Felsefe

18 Kasım 2016

Hegel Felsefesinde Yabancılaşmanın Anlamı ve Rolü*

Aşağıdaki yazı Felsefe ve Sosyal Bilimler Dergisi, 2011 Güz, 12. sayıdan alıntılanmıştır.   Hegel’de Yabancılaşma’nın Anlamı: Hegel’in eserlerinde yabancılaşma’ya karşılık gelen iki kelime vardır. Bunlardan biri Entfremdung; yabancılaşma, diğeri Entäußerung; dışsallaşma’dır.[1] Dışsallaşma kendini dışa vurma, açığa çıkarma demektir. Hegel yabancılaşmayı Tinin Fenomenolojisi adlı eserinde ele alır. Fenomen’in açığa çıkan, kapalı kalamayan anlamına geldiğini göz önünde bulundurursak Hegel’in bu eserde tinin yabancılaşmasını, dışsallaşmasını ya da açığa çıkışını anlattığını söyleyebiliriz. Hegel’de yabancılaşma […]
18 Kasım 2016

Düşünmek Yabancılaşmaktır

Düşünmek bilincin rastlantısal bir akışta şu ya da bu nesneye yönelmesi değil, özbilinçli bir etkinliktir. Tinin kendisine yabancılaşmış olanı yakalayarak düşünceye dönüştürmesi, gerçekte kendine geri dönmesidir. Düşünmek kendinde varlık imlemi taşıyan bir Ben olmayı getirir ki, öncül aşamalarında olumsal olan içeriğin zorunluğa yükseltilmesi olarak düşünmelerinde kendine dönecek olandır. Dışsallığı içselliği ile belirlenecek olan bu süreç Tinin özsel somut edimselliği içinde gerçektir; bir bütün olarak kendisini açımlayarak eş deyişle kendini tamamlayan […]
18 Kasım 2016

Dövüş Kulübü ve Yabancılaşma

*2010 yılında Psikiyatrist Mutluhan İzmir’in blog’unda yayımlanan yazısından alıntılayan: Gülşen Geniş Kaynak: http://mutluhanizmir.blogcu.com/dovus-klubu-ve-yab… Film ABD’de yaşayan yabancılaşmış bireylerin günlük yaşantılarına odaklanarak başlar. Edward Norton filmde, ABD’de bir metropolde yaşayan ve büyük bir şirkette çalışan bekâr, genç bir beyaz yakalıyı canlandırmaktadır. Altı yaşında iken boşanan anne ve babasının fırtınalı aşk yaşamlarının seslerini duyarak büyümüş, sigara kullanmayan, aile ve arkadaş ilişkileri kopmuş, obsesif denebilecek düzeyde evinin düzenli ve temiz oluşuna, her gününün aynı biçimde geçmesine […]
18 Kasım 2016

Yabancılaşma ve Yabancılık

Yabancılaşmanın öncülü tanışıklıktır. Daha tam olarak, “yabancılaşma” bir oluş olduğu için karşıtını, “tanışıklığı” kendi içinde kapsar ve iki-yönlü bir süreçtir. Terim daha önceden tanındığı kabul edilen bir nesnenin bundan böyle öznenin kategorilerine kapandığını, onlara yanıt vermediğini imler. Ya da, sürecin tersine dönüşünü. İnsanın özünün her nasılsa yitirilmesi insanın özünün yokluğundan başka birşeydir. İlk olarak, varoluşçu literatürde kabul edilen değişmez insan doğası ya da değişmez insan özü böyle bir doğanın, böyle […]
18 Kasım 2016

Karma Yasası

Bir an durup geçmişle yüzleştiğimizde, bugün bulunduğumuz konuma gelirken hayatımızda hissettiklerimizin, düşündüklerimizin, yaptıklarımızın ne derece etkili olduğunu anlayabiliriz. Ve eğer geçmişe gidebilme şansımız olsaydı neleri değiştirmek isterdik, çok net biliriz. Geçmişe takılmadan bugüne tekrar gelelim ve bugün düşündüklerimiz, hissettiklerimiz ve yaptıklarımızla geleceğimizi şekillendirmeye başlayalım. Nasıl bir yaşam isterdiniz? Akıl sağlığı yerinde olan hiç kimse kötü durumda olmak istemez; o yüzden eğer iyi olmayı, iyiliklerle karşılaşmayı istiyorsak, iyilik yapmalıyız. Hindu öğretilerinde […]
18 Kasım 2016

Biz İliklerimize Kadar Demokrat Bir Milletiz

Biz ezelden beri demokrat, hem de iliklerine kadar demokrat bir milletiz. Aşiretler, boylar halinde yaşadığımız zamanlarda, kurduğumuz ilk devletlerde; idare şekli hep demokrasi idi. Her boyun bir halk meclisi vardı. Her fert, bu meclisin tabii azası idi. Aşiret reisleri, boy beyleri, hanlar, yani devlet reisleri bu meclisler tarafından seçilirdi. Bunlardan işlerinde başarı göstermeyenler yine halk meclislerinin kararıyla yerlerinden atılırdı. “İl mi yaman, bey mi yaman” sözünden de anlaşıldığı gibi bütün […]
18 Kasım 2016

İlkeler İlkesi Özgürlük

“Aklınızı kullanma cesaretini gösteriniz.” Kant “Tinin ereği özgürlüktür.” Hegel “Özgürlük benim karakterimdir.” Atatürk Bu üç büyük adamın söylemiş olduğu bu üç güzel sözdeki düşünsel öz aynıdır. Kant özgürlüğün önündeki engelin aklı kullanmaktan duyulan korku olduğunu anlamış, Hegel özgürlüğün evrensel biçimiyle insanlığın asıl hedefi olduğunu görmüş, Atatürk ise o evrensel amacı kendi karakteri olarak olgusallaştırmıştır. Büyük adam, büyük adam diyoruz da nereden alınıyor bu sıfat ya da kim tarafından veriliyor? Büyüklük […]
18 Kasım 2016

Anayasası İnsanın

(21 Ağustos 1926 – 16 Ağustos 1999) “Ustamız Eluard’ın izinden” Kan yasası bu insanın:  Üzümden şarap yapacaksın  Çakmak taşından ateş  Ve öpücüklerden insan!  Can yasası bu insanın:  Savaşlara yoksulluklara  Ve bin bir belaya karşın İlle de yaşayacaksın!  Us yasası bu insanın:  Suyu şavka döndürüp Düşü gerçeğe çevirip  Düşmanı dost kılacaksın! Anayasası bu insanın  Emekleyen çocuktan  Uzayda koşana dek  Yürürlükte her zaman.
18 Kasım 2016

Musa ve Tahayyülündeki Rab

Kâle inneke len testetîa maiye sabrâ Ve keyfe tesbiru alâ mâ lem tuhıt bihî hubrâ [1] Kur’an-ı Kerîm’in Kehf Sûresinde Hızır ile Musa’nın öyküsü anlatılır [2]. Öyküde Hızır’ın ismi geçmese de, her nevi yeniliğe, doğuma gebe olduğundan onun Hızır (yeşillenen) olduğuna kanaat getirilir. Zira Kur’an’da Hızır isminde bir kişi anılmaz, ancak hudrin olarak kullanılan kelime bu mânâya işaret eder [3]. Hızır her daim yeni doğandır. Tabiata ait olduğu kadar gönle, […]