Metin Bobaroğlu

Bu yazara ait 43 yazı bulundu.

Kadim Bilgelik ve Modernizm

Modernizm – projesi gereği – insanı tarihinden; gelenek, görenek ve törel değerlerinden kopardı. Sanayileşme “büyük aile”yi parçaladı; anne baba ve çocuktan oluşan çekirdek aile ortaya çıktı. Bu ise geçmişle gelecek arasındaki köprüyü yıktı; süreklilik kırıldı (dekadans). Dede torun bağı koptu. Ekin (kültür) aslında dede torun ilişkisinde sürekliliğini korur. “Dedesi koruk [...]

Yazar: |2024-08-06T21:08:06+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Sayı 07 | Aralık 2010|

Mitler

Antik Yunan’da Ksenophanes’in (İ.Ö. 565 - 470) Homeros ve Hesiodos’un tanrısal mitos anlatımlarını eleştirmesi ve yadsıması sonucunda, mitler din ve metafizikten arındırılmış ve bağımsız bir mitos öğretisi ortaya çıkmıştır. Ancak yaşamdan yansıtılarak oluşturulmuş mitoslar, bu kez yaşamdan kopuk ansal kurgular biçimini almıştır. Günümüzde psikolojide ortaya çıkan gelişmeler, insan davranışlarının arkasında [...]

Yazar: |2024-08-07T18:56:27+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Sayı 05 | Ekim 2010|

Ferhâd ile Şirin

Soru: Ferhâd sevgilisi Şirin için dağları delmiş. Dağı varlık olarak görürsek, bu dağı nasıl delmiştir? Buradan insanlığa nasıl bir mesaj veriliyor? Metin Bobaroğlu: Ferhâd ile Şirin öyküsü mitsel bir öyküdür; yâni arketipal, simgesel ve alegorik bir anlatım içerir. Tıpkı ‘Âdem ile Havva’, ‘Yusuf ile Züleyha’, ‘Kerem ile Aslı’, ‘Arzu ile [...]

Yazar: |2024-08-07T19:53:15+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Mitoloji, Sayı 04 | Eylül 2010, Söyleşiler|

Farklı Din ve Kültürlerde Oruç

Kültür, “insan-doğa” ve “insan-insan” ilişkisinde, insan emeğiyle üretilmiş yaşam diye tanımlanabilir. İnsan yaşamında en kapsamlı olgudur kültür. Bir bakıma kültür, insan için ikinci doğa gibidir; her insan tarihin belirli bir döneminde, belirli bir yerde, belirli bir kültürün içine doğar ve onun tarafından biçimlenir. Kültür, deneyim yoluyla ve bilincin gelişmesiyle paralel [...]

Yazar: |2024-08-08T15:47:19+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Sayı 02 | Temmuz 2010|

Tasavvuf

Soru: Tasavvufun günümüzdeki işlevi nedir? Metin Bobaroğlu: Tasavvuf, iman, ümit, sevgi ve Allah’ın rızasını kazanmak üzerine kurulmuş bireysel bir dini deneyim olduğu için, onun işlevi evrenseldir, herhangi bir zamanla sınırlı değildir diye düşünüyorum. Kanaatime göre, günümüzde tasavvufa daha çok gereksinim vardır. Çünkü günümüz modernizminin önderlik ettiği insan, “güç” ve “egemenlik” [...]

Yazar: |2024-08-08T19:21:06+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Sayı 01 | Haziran 2010|

Felsefe

Platon’dan günümüze insanı felsefe yapmaya yönelten şey, onun kendisini bir aradurum içerisinde görmüş olmasıdır. İnsan kendisini çevreleyen doğa ile kendisini aşan sonsuzluk (Tanrı) arasında kalmıştır. İnsanın bu arada kalmışlığı, Platon ve Aristoteles’ten beri hep bir şaşkınlık ve merak konusu olmuştur. Bu merak, nesne, olgu, olay ve evren bilmecesi karşısında olduğu [...]

Yazar: |2024-07-19T21:16:04+03:00Eylül, 2016|Kategoriler: Felsefe, Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 55 | Aralık 2014|

Rab Korkusu, Rab Sevgisi ve Tanrının Vaadi Üzerine

Soru: İslâm’daki Esma kavramı Batı’da Jung’un arketipleri ve Grek’deki Tanrı ve Tanrıçalar gibi görülüyor. Hıristiyanlıktaki tecelliler de çok etkin. Metin Bobaroğlu: burada tecelli yönünden bakıyoruz yani Tanrı’nın tecelli etmesi epifani, hiyerofani, teofani dedikleri. Bir zuhur var, bir tecelli var biliyorsunuz. Doğa zuhur kaydındadır, bir nev’i ontoloji ama epistemoloji tecelli kaydıdır. Tecellide [...]

Go to Top