Felsefe

19 Kasım 2016

Platonik Düşünce

“İnsan için gerçek yaşam, felsefi yaşam ya da bilgelik yaşamıdır, çünkü ancak felsefecidir ki gerçek evrensel bilime erişir ve olgusallığın ussal doğasını ayrımsar.” [1] Pitagoras’tan Platon’a geçiş: “Platon niçin Biçimleri Sayılar ile özdeşleştirdi? Biçimleri Sayılar ile özdeşleştirmedeki itkisi gizemsel ve aşkınsal Biçimler dünyasını ussallaştırma ve anlaşılır kılma güdüsü olarak görülebilir. Bu durumda anlaşılır kılma düzen ilkesini bulmaktır.” [2] Pitagoras öncesi doğa filozofları varoluşun maddi tözünü yine doğanın kendi içinde aradılar. […]
19 Kasım 2016

Renk Felsefesi

Işık dış dünyanın ihtişamını ortaya çıkarır. Oradaki en muhteşem şeydir. Güzellik verir, güzelliği ortaya çıkarır. Ama kendisi en güzeldir. Analizcidir. Hakikati söyleyen hileleri açığa çıkarandır. Çünkü her şeyi olduğu gibi gösterir. Onun sonsuz ışınları, evrenin ölçülerini gösterir. Katrilyonlarca yıl uzaktaki yıldızlardan teleskoplarımıza akar. Bir yandan da algılanamaz ölçüde küçük nesnelere nüfuz eder ve mikroskop aracılığıyla çıplak gözle görülebilenden elli milyon kez daha küçük nesneleri ortaya çıkarır. Tıpkı diğer ince güçler […]
19 Kasım 2016

Teknoloji bilim mi?

“Evrim gerçeği eğitim programlarından çıkartılıyor. Bütün toplumlarda mistik ve bilim dışı düşünceye olan ilgi arttı. Oysa modern toplumlar bilimin keşfettiği zenginlikleri ve güçleri çoktan kabul ettiler; fakat bilimin en derin mesajını dinlemediler: “[Modern toplumlar] Bilim’e borçlu olduğu tüm zenginliklerin keyfini sürerken, toplumlarımız bilimin kendisi tarafından kökten çürütülmüş değer sistemlerini yaşamaya ve öğretmeye devam etmekteler.” Modern toplumlardaki bu ikiyüzlülüğe dikkat çeken Monod’ya göre insanlar bir yandan bilimin sağladığı bütün olanakları kullanırken, […]
19 Kasım 2016

Sokrates

Sokrates’e göre âlem, akli bir düzene göre kurulmuştur ve orada tesadüfün yeri yoktur. Âlemde her şey, mevcut bir gayeye, her gaye de diğer bir gayeye göredir. Âlemde fail illetler gâi illetlere bağlıdır ve yer ve gök buna göre hazırlanmıştır. Bütün bu gayeler de, toptan, son bir gayeye yönelmiştir. Bu en son gaye de bir’dir, tek’tir. O da bu âlemin Sânii’dir (Demiurgos). Bu yaratıcının kudretinin sınırı, bizzat vücudun sınırından ibaret olmakla […]
19 Kasım 2016

Feleklerin Müziği

Pythagorasçı felsefenin en yüce fakat en az bilinen kısmı, yıldızsal armoniklerdir. Kürelerin feleklerin müziğini, Pythagoras’tan başka hiçbir insanın duymadığı söylenir. Anlaşıldığı kadarıyla semavî cisimlerin gökyüzü boyunca vakur yürüyüşleri sırasında kozmik koroya katılımlarını ilk gören insanlar, Khaldeliler’dir. Yakup, “Sabah yıldızlarıyla şarkı söyledikleri an” diye bir vakti tarif eder. Ve “Venedik Tüccarı” adlı oyununda Shakespeare, şöyle yazar: “Gördüklerin arasında hareket ederken, bir melek gibi şarkı söylemeyen, tek bir küre yoktur.” Pythagorasçı semavî […]
19 Kasım 2016

Philon’un Alegori Yöntemi

Philon’un yöntemi Alegori’dir. Alegori kutsal kitabın ruhudur. Bu kitabın harfleri cisimdir. İçindeki öyküler tarihseldir. Philon eserlerinde Phaton ve Musa’yı uzlaştırmak için alegorilere baş vurmuştur. Alegori, soyut kavramları somut kavramlarla örnekleştirme sanatıdır. Örneğin; “Adalet” gözü kapalı, sol elinde kılıç, sağ elinde terazi tutan bir kadınla temsil edilir. “Barış” ise güvercinle temsil edilir. Alegori’ye başvurmanın iki nedeni vardır: Düşüncenin bağımsızlığını geleneğe saygı gösteriyormuş gibi korumak. Kutsal kitaptaki yazıları simgeli, sembolik bir dille […]
19 Kasım 2016

Pitagoras’ın Sayıları

Tamahkâr olma, zira her şeyde i’tidâl efdâldir. [1] Pitagoras’ın felsefi dizgesi genel olarak ve basitçe aritmetik sayılara ve bu sayıların ihtiva ettiği ilmi sınıflara indirgenir. Ancak Pitagoras’ın düşünce sisteminin özünü nicel sayılar değil, ama sayılar ile simgelenen ilmi bir hiyerarşi oluşturmaktadır. Pitagoras’a göre bilgi ve giderek bilgiyi nesnesi kılan tüm ilimler, ilâhi (bütünsel) bir ilmin mertebelerine aittir. Ona göre varlık hakikatinde biriciktir. Bu biricik varlığın varoluşa çıkışı ikilik düzeyinde gerçekleşmek […]
19 Kasım 2016

Hint Felsefesi Samkhya

Birbirlerinden kilometrelerce uzakta yaşayan doğu ve batı insanı, tıpkı mesafelerde olduğu gibi kültürel açılardan da birbirlerinden uzak kalmışlardır.  Genelde batının ana ilkesi “bireycilik, ben”; doğunun ise “birlik, biz” olmuştur. Batı mantıksal, bilimsel ve akılcı davranırken, doğu felsefesi erdem üzerine inşa edilmiştir ve hayata özverili yaklaşımı tercih eder, diğerlerinin memnuniyeti önemlidir. Batı sahip olmak ister, doğu ise gerçeği, anlamı bulmaya odaklanır ve fiziksel, ruhsal acıların nedenlerini araştırıp anlamak ister, acıların nedenlerini […]
19 Kasım 2016

Sanat Hakkında

Modern Uygarlığı kuran dört temel unsur Spor, Bilim, Sanat ve Felsefedir. Spor hareketin disipliniyle, Bilim bilime özgü kavram ve terimlerle, Sanat imgeyle, Felsefe ise kavramlarla çalışır. Sanatsal uğraş, tarihin en eski dönemlerinden beri tüm kültürlerde vardır, ama sanat kendi bilincine Antik Yunan’da varmıştır. Bu bir rastlantı değildir, çünkü felsefe, yani insanın kendi düşüncesinin bilincine vardığı yer de burasıdır. “Sanat ideale özlem duyulan yerde ortaya çıkar ve gelişir,” der A.Tarkovsky. Sonra […]