Felsefe

24 Kasım 2021

John Roger Searle’de Mana Kavramı

Searle, sırasıyla dil felsefesi, zihin felsefesi ve sosyal kuramların doğası üzerine yoğunlaşarak, bunları birbiriyle ilişkilendirip aynı potada eriterek bir sistem kurmaya çalışmıştır. Örneğin dilin sadece yapısını inceleyerek veya mantıksal analize tabi tutarak anlaşılamayacağını düşünmüş ve söz edimlerini sosyal bağlamda ele almıştır. Bir başka açıdan da dili, zihin kavramı olan mananın (intentionality) temel formlarının bir uzantısı olarak ele almıştır. Ona göre felsefedeki “nereden biliyorsun?” sorusu yerini “ne anlatmak istiyorsun?”a bırakmış ve […]
24 Kasım 2021

Marx’ın “Yabancılaşma” Kavramı Üzerine

“Nesneleşmiş emek, canlı emek tarafından kendi ruhu ile donatılmıştır ve onun karşısında yabancı bir güç olarak yerleşmiştir” (Marx, 2018, s. 120). Karl Marx’ın yabancılaşma kavramını nasıl kullandığını incelemeden önce, tarihsel olarak miras aldığı düşüncenin izini sürmek; G. W. F. Hegel ve Ludwig Feuerbach’a kısaca değinerek başlamak isabetli olacaktır. Gordon Marshall’ın Sosyoloji Sözlüğü de başta Hegel’in Marx’a bıraktığı felsefi araçları vurgulamaktadır: “Hegel, Marx’a, Kantçı ikiciliği (düalizmi)[1] aşması için gerekli olan felsefi […]
22 Eylül 2021

Tek Boyutlu İnsandan Duyulmayan Anlam Çığlığı: Yabancılaşma

Dün: Cogito ergo sum – Düşünüyorum Öyleyse Varım. –Descartes–  Bugün: Tüketiyorum Öyleyse Varım.   Bauman; günümüz tüketim toplumu tüketicisinin, bu zamana kadar görülen herhangi bir toplumdaki tüketiciden tamamen farklı olduğunu söyler. Filozoflar, şairler ve ahlak hocaları, insanın yaşamak için mi çalıştığı, yoksa çalışmak için mi yaşadığını sorgulamışlardır, ancak günümüzde bu anlamda en çok hissedilen ikilem insanın yaşamak için mi tükettiği, yoksa tüketmek için mi yaşadığıdır. Montaigne yaşamın nimetlerinden, güzelliklerinden ve […]
22 Eylül 2021

Hegel’in Sanat Felsefesi’ne (Estetik) Dair

Georg Wilhelm Friedrich Hegel (1770-1831)’in, sanatın var olma gerekçesini açıkladığı, o etkileyici paragrafı ile yazıya başlamak istedim. Hegel’in estetiğine yönelik sezgi uyandıracak diğer içerik de olabildiğince temel noktaları ile yazıda yer alacaktır. İnsan, hangi gereksinme ile sanat eseri ortaya koyar? “Sanatı (biçimsel açıdan) doğuran genel ve mutlak gereksinim, insanın düşünen bilinç oluşunda yani olduğu şeyi ve olan şeyi kendi için yapmasından gelir. Doğa şeyleri, ancak dolaysızca ve bir kez var […]
21 Eylül 2021

Bir İyileşme Biçimi Olarak Yaralanmak: Aşk Felsefesi

Ben yine seviyor olacaktım seni Nuh Tufanı’nın on yıl öncesinden, Ve eğer istersen, lütfet bana reddedişlerini Yahudiler değiştirene dek dinlerini.[1] Bazı kavramlar üzerine yazmak, insanlığın başlangıcından bugüne kadar olan kısımlar üzerine yazmak zorunluluğu doğurur. Çünkü eğer insanın öznesi olduğu bir kavram veya olay söz konusuysa, münferit dinamiklerin, belirli şartların ve algılayışların da olduğunu hesaba katmak zorundayızdır. Dolayısıyla aşk üzerine düşünmek, insanlık tarihinin âşık olan tüm insanlarına göz kırpmak anlamına gelir. […]
12 Temmuz 2021

Sosyal Medyada Sosyalleşme Biçimleri: Gösteri ve Gözetim

Giriş Sosyal medya hayatımıza girdi gireli; yemekten haberleşmeye, alışverişten sohbet etmeye kadar gündelik yaşam pratiklerimizde farklılaşmalar ortaya çıkmaktadır. Yazının da aslında çağı için yeni bir teknoloji olduğu düşünüldüğünde, sosyal medyaya toplum tarafından sağlanan adaptasyon şaşırtıcı boyutlardadır. Zira yine yazıyla kıyaslayacak olursak, okuryazarlığın toplumların alt sınıflarında yaygınlaşması yaklaşık olarak 20. yüzyıla (özellikle ulus devletlerde okulun genelleşmesine) denk gelmektedir. Ancak sosyal medya, yalnızca birkaç yıl içerisinde, özellikle de hâlihazırda teknolojik altyapısı olan […]
27 Mayıs 2021

Bardak ve Felsefe

Felsefe yapabilmenin birinci şartı öncelikle bir bardağa sahip olmaktır. Çünkü felsefe bu alanda eğitim almamış bir akıl için başlangıçta salt “düşünce olarak düşünce” değildir. Akıl düşünce olarak düşünceye, yani arı düşünceye evrilir. Bu bir yükselmedir ve yükselmenin aracı yöntem geliştirmek veya belirli bir yönteme uymaktır. Akıl, kavrama geçişi önünde hazır bulduğu duyusal gerçekliği, yani dışsal şeyleri yadsımakla elde eder. Bunun yöntemini kendi çabasıyla geliştirmeden önce, o yolu yürümüş yetkin akılları […]
27 Mayıs 2021

Soru Sormak

Farazi bir sorgulamayla başlayalım. Hikâye bu ya, elinize bir imkân geçiverdi ve ne soracak olursanız olun, muhakkak size cevabını verecek olan bir peri var karşınızda. Fakat yalnızca tek bir koşul bulunmakta: Sorunuz asla ikincil kaynaklardan devşirilmiş olmayacak. Sözgelimi falanca kitaptan, filanca konuşmadan hafızaya atılmış bir noktadan hareket etmeniz yasaklanmıştır bu perinin karşısında. Bütün kavramlar da öğrenildiği için, şu ne demek derken bile tökezleme ihtimali bulunmakta. Aman dikkat. Ayrıca dürüstlüğünüzü sınayacak […]
27 Mayıs 2021

Schopenhauer’in Kötümserliği

Dünya benim tasavvurumdur. -Temel eserinin giriş cümlesi- Alman filozof Arthur Schopenhauer, 22 Şubat 1788’de Baltık Denizi kıyısında bulunan Danzig’de doğdu. Babası, Arthur’u tüccar yapmak istiyorsa da çok yönlü gelişimi için onu sık sık seyahatlere çıkarıyordu. Dokuz yaşındayken, eğitim alması için iki yıl süreyle Fransa’da kaldı. Geri döndüğünde ana dilini unutacak kadar Fransızca öğrenmişti. Seyahatler devam etti. Küçük yaşta aileden ayrılmak onda olumsuz bir etki yaratmış olacak ki “1833’te günlüğünde bu […]