İnsan Kendine Yük Kendine Dost

Hata yapmayı göze alamayan kendine güven oluşturamaz, kaybetmeyi kabullenemeyen kendini bulamaz. “Hata yapmak” ve “kaybetmek” yaşamın can suyu; her insan her zaman bu deneyimi yaşamakla yüz yüzedir. Mademki “Allah her an bir şendedir”, yani varoluş halden hale geçip kesintisizce dönüşüp kendinden kendini doğurup durmaktadır, insan da bu akışın içindedir. Üstelik [...]

Yazar: Mustafa Alagöz|2024-07-27T20:00:07+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 35 | Nisan 2013|

Miryam ve Meryem…

Kur’an-ı Kerim’de, peygamberlerin anılmaları yapısal olarak Tora’ya göre farklılıklar göstermektedir. Tora, peygamberlerin hayatlarını ayrıntılarıyla aktarırken, Kur’an, Tora’da geçen öncelikli peygamberlerin hayatlarından önemli kıssalarını anmaktadır. Bu öncelik ve önemlilik üstünlükten ziyade, Kur’an’ın kendi tipolojisi ve erekselliği bağlamında kurulmuş bütünsel bir dizgeyi göstermektedir. Bu dizgede adı Kitapta anılan tek kadın Meryem’dir. Ancak [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-28T14:33:43+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 34 | Mart 2013|

Düşünce

Düşünüyorum aralıksız. Düşüneni düşünüyorum, düşüncenin kendini, düşüncenin düşüncesini düşünüyorum gücüm yettiğince. Gidebildiğimce gerilere gidiyorum, ilk düşünceye, en başa gidiyorum. İLK DÜŞÜNENİ, İLK DÜŞÜNCEYİ düşünüyorum. İlk düşüncenin evrenin tasarısı olduğunu, ilk sözün de “Ol!” sözü olduğunu düşünüyorum. Sonra gelen tüm düşüncelerin, tüm sözlerin başlangıcın yansımaları, giderek ve katlanarak yansımaların yansıması, sözün [...]

Yazar: Sadettin Demiray|2024-07-31T19:37:42+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 25 | Haziran 2012|

O’yu Bu Yapmak

Yaşam, eğimli bir yüzeyde mekân tutmaya benzer. Bu eğimli yüzeyde sabit bir noktada durmak mümkün olmaz; insan ya aşağı yuvarlanmak ya da yukarı tırmanmak zorundadır.  Aşağısı içgüdülerimiz, doğal arzularımız, alışkanlıklarımız vb. güçlerin çekim alanıdır. Bunlar kendiliğinden devinirler. İnsanın bu yönde hareketlenmesi için emek sarf etmesine gerek yoktur; özel bir yetenek, [...]

Yazar: Mustafa Alagöz|2024-07-29T16:22:47+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 31 | Aralık 2012|

Bugün İnceden Bir Hüzün

İlkokul arkadaşım Serdar Güçar şöyle yazmıştı bir keresinde: “Kasım geliyor, tine değecek belli.” Her kasım ayında Serdar’ın bu cümlesi gelir aklıma. Kasım hüzün ayıdır. Büyükler unuttu belki, ama çocuklar için Kasım, Mustafa Kemal’i anma ayıdır. Yalandan üzüntü gösterileri yapılır, uyduruk birkaç şiir okunur. Eğer becerilebilirse, çocukların kafasına bir Atatürk miti [...]

Yazar: Ahmet Kip|2024-07-29T19:16:06+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 30 | Kasım 2012|

Bir Edebi Eseri Sinemaya Uyarlamak ya da Bir Metin Diriltmesi

“Sinema mit üretir,” diyor Joseph Campbell, öte yandan “Sinema da mitle üretilir,” diyorum; çünkü sinema, bir sanat sürecinin sonucu (son ucu) değil ama bir anlamlandırma sürecinin sanatsal ifadesi olarak karşımıza çıkar. Öyleyse, onu basmakalıp bir biçimde “çok denklemli bir işlem” olarak ele almak yerine, içinde birçok işlemin yeni bağlamlar kazanıp [...]

Yazar: Kaan Demirdöven|2024-07-30T20:04:22+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Edebiyat, Sayı 28 | Eylül 2012|

Güzel İnsanlar

İnsanı ve kâinatı matematik ile kavrama ve anlamlandırma tarihinde bir dönüm noktası olarak kabul edilen Pythagoras’ın (İ.Ö. 580–497) kendisini tanımlamak için kullandığı filozof kelimesinin de isim babası olması tesadüf olmamalı. Tarihin en etkili ve en gizemli kişiliklerinden biri olan Pythagoras, sayıların gerçek dediğimiz dünyadan özgür olarak var olduğunu ve bu [...]

Yazar: Deniz Tipigil|2024-07-30T21:43:50+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 27 | Ağustos 2012|

Ferdiyet ve Memnuniyet

Her aşk, aslında hakikati anlama fırsatıdır. Her evlilik, nizamı koruma çabasıdır. Ve her çocuk, kendi geçmişimizle yüzleşmeye davettir. Tanık olduğumuz her ölüm de kendi hakikatimizden koptuğumuzu hatırlatan bir uyarıdır. Konuya giriş babında, geçtiğimiz günlerde İstanbul Üniversitesi’nde verdiğim Hegel dersinin son bölümünden bir alıntı yapmak istiyorum. Hegel uzmanı ve yorumcusu Kojève’in [...]

Yazar: Ahmet Kip|2024-07-30T22:31:14+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 26 | Temmuz 2012|

Bende Duran Günah…

Hepimiz günahkârız! Günahın ne olduğu irdelendiğinde, onun mahiyeti karşısında akıl sahibi her beşer bir günahkâr olduğunu kabul edecektir. Günah, teolojik bir kavram olmanın çok ötesindedir aslında. İnsanın ruhunu, evrimini, yaratılışını, güvendiği, inandığı, kendini dayandırdığı her şeyi kapsar. Ve insan, nefesi kendisinde olup, yaşadığını, yaşamın içinde var olduğunu, olmaya çalıştığını, olması [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-30T22:23:23+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 26 | Temmuz 2012|
Go to Top