Kaan Demirdöven

Kaan Demirdöven, Media ve Marketing (Era Medya, Adinteractive ve İstanbul.com) sektörlerinde uzun yıllar Yöneticilik yaptı. Yaşamına, Yazar, Metin Yazarı, Editör, Senaryo Danışmanı ve Eğitmen olarak devam eden Kaan Demirdöven, pek çok alanda eser kaleme aldı. Müşteri Deneyimi Yönetimi alanında eğitim ve danışmanlık, kurgu tasarlama danışmanlığı ve hizmetleri vermektedir. İnsana dair merakının peşinde uzun yıllardır Felsefe, Psikoloji ve Kadim Bilgelik öğretileri alanında disiplinler arası araştırmalar yapan Kaan Demirdöven, 2012-2014 yılları arasında MasterCard Priceless Istanbul’un İstanbul çalışmaları için Adinteractive firması bünyesinde Kurgu Deneyim Direktörlüğü görevinde bulundu. Eskrim ve boks sporlarıyla ilgileniyor

Yayımlanmış olan kitaplarım:
Sinemanın Simyası, 2008
Felsefenin Düşüşü, 2010
Mecnun Delirmedi, 2012
Yas Bulutları, 2016
Lirik Boksör, 2016
Mavi Ceketli Kadın, 2017
Müşteri Deneyimi Ustası, 2017
Mabedin Sırrı, 2018
Aristoteles’ten Mektup Var!, 2019
Kadınları Mesut Etme Sanatı, 2019

Katkıda bulunduğum kitaplar:
“Kabbalah: Yahudi Mistisizmi”
“Ortaçağ’da Şövalyelik ve Şövalye Eğitimi”
“İstanbul Erkeği”
“Büyük Dans”
“Biten Nehir”
“Olmayan Sevgili”
“Can Bey’in Sözü”
“Yazma Cesareti”
“Şehri Sen”
“Veda Zamanı”

Sinema ve Dizi Projeleri:
– Çanakakle Çocukları, sinema filmi
– Payitaht dizisi

24 Şubat 2024

Sonucu Kendimde Gördüğüm Bir Şeyin Nedeni Kendimin Dışında Olamaz

Gamze Alagöz ile “Gurdjieff – Hayat Ancak Ben Olduğumda Gerçektir” Kitabı Üzerine Bir Söyleşi Çağımızın en ilginç simalarından kabul edilen düşünür, yazar, mistik George Gurdjieff’in hayatını, bir anlamda monografi olarak kaleme alan Gamze Alagöz ile kitabı Hayat Ancak Ben Olduğumda Gerçektir ve Bay G. hakkında konuştuk. Kitap geçtiğimiz yıl Destek Yayınları felsefe serisinde yayımlandı. Düşün-ü-yorum için hazırlanan bu söyleşiyi değerli okurlarımızla paylaşıyoruz. Gamze Alagöz kimdir, bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? 1985’te, İstanbul Bakırköy’de dünyaya geldim. Çocukluğum Fatih […]
16 Mart 2023

Bir Hayat Dersi: Rocky Felsefesi

Takdim Neden dövüşüyorsun? Çünkü dans edip şarkı söyleyemiyorum! Raund 1 Rocky, ‘kaya’ anlamına gelen rock sözcüğünden türemiş bir isim… Rocky filmini bilmeyen var mıdır? 70’lerin kült filmlerinden biri… Oscarlı üstelik… “Filmi izlerken, dikkatimi çeken teolojik unsurları da hesaba katarsak, Hz. İsa’nın, ‘Kilisemi bu kayanın üzerine inşa edeceğim’ sözüne bir gönderme var mı gerçekten hikâyede?” diye sordum. Kenan da kendisinden emin bir ifadeyle, “Biraz abartmanın sakıncası yok,” diyerek tüm ukalalığını üzerine […]
21 Eylül 2022

Hiç Basılmayacak Bir Kitap: Gönlün Görüngübilimi ya da Sessiz Metin

Uzun zamandır, neredeyse 25 yıldır, üzerinde çalıştığım Gönlün Görüngübilimi’nin sonlarına geldim diyebilirim, sanırım 2023 Mayıs ayı gibi biter. İlk taslaktan bugüne bu hacimli çalışmanın biricik gayesi daima şu idi: Mutlak Tin’in, Evrenselin Köpüren Kasesi’nden Tekilliğinin Coşkun Bade’sine yani Gönül’e yükselişini takip etmek, Gönül’ün bilgi ile gerek episteme gerek sophos bağlamında ilişkisini incelemek ve onto-politik anlamda Gönül’e ait semiotik ve simbiyotik görüngüleri Anadolu İrfan Geleneği içinde izlemek ve bu süreci felsefi […]
10 Ocak 2020

