Felsefe

19 Kasım 2016

Anlam Bulması İstenmeyen "Anlam" Üzerine Soyutlanan Anlamlar

“Yaşamak için bir nedeni olan kişi, hemen her nasıla dayanabilir.” -Nietzsche- Burada sözü edilen “yaşama nedeni” herhalde, kişinin anlamlı bulduğu yaşam kıpırtıları olsa gerek. Victor Frankl; yaşamak için bir nedene –anlamlı bulduğu bir amaca– sahip olduğu için toplama kampında hayatta kalmayı başarabilmiştir. İnsan dünyadaki birtakım şeylere anlam verebilen, anlam üretebilen tek canlıdır. İnsan, benlik bilinci sayesinde nesneleri, canlıları, olayları, fark edebilir, fark ettiğini de fark edebilir ve bunun bir uzantısı […]
19 Kasım 2016

Hegel Felsefesinin Edimsel Felsefe Olmasının Önemi

Hegel, kendi felsefesini ortaya koyduğu ilk kitabı olan “Tinin Görüngübilimi”nin hemen ilk sayfalarında felsefeye bilimsel bir biçim vermek istediğine değinerek, “bilme sevgisinin” “edimsel bilme” ye dönüştürülmesinin önüne koyduğu amaç olduğundan söz eder. Edimin varlığı gerçekleşmeye dayanır, ancak gerçekleşirse kavranılır olur. Edimsel olan için erek, bilinçli yönelme, sine qua non bir özelliktir. Edimsel bilme olmadan Hegel felsefesine ait bilgiler donuklaşır, bu durumda bütünsel kavrama artık olanaklı olmadığından, okuyucunun kendisine daha yakın bulduğu bölümlerin […]
19 Kasım 2016

Felsefe ve Felsefeci Üzerine

(1995 yılında Tübitak Bilim ve Teknik dergisinde yayınlanmıştır.) Felsefenin gerçekten ne olduğu konusunda sağlıklı bilgi edinmenin zor olduğu bir eğitim ortamında yaşıyoruz. Liselerde okutulan felsefe kitaplarının bu alanı tanıtma ve sevdirme konusunda Mustafa Topaloğlu’nun bir-iki yıl önce söylediği “Aklın varsa kendine sakla, felsefe yapma” şarkısından daha iyi bir durumda olmadığı bir ortamda, üniversite sınavı aşamasına gelmiş insanlara felsefenin nasıl bir uğraş olduğunu hakkını vererek anlatmak gerçekten zor bir iş. Zorluğun […]
19 Kasım 2016

İnsan Olmak İşte Bütün Mesele!

(Bu makale Anlayış Dergisi, Kasım 2006 41. sayısında yayınlanmıştır.) Anlayış Dergisi’nde şimdiye değin kaleme aldığımız pek çok yazıda, kullandığımız kavramların, bakışımızı, görüşümüzü mümkün kılan mikroskop ve teleskop gibi âletler olduğunu belirtmiş; düşünmenin, teknik anlamıyla felsefenin bir kavram matematiği olduğunu vurgulamıştık. Vurgulamıştık, çünkü kavramsal düşünmenin, başka bir deyişle, nedenselliğe dayalı biçimsel düşünmenin, kısaca mantıklı düşünmenin olmadığı, malumatın sıhhatinin bulunmadığı, söze içkin istikametin belirlenmediği söylemlerde bilginin doğruluğundan bahsedilemeyeceği açıktır. Bütün bu koşulların […]
19 Kasım 2016

Modernite, Aydınlanma ve Bir Dünya Görüşü Olarak Bilim

Postmodernizm denilen akım moda olduğundan beri modernite, tartışma konusu, hatta saldırı konusu olmuştur. Bu moda artık yatıştığı halde, ilgili tartışmalar birçok çevrelerde devam ediyor; bu kez de postmodernizm sorgulanıyor. Ancak bu tartışmalar, yeterince açık kavramlara dayanmadığı için, çoğu zaman bir “münazara” olmaktan pek ileri gitmiyor. Ben burada, kısaca, “modernite” terimini biraz didiklemeye ve bundan bazı sonuçlar çıkarmaya çalışacağım. * * * “Modern” sözcüğü, başlangıçta eski, geleneksel, klasik gibi birkaç terimin […]
19 Kasım 2016

İlke Olarak “İdea” Sorunu

Varlığın gerçekliği ki, geçicinin karşılığı olarak kalıcı olan, duyusal olmayanın karşılığı olarak düşünsel olan, görünenin arkasında onun zemini olan, onu oluşturan ama görgül olmayan, “nesnelerin nedensellik yumağı, nesnelerin modeli, planı olarak, usla kavranan soyut düşünceler olarak”, idea’dır. Hegel’in idea tanımının üstünden geçerek onu daha derinden kavramak için ilerleyelim. “Çünkü İdea, kavramın ve olgusallığın birliğidir; öyleyse bundan böyle var olan yalnızca İdea olandır. Sonlu şeyler, kavramlarının olgusallığını tam olarak kendilerinde taşımadıkları, […]
19 Kasım 2016

Var-olmayı ve Hayatı Yeniden Anlamlı Kılmak!*

Modernizmin alâmet-i fârikası, Varlık’ı, Evren’i ve Hayat’ı dolayısıyla İnsan’ı anlamdan arındırmak, anlamdan temizlemektir (disenchantment). Latince kadîm kökü dikkate alındığında, şu-an, şimdi ve ölçmek anlamlarını içeren modernizmin, büyük oranda, anlama dayanan kavramsal olanı tasfiye edip yerine sayılabilir ve ölçülebiliri ikâme etmesi, söz konusu temizleme işleminin doğasına işaret eder. Evren’i anlamdan arındırmak, sayılabilir ile ölçülebilir olanı merkeze almakla birleşince, mekanik-matematik bir Evren tasavvurunu olanaklı kılmış; Tabiat’ı sömürmek için de meşrû bir gerekçe […]
19 Kasım 2016

Şüphe Etmek

Arapçası şubha olan bu kavram, Türkçede kuşku ve işkil olarak karşılanır. Şubha, şibh: “benzerlik, gibi olma” kökünden türer ve etimolojik olarak taşbih (teşbih): “benzetme” kelimesi ile ilişkilendirilir.[1] Dilimizde kuşku: “bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek”[2] demektir. Bu tanımda referans verilen işkil Arapça işkāl/aşkāl olarak “karışık ve muğlak şeyler” anlamına gelir. Şüphe kavramı Türkçede, belirsizlik ve kararsızlık içerdiği için menfi bir anlam yüklenerek […]
19 Kasım 2016

Dünya Felsefe Günü

2002 yılından beri her yıl Kasım ayının üçüncü Perşembe günü, Dünya Felsefe Günü olarak kutlanmaktadır. Dünya Felsefe Günü kutlanması önerisini getiren, Prof. Dr. İoanna Kuçuradi’nin başkanı olduğu Türkiye Felsefe Kurumu’dur (TFK). Bu konuda Uluslararası Felsefe Kurumları Federasyonu’nun çok değerli çabaları olmuştur. Türkiye Felsefe Kurumu, Uluslararası Felsefe Kurumları Federasyonu’nun aktif bir üyesidir. Türkiye Felsefe Kurumu’nun önerisi UNESCO tarafından kabul edilerek “Dünya Felsefe Günü” 2002’de ilan edilmiştir. Milli Eğitim Bakanlığı da belirli gün […]