İbn el-Arabî Düşünce Sisteminde İlahi Ben, Beşeri Ben

İlâhi Ben:  Kavranılamayan, anlatılamayan, mutlak (aşkın) olan bir “Zat” (essence) vardır ve “saf varlık” ancak ona aittir. O olmayan her şey, bizatihi (en-soi) yok olan (adem) ve bu yokluk (non-être: varlık olmayan) temelinde, içinde Zattan bir şeyler yansıttığı ölçüde bir varlığı kabul eder. İbn El-Arabî’nin düşüncesi modellerini Parmenides’in düşüncesinde bulmaktadır. Yeni Eflatunculuk (neo-Platonizm) [...]

Yazar: Metin Bobaroğlu|2024-07-18T16:37:35+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 61 | Ağustos 2015|

Samkhya Felsefesine Göre Yaradılış Süreci

Hinduizm’in kaynağı olan “Vedalar” (kutsal metinler) zamanla diğer kültürlere aktarılırken yorumlanarak yeni felsefi düşünceleri ortaya çıkarmıştır. Veda geleneğine bağlı olan bu felsefi düşüncelerin en temelleri 6 Darşana (felsefi bakış) olarak kabul edilir. Bunlar:  Yoga, Samkhya, Nyaya, Vaişeşika, Purva Mimamsa, Uttara Mimamsa’dır.  Darşanalar da kendi aralarında ikişer ikişer birbirleri ile bağlantılıdır. [...]

Yazar: Nilgün Çevik Gürel|2024-07-19T13:33:11+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Kavramsal, Sayı 58 | Nisan – Mayıs 2015|

Ahamkara – Ego

Kendini bilmek, “Ben kimim, ben neyim?” soruları ile başlar. Hint felsefesi içinde zihnin faaliyetleri incelendiğinde ben bilincini “ego” yani ahamkara üstlenir. Sanskrit dilinde aham, ben; kara ise, yapmak, içermek, yapan, usta, aynı zamanda öldürmek, katliam gibi birçok anlama sahiptir. Ahamkara, Batı düşüncesine göre, ben bilincine sahip olan, nesnel âlem ve [...]

Yazar: Nilgün Çevik Gürel|2024-07-19T18:27:58+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Psikoloji, Sayı 56 | Ocak 2015|

Sevgi Mabedi

Eski uygarlıkların, yeni yerleşim kurulacak alanlarda temel bir nokta, bir başlangıç noktası belirlemek için diktikleri ve “Axis Mundi” diye isimlendirdikleri direk, aynı zamanda mabedin yerini işaretliyor ve onu temsil ediyordu. Anadolu’nun irfan önderleri şöyle açıklıyor: Mabet Mabut adına yapılan bir mekân. Mabut, sevilen sayılan, uğrunda çaba sarf edilen, ondan dilek [...]

Yazar: Oğuz Atabek|2024-07-19T18:26:41+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Kavramsal, Sayı 56 | Ocak 2015|

Hermes Öğretisi

Hermes öğretisi seçilmiş kişilere inisiyasyon (uyumlama) yöntemiyle aktarılmış olan kadim dönemin en önemli kozmogonik sistemidir. Kozmogoni sözü Yunanca Kozmos (düzen) ve Gnosis (sezgi ile elde edilen bilgi) sözlerinden oluşmuş, evrenin ve evrende görülen düzenin sezgisel oluşumunu içeren bilgi bütünüdür. Kozmogoninin başlangıcını kadim Asya kökenli Ön-Türk kültüründe aramak gerekir. Kadim kültürlerin [...]

Yazar: Haluk Berkmen|2024-07-19T18:25:37+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 56 | Ocak 2015|

Pythagoras’ın Müzik Felsefesi

Grek inisiyelerin müziğin felsefi ve sağaltıcı yönlerine dair bilgiyi Mısır’dan almış olma ihtimalleri çok yüksektir. Mısırlılara göre bu sanatın kurucusu Hermes’tir. Bir rivayete göre, Hermes, bir kaplumbağa kabuğunun oyuğuna teller gererek ilk liri yapmıştır. Hem İsis hem de Osiris, müziğin hamileridir. Bu sanatların eskiliğinden bahsederken, Platon, şarkılar ve şiirlerin, Mısır’da [...]

Yazar: Turgut Özgüney|2024-07-19T18:24:59+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sanat, Sayı 56 | Ocak 2015|

Sohbet ve Sembolizma

Sohbetin sembolizmayla gizemi ve anlatımı bütün ezoterik öğretilerde gerçekliğin değil, hakikatin (Hakikatül Hakaik’in) sırrına ulaşma yolunda ve Mutlak’ı kavramada (müteali) aşkınlığı, deney üstü âleme yükselişi ifade eder. Âlemler ise biriciklikte (insanın kendi zatında) içsel bir şuurlanma ile deneyimlenerek ve devinerek kavuşma (iştiyak) arzusuyla inişli-çıkışlı (uruç-rücu) olup yakine ulaşmasıyla gerçekleşir. Sohbetin zaman üstü (bengi), [...]

Yazar: Mansur Yalçın|2024-07-20T21:25:50+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 52 | Eylül 2014|

Edep – Bâtıni ve Zahiri Dünyada Sufi Etiketi

Aralık 2013’te Sufi: Journal of Mystical Philosophy and Practice’de yayımlanmıştır.   Edep, Allah’ın sevdiklerinin göstergesidir. Hadis Sufizm güzel ahlâktır. Kimin ahlâkı daha güzelse, o daha iyi sufidir. Ali bin Ebu Talib’e, dördüncü Halife’ye atfediliyor. (1) Zahiri Edep Sufizm için merkezi değerde olan Edep, sufi-yolunu, doğru bir duruş ve hakiki nezaket [...]

Yazar: Llewellyn Vaughan-Lee|2024-07-20T21:34:08+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 52 | Eylül 2014|

“Pratyahara” – Duyu Organlarının Kontrolü

Öz bilinç ve gerçeklik arayışı dış dünya ile iç dünyamızı birliğe getiren yollardan geçer. Bu yollardan geçerken akıl, zihin, duyular gerçekliği görmemizi engelleyip bulanıklaştırır. Özellikle duyu organlarının yetileri dışsal ve içsel yanılsamalara sebep olurlar. Kutsal metinler olan “Veda”ları yorumlayan Patanjali, Pratyahara ile yani duyu organlarının geri çekilip, pasif bırakılarak kontrol [...]

Yazar: Nilgün Çevik Gürel|2024-07-21T17:12:13+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Kavramsal, Sayı 51 | Ağustos 2014|
Go to Top