Yerel İnsan Hakları ya da Evrenselin Alçaklık Tarihine bir Önsöz

“ لَكُمْ دِينُكُمْ وَلِيَ دِينِ “ Kafirun, 6 “Alçaklığın Evrensel Tarihi”nin basılmasının üzerinden 77 sene geçti. Yazılanların gerçekliğini yitirdiğini söyleyebiliriz ancak yine de bir yağlı güreş pehlivanı misali edebiyata attırdığı salto hala geçerli… Arjantinli ünlü öykü yazarı Borges, “Alçaklığın Evrensel Tarihi” isimli kitabında Japonya’dan Ortadoğu’ya, Kelt’e uzanan kadim masalları ve gerçek yaşamöykülerini çarpıtarak (kendi zamanının sorunlarına –körlüklerine, ırkçı söylemlerine, sağlık politikalarına– bağ kuracak ve uyarlayacak şekilde yerelleştirerek) yeniden anlatma yolunu seçti. […]
15 Mart 2019

Doğu Ğülyası

Distopya ile Ütopyanın Ortasında Mesotopya ya da Binbir Seraplı Çöl “Doğuya gittim Güneşi buldum, Batıya gittim Işığı buldum, Gece olunca ateşi yaktım.” Büyük Hun Devleti Kralı Oğuz Kağan “Hakikat, korkunç yüzlü Janus’tan farksızdır,” diye yazar Mithra Tapınağının girişinde. Korku belirsizlikten doğar, korkunç olansa belirsiz olanın kendisini “aniden” belirtik kılmasıdır. Roma mitologyasının en jön karakterlerinden biri olan Janus’u bilenler bilir (bugün pek çok Hollywood filminde iki-yüzlü karanlık karakterlere ilham olmuştur). O […]
11 Şubat 2018

Edebiyatta Umut

“Neden edebiyat?” diye sordu, Siyah Kuğu! Adam, derin bir nefes alıp, gözlerini kızın giderek daha da küçülen göz bebeklerine dikip, “Sorduğun soruyu bütün gece derin derin düşündüm. Edebiyatla ilgili bazı dertlerim var. Önce sana bu dertlerden biraz bahsetmek isterim. Bu dertler büyük dertler… Tarifsiz dertler… Agaphe dertleri… Kendimle ilgili değil, dünyayla ilgili… Dünyanın ruhuyla ilgili… Korkaklarla ilgili, adaletsizlerle ilgili, cahillere ve yalancılarla ilgili… Gücün yalakası olanlarla dertlerim var. Biliyorsun aslında, hangimizin yok ki? Ama benimkisi […]
3 Ağustos 2017

Odyses Sendromu

Öyle trajik bir çağda dünyaya gelmişim ki, sanki daha önce yaşanmamış ve bir daha da yaşanmayacak. Herşey iç içe, hiçbir şey birbirine karışmıyor! Sanırım bu her devirde böyle, ama ben kendimi merkeze koyduğum için bana öyle geliyor. Sanırım trajik olan benim, daha önce hiç yaşamamış ve bir daha da yaşanmayacak olanım. Sonlu ve ölümlü ben, ah! Hayır sevgili yüreğim, hayır. Bu kez sonuçlar seni ilgilendirmemeli. Bu kez ne sonuçlar ne […]
3 Ağustos 2017

Sohbetin Görüngübilimine Giriş

Birinci Bölüm Amacın belirlenmesine yönelik genel düşünceler “…. öz, burada kendisinde bir ‘kendi’ taşıdığı için görüngüsü bilince “ ‘dostluk’ “imlemi içinde görünür…” G.W.F. Hegel Çalışmanın birinci bölümünde daha çok bu alana ilişkin önyargıları ve bilgilenmenin felsefi doğasını ele alacağım. İkinci bölümde ise sohbette somutlaşan olguları bilinç için kavranabilir kategorilerle irdelemeye çalışacağım. Başlangıçta bu çalışma eksiksiz değildir, gene de dostlarımla paylaştığım felsefe atmosferi yüreğimde böyle bir olgunun kavrama taşınması için bir ateş yaktı. […]
3 Ağustos 2017

Anahatlarla Değerler Sorunu

ÖNSÖZ Bir kavramı sorun olarak ele almak demek o kavramı anlağın alışık olduğu yalıtık biçiminden,tek yanlı belirlenimindenkurtarmak ve kendi oluşum sürecineçözerek özsel ilişkilerini (dilde ve bilinçte) yeniden kurmak ve anlamlandırmak demektir. Bu bağlamda bir kavramı sorun olarak almak aynı zamanda bir anlamlandırma ve ilişkilendirme sorunudur da. Anlamlandırma araçlarımız ise ilişkilendirme süreçlerinin işlediği ansal yetilerimizden başka bir şey olamaz. Anlağa giriş. GİRİŞ Tanım 1: Anlakile doğal usumuzda bir dizi ansal ilişkiler sonucu […]