Felsefe

25 Ocak 2017

Felsefe, Mantık ve Metafizik Kavramlarının Sınırlarına Dair Bir Tartışma

Bilimlerin tekil nesnelerinin en evrensel olan ile bağını neden iki farklı biçimde ifade ederiz? Bazı tekil bilimler, nesnelerinin en evrensel ile bağını ortaya koyarken; örneğin, Biyo-loji, Sosyo-loji, Onto-loji deriz de, bazı bilimler için de tekil bilim nesnesinin  en evrenselle bağını ortaya koymak için o bilimin felsefesinden söz ederiz. Doğa felsefesi, tarih felsefesi, hukuk felsefesi, din felsefesi, sanat felsefesi vb. İlkinde, biyo, sosyo ve onto’nun -loji’e göre açınımını (ki nesne lojik […]
25 Ocak 2017

Sanat Biçimlerinde Sınır

İdealin, Tikel Sanat Biçimleri yönünde gelişiminde her bir bütünlenme anının kendiliğin keskin bir bakışıyla ayrılıp yeniden bütünlenmesi üzerine inceleme: “… Çünkü kendi sıfatıyla idea, gerçekten mutlak hakikatin kendisidir, ama yalnızca henüz kendi nesnelleşmiş tümelliği içersinde olmayan hakikattir; oysa sanat güzelliği olarak İdea temelde İdea’yı cisimleştirmeye ve açımlamaya adanmış, hem özünde bireysel gerçeklik olma, hem de bir bireysel gerçeklik şekillenmesi olma niteliğine sahip İdea’dır. Bundan dolayı burada ortaya çıkan talep, İdea […]
25 Ocak 2017

İçten Doğuşlar

Bak bu dünya alanı, çarşı pazar.  Tâlipler hep dolaşır bir şeyler arar.  Kimi alışverişten bezer mi? Bezer.  Kimisi de cehlinden azar mı? Azar.  Evyen kişi bilmez ki aradığını. Boş yere bilgisizce gezer mi? Gezer.  Yere düşmüş bir bağcık pazar içinde,  Kimse bilmez halini aldırmaz geçer.  Gelen basar üstüne ezer mi? Ezer.  Hep Âşıklar yüzünü sürmüştür yere, Yüzün sürenin başı erişir Arşa.  Ehli irfan secdesi Sırrı Mutlaka,  Bakma madde gözüyle toprağa […]
25 Ocak 2017

Sınır ve Berzah

Hegel, “Belirli-Varlık”, “Sonluluk ve Sınır” hakkındaki görüşlerini Mantık Bilimi (Wissenschaft der Logik, 1812-1816) ve Felsefi Bilimler Ansiklopedisi (Enzyklopedia der Philosophischen Wissenschaften im Grundrisse, 1817) adlı yapıtlarında sergilemiştir. Hegel’e göre, kendisi olma, öncelikle başkasından bağımsızlık anlamında kendini belirlemeyi gerektirir ama kendi karşıtıyla bağlantılı olarak sınırlanmışlığı da getirir. Kendi kendisiyle sınırlanmış olan, belirlidir. Belirlenme kavramı olarak sınır, özdeşlikleri kuşatarak kapatır. Ama aynı zamanda farklılıkları da ayırır, dışarıda bırakır. Sınır, tanımı gereği belirlenmenin […]
25 Ocak 2017

Yort!

Bir nesnenin veya olgunun uç noktalarının sürekliliği, o nesnenin veya olgunun birlik içindeki kimliğidir.1 O halde kimlik hem bir olumlama hem de olumsuzlama içerir. Olumlamadır, sınırladığı şeye dair bilgi verir; olumsuzlamadır, sınırladığı şeyi «geriye kalan» her şeyden ayırt eder. Söz konusu tam olarak sınırları belirli, belirlenim kazanmış bir figür ise; «geriye kalan»ın, bakiyenin, bu figürün belirli olmasını sağlayan bir arka plan olarak örgütlendiğini söylemek mümkündür. Sınırın berisi yurt; ötesi «kır»dır, […]
25 Ocak 2017

Sınır, Sessizlik ve Felsefe

Wittgenstein ile Russell arasında geçen bir diyalogla başlayacağım. Wittgenstein 1911 ile 1914 arasında Cambridge’de Russell’ın öğrencisi olmuştur. Yanında bulunduğu ilk sömestrin sonunda Wittgenstein Russell’ın odasına gidiyor ve ona şöyle diyor: “Bana bir aptal olup olmadığımı söyleyebilir misiniz acaba?”. “Sevgili dostum, hiç bilmiyorum. Bu soru da nereden çıktı?” diye yanıtlıyor Russell. Bunun üzerine Wittgenstein, “ Çünkü eğer bir aptalsam balon pilotu, değilsem filozof olacağım” diyor. Sonra Russell ona bir şeyler yazıp, […]
25 Ocak 2017

Platon

İNSANIN salt güzellikle karşı karşıya geldiği an yok mu sevgili Sokrates, işte yalnız o an için insan hayatı yaşamaya değer! dedi Mantineialı yabancı kadın (Diotima). Günün birinde onu görürsen, hiçe sayarsın artık altınları, süsleri püsleri, o şimdi aklını başından alan güzel çocukları, delikanlıları, hep yanlarında kalmak, yüzlerine bakmak için seni de herkes gibi yemekten içmekten eden sevgilileri… Düşün ne olur, bir görebilse insan güzelliğin kendini; her şeyden soyunmuş, arınmış, katıksız! […]
23 Kasım 2016

Değerler Sorunu Değer nedir?

Bir şeyi, bir olguyu özne için veya toplumsal açıdan değerli kılan nedir? (Milliyet’in Ocak 1984’te tertiplediği “İstanbul’dan Göreme’ye Kültür mirasımız”ın korunması konulu seminerine sunmuş olduğum tebliği aşağıda veriyorum) Tarihî değer deyiminden geçmişte meydana getirilmiş, sanat açısından değerli bir yapıt, ya da ülke bakımından önemli bir olayın geçtiği mahal anlaşılır. Biz burada yapıtlar ve bunların arasında da pek fazla irdelenmemiş bir türden söz edeceğiz. Sanatçı ideallerini yansıtan, zanaatkâr uygulaması. Sanatçı, yapıtında […]
23 Kasım 2016

Plotinos ve Sanat

Günümüz sanat dünyasında yeniden dile gelen edimsellik, dirimlilik, performativite, sessizlik, boşluk, yokluk gibi kavramlar, belirli ve sınırlı bir zaman algısının içinde tekrar etmekten –zamanın kendisini meta yaparken metalaşmaktan-, sürecin kutsandığı deneyimlerinin ise öznel, psişik ya da içgüdüye ait bir deneyim algısıyla sınırlı kalmasıyla bir türlü doyum bulamıyor. Kendilerinde –ait oldukları dizgelerde- önemli ve köklü kavramlar olmalarına rağmen sadece biçime hizmet eden ezberlenmiş kelimler olarak kalıyor ve maddenin bu ıssız karanlığından […]