Yazılar2024-07-01T13:54:12+03:00

Yazılar

Hindu Metinlerde İnek Sembolü

Bir kutsal metni veya bu metinlerde içerilen kavramları incelemek, öncelikle metnin dil özelliklerini çözümlemeyi zorunlu kılar. Zira metin bize ne anlatacaksa, bunu kendi dili “aracılığı” ile anlatacaktır. Dolayısıyla dilin kendisi aracı ve bize haberi taşıyandır. Kutsal metinler, daima belirli bir kültürün diliyle yazılırlar. İçerdikleri kültürel özellikler onların tarihsel ve coğrafi ilişkilerini yansıtır. Bu metinlerin tarihsel arka tasarları, medeniyetlerin bilinç dışlarını ortaya koyar. Dolayısıyla metne bağlanan inanırlar onu kutsarken, kendi tarih [...]

Yazar: |Şubat, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Eylem ve Günah

Yaydan çıkan ok, ateşlenmiş bir silah… Bu eylemdir. Eylem bir kavramdır. Ve bir kavramı ortaya atıp ona “bu, şudur” gibi bir içerik yüklemek, üstelik bunu kavramın dizgesel bütünselliğine dayandırmadan hatta çıkarsamaya dahi gerek duymadan yapmak hatalı yargılara sürükler. Örneklemek ise daha ziyade edebiyatın işidir. Yine de düşünce her zaman şu veya bu disipline dayandırılmak istemez. Bazen sadece bir farkındalığı dile getirmek istersiniz. Eylemler, ahlaki olarak iyi veya kötü, yararlı veya [...]

Yazar: |Ocak, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Mintonetçi Kadınlarımız

Milli Kadın Voleybol Takımımız, 2023 yılında, yüz yirmi sekiz yıl önce keşfedilen ve ilkin mintonette olarak adlandırılan voleybol dalında, Milletler Ligi şampiyonu, Avrupa şampiyonu ve Dünya şampiyonu (Olimpiyat Elemeleri) olarak, toplam üç kupa ile, Türkiye’nin milli takım sporlarında, gelmiş geçmiş en başarılı derecelerini elde etti. Bir yıl içinde dünya klasmanında elde edilen bu denli büyük bir başarı rastlantısal değildir; maddi ve manevî, hem her sporcunun bireysel (dikey) yatırımının hem de [...]

Yazar: |Ocak, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Sabitesiz Göreceli Olabilir Mi?

Kutupsallık-karşıtların birliği, oluşun özüdür ama öz, öz olarak görülmez, hep bir görüngü – geçici form altındadır. Dönüşümler, enerji akışları kendi halleriyle duyulara açık olmaz, hep bir form altında dışlaşırlar: Söylenmek istenen; enerji akışları zıtların birliğinin yaratıcı gücü olarak, hep beliriş ve ortadan kalkış halinde işlev görürken olumlama-olumsuzlama biçiminde mekanik tekrarlar değil yaratıcı bir değişim; varolanın özünün saklanıp korunarak, olumsuzlamanın olumsuzlanması şeklinde olabilir. Her şey görünüşteki haliyle kendinde özdeştir. Ancak hiçbir [...]

Yazar: |Aralık, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Klasik Felsefi İdealizme Göre İslam’ın Felsefi Bir Özü Var Mıdır?

Klasik felsefe kavramından idealizm ve rasyonalizmi anlıyorum. Klasik felsefi idealizmde bilgi olanaklıdır ve bilginin bu olanağı tanıtlamadır; tanıtlama, bilginin varlığının gösterilmesidir. Bilgi akli olandır, ussal olandır. Felsefede, deneyime önsel olan bir us işlevi olan mantık etkindir. “İslam’ın felsefi bir özü vardır” savı felsefeye gönül vermiş olan insanlar için İslam’ın, özünde onaylanması ve olumlanmasıdır. Çok kere felsefi olan şey felsefeci için değerli bilgiyle insanlığın özüyle ilgili, gelişime olanak veren şey olarak [...]

Yazar: |Aralık, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Göç: Zorunlu Bir Yolculuğun Yansımaları

Evren Gül ile Röportaj Serginizin temel teması olan göç kavramını nasıl tanımlıyorsunuz? Bu temaya yönelmenizdeki ilham kaynağı ne oldu? Bu temaya yönelmemin sebebi, medyada görmüş olduğum üzerine ateş açılan mülteci botları oldu. Daha sonra bu yaşananları bir araştırma ve çalışma serisine dönüştürme fikri gelişti. Göç kavramı için benim özel bir tanımım yok. Serginin genel içeriğinin aksine göçün bendeki karşılığı olumlu bir tanımdır. Benim yaşamımda yerleşik bir dönem, mevsim olarak hiç [...]

Yazar: |Kasım, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Ütopya Kurmak ya da Godot’yu Beklemek

Yapım yılı 1966 olan Orson Welles imzalı filme adını veren “A man for all seasons” deyimi Türkçe’ye ironik bir şekilde “her devrin adamı” olarak çevrilir. Bu ironiktir, çünkü filmin içeriği ile ismi birbirini reddeder. Türkçede “her devrin adamı olmak” ifadesi pek de hoş karşılanmayan bir özelliğe karşılık gelir. Her devrin adamı olmak, omurgasız olmaktır; her devir, her iktidar, her güç değişimiyle değişen insanları tarif eder. Oysa filmde anlatılan Thomas More’un [...]

Yazar: |Kasım, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Sanat ve Özgürlük

Modern dünyada düşüncenin ve buna bağlı her şeyin kendisine yaslanarak inşa edildiği teorik zemin, cogito’nun kendisi olmuştur. Kendini kendinden hareketle kuran, yalnızca kendine yaslanan öznenin varlığına bağlı ortaya çıkan bu yeni kavrayış içerisinde, dünyanın da doğruluğu öznenin hakikatlerine dayalı olarak tesis ve temsil edilir. Modern temsiliyet, düşüncenin hakikatlerinin dışarısını belirlediği yeni bir doğruluk zeminidir. Modern felsefeyi başlatan Descartes’ın, bir başlangıç ilkesi, daha çok bir arkhe olarak cogito’nun varlığını tespit etmiş [...]

Yazar: |Kasım, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Sophos Kimdir?

Sophos’un bir kişiliği var mıdır? Kimdir sorusu sorulabilir mi, yoksa “sophos” bir sıfat mıdır? Metinlere baktığımızda "sophos" ifadesi ilk olarak Platon’un külliyatında geçiyor. Phaedrus diyaloğunda (278 d) sophos’un ancak Tanrı’ya ait bir sıfat olabileceğini ifade eder Sokrates. Symposium diyaloğunda ise (219 a) Sokrates Alkibiades'e şöyle söyler: “Alkibiades sen bakırı altınla değiştirdin.” Burada İlyada’daki bir pasaja gönderme vardır (Hom. Ilyada. 6.236). Bu pasajda net olarak sophos'a bir gönderme yoktur ama Oğuz [...]

Yazar: |Ekim, 2024|Kategoriler: Yazılar|

İnsanın “İlahi Senaryo”daki Rolüne Dair

Derleyen: Defne Özdemir İlahi senaryonun amacını, bu senaryoya upuygun ve durmadan gerçekleşen öyküsündeki insanın rolünü, Üstatların dilinden, konunun akışına göre ve yazıyı olabildiğince makul uzunlukta tutmaya çalışarak en belirleyici cümlelerle sentezlemeyi denedim. Burada, ciltler dolusu içeriği olan ve insana dair böylesi önemli ve temel bir konuya eğilmemin amacı, sadece kavram örgüsü olan bir makale oluşturmak değil, daha ziyade konunun zevkini yansıtan ve sezgi uyandıran bir içerik oluşturmak oldu. Varlıkta sergilenen [...]

Yazar: |Eylül, 2024|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top