Metin Bobaroğlu

19 Kasım 2016

İbn el-Arabî Düşünce Sisteminde İlahi Ben, Beşeri Ben

İlâhi Ben:  Kavranılamayan, anlatılamayan, mutlak (aşkın) olan bir “Zat” (essence) vardır ve “saf varlık” ancak ona aittir. O olmayan her şey, bizatihi (en-soi) yok olan (adem) ve bu yokluk (non-être: varlık olmayan) temelinde, içinde Zattan bir şeyler yansıttığı ölçüde bir varlığı kabul eder. İbn El-Arabî’nin düşüncesi modellerini Parmenides’in düşüncesinde bulmaktadır. Yeni Eflatunculuk (neo-Platonizm) bu düşünceyi Eflatun’un Sofist ve Parmenides diyaloglarındaki düşüncesinde, özellikle Uknum Teorisi’nde ve Plotin’in düşüncesinde, görüş ve hakikatin iki yoluna göre, “varlık” ve […]
19 Kasım 2016

Atatürk Önderdir

Aşağıdaki yazı, Sayın Metin Bobaroğlu’nun 10 Kasım 2005 tarihinde TV8 kanalında yayınlanan “Hülya Aydın ile Yeni Vizyon” programında Mustafa Kemal Atatürk’ün önderlik vasfı ve aydınlanmaya verdiği önem üzerine yaptığı konuşmanın metnidir. Öncelikle tabiî ulusumuza başsağlığı diliyorum, hatta bütün insanlığa başsağlığı diliyorum. Çünkü Atatürk sadece bizim ulusumuz için değil, bütün insanlık için bir önder. Ne yönden? Yaptığı başarılar, kurduğu Cumhuriyet yönünden de sayılabilir ama aydınlanma yönünden bir önder. Ben daha çok […]
19 Kasım 2016

Sanat Hakkında

Modern Uygarlığı kuran dört temel unsur Spor, Bilim, Sanat ve Felsefedir. Spor hareketin disipliniyle, Bilim bilime özgü kavram ve terimlerle, Sanat imgeyle, Felsefe ise kavramlarla çalışır. Sanatsal uğraş, tarihin en eski dönemlerinden beri tüm kültürlerde vardır, ama sanat kendi bilincine Antik Yunan’da varmıştır. Bu bir rastlantı değildir, çünkü felsefe, yani insanın kendi düşüncesinin bilincine vardığı yer de burasıdır. “Sanat ideale özlem duyulan yerde ortaya çıkar ve gelişir,” der A.Tarkovsky. Sonra […]
18 Kasım 2016

Sanat

“Sanat, ideale özlem duyulan yerde ortaya çıkar ve gelişir,” der A. Tarkovsky. Sonra da şunu ekler: “Sanat olgusu, faydacı bir pratiğin bizden gizlediği tinsel gerçekle iç içe bu dünyanın bir simgesidir.” İdea çok tartışmalı bir kavram olmakla birlikte, sanat için idea en temelde, “birlik” ve “bütünlüğü” anlatır. Farklılıkları bir arada tutan “ortak-özü” veya “ortak-biçimi” dile getirir. Sanat yapıtı da kendi özüne bağlı bir bütündür; biriciktir, özgündür. Sanatsal uğraş, tarihinin en […]
18 Kasım 2016

Değerler Sorunu

Bu yazı, Metin Bobaroğlu’nun, Us Düşün ve Ötesi dergisinin Değerler Sorunu konulu 6. sayısında yayınlanan “Değer Üreten Varlık Olarak Etik İnsan” adlı yazısından alıntıdır.  İnsan tarih sürecinde doğa, toplum ve kendisiyle olan ilişkilerinde yaşama biçim vererek “ekin” (kültür) ve “uygarlık” üretir; aynı zamanda yaşama “anlam” verir. İşte bu anlam verme işi ile “değerler” üretilir. Bu nedenle, “uğruna yaşamaya değer” inanç, fikir, eylem ve idealler değerleri oluştururlar. Değerler, üretildikleri ekin ve […]
13 Kasım 2016

Yeryüzünde Bir Yabancı*

  “Toprağın ürününü yemek için ömür boyu zahmet çekeceksin.” – Tekvin: 3/17 İki dünya savaşının ardından ortaya çıkan kimlik bunalımı, insanı, kendisini nasıl tanımlayacağı ve neye inanacağı, neyi ümit edeceği konusunda kararsız kıldı. Ne din kurumu ne de devlet otoriteleri insanlığı bu büyük felâketlere karşı koruyabilmişti. Özellikle Fransız devriminden sonra tüm dünyada, ulusçu devlet örgütlenmeleri ile Hümanist ve Pozitivist eğitim, yaygın olarak kabul gördü. Bu toplumların yeni varoluş biçimiydi ve bu yeni uygarlık modelinin sloganı da, “bilimsel […]
9 Kasım 2016

Dil ve Felsefe*

Bedia Akarsu’ya göre “Dünyayla bağlantıyı kuran dilinin içten gelişmesi engellenmiş bir ulusun, düşünmeye dayanan felsefe alanında başarı sağlayamayacağı açıktır.”[1] Antik Yunan düşüncesinde “LOGOS”, bir yandan “söz”, “dil” demektir; diğer yandan ise “düşünce” ve “akıl” demektir. Burada yapılan, bir sözcüğe farklı alanlardan gelen anlamları yükleme çabası değil, farklı alanlar arasında ilkesel bir anlam birliği kurma çabasıdır. Felsefe bir kavram dilidir, bu anlamda felsefe bir üst dil olarak dillerin dilidir. Her dilde, […]
6 Kasım 2016

Metin Bobaroğlu’ndan

Derleyen: Nurgül Demirdöven   Vakfımızın 2012-2013 döneminin “Uygarlıklar Arasında İnsan” başlıklı çalışma konusu kapsamında konuşmalarına devam etmekte olan sevgili Metin Bobaroğlu, çalışmalarımızın en başında dikkatimizi “Kültür ve Uygarlık” kavramlarının birbirinden ayırt edilmesinin önemine çekti. “Somut olan ayırt edilmiş olandır ve Kavram sınırları belli olandır. Eğer bilincimiz ayırt etmeye gitmemişse henüz bu gereksinimi duymamış demektir,” diyerek bu iki kavramı ayırt etmenin onları birbirinden koparmak, iki ayrı olgu gibi tanıtmak olmadığını vurguladı. […]
30 Ekim 2016

Beyân (B-Y-N)

Fasih Arab dili: Arab belâgati: Meani, Beyân, Bedii. Beyân ehli: dilciler, nahivciler, belâgatçılar, usul-u fıkıhçılar ve kelâm âlimleri. İrfân ehli: mutasavvıflar, bâtıniler, işrakîler. Burhân ehli: mantıkçılar ve filozoflar. “Beyân” câmi (kapsayıcı) bir ilimdir; anlatma, tebliğ yanında anlama, öğrenme, düşünme faaliyetlerini kapsar. Kitâbu’l mubîn (beyân edici kitap): Kur’ân. Beyân ilmi: Arap İslâm kültürü içerisinde, bir dünya görüşü, kavramlar sistemi ve düşünme yöntemini ifade eder. Lisânü’l Arab (İbn Manzur). “B-Y-N” beş ayrı […]