Kendini Bilmek: Bilim mi, Sanat mı?

Auguste Rodin’in; “Taşın fazlasını yontup atıyorum, geriye heykel kalıyor,” mealindeki tanımı gereği, kendi fazlalığımızı, yükümüzü atarız, geriye ‘insan’ kalır. İnsan yapma, sanatların