gereği farklı ve karşıt gibi görülen belirlenimleri tümele getirmek, kavramına vardırmak ister, kendi tutarlılığını buluncaya kadar kuşkudan kurtulamaz. Bu durumda inançlara, alışkanlıklara, geleneklere sığınmak zorunda kalır. Gerçek kendinde nasılsa öyledir, […]
11 Şubat 2018

11. Evin Mesajı

‘‘Ve biz, her bir insanın kaderini kendi çabasına bağlı kıldık.’’ İsra Sûresi, 13. Her insanın doğduğu ana özel bir yıldız haritası bulunur. Güneş, ay, gezegenler ve asteroidlerin doğum anındaki konumunu gösterir bu harita. Mitolojiden hikâyelerine aşikar olduğumuz Zeus’un astrolojideki temsilcisi Jüpiter’den, aşk ve ilişkileri simgeleyen Venüs’e; akıl ve iletişimin gezegeni Merkür’den, savaşçı Mars’a her biri haritada yerlerini alırlar. İçinde oldukları burç, ev ve birbirleriyle aralarındaki açılardan yola çıkarak, geleceğin işaretleri, […]
11 Şubat 2018

Güvenden Umuda

“Ölümlüler arasında tek iyiliksever tanrıça bir umut kaldı, Öbürlerinin hepsi çekilip gitti Olympos’a.” Theognis [1]   Sonsuza kadar Olympos’ta zevk ve sefa içinde yaşayacak olan Tanrılar bunu paylaşmak isterler. Bu nedenle Prometheus ve Epimetheus kardeşlere hem kendilerine benzeyen hem de farklı bir varlık yaratmasını buyururlar. İki kardeş görevlerini tamamlayıp insanı yarattığında Zeus onu beğenir. İnsana ölümsüzlük dışında tüm özellikler bahşedilmiştir; gençlik, güzellik, sıhhat ve kuvvet. Prometheus’un görevi, insanlığın hayatta kalması, […]
11 Şubat 2018

Umudun Kutup Yıldızı – Felsefi Antropolojide Kıymetler Problemi

  Çağımızın pusulasını kaybetmiş gibi görünen savrulmuşluğu bize tutunacak sağlam dayanaklar aratıyor. Bu durumda Sayın Takiyettin Mengüşoğlu’nun önemle ele aldığı “İnsanın varlık bütünlüğü içinde kıymetler” sorununu irdelemek çok anlamlı görünüyor. Felsefî Antropoloji için insan aktif olan, sürekli yapıp-eden bir varlıktır. Hayat ancak yönü belli olan yapıp-etmelere, bunların gerektirdiği kararlara dayanabilir; yoksa insanın yaşamasına imkân kalmaz; insanın içinde bulunduğu durumlar onu silip süpürürler. İnsan gayelerini, hedeflerini, planlarını gerçekleştirirken onun eylemlerini düzenleyen, […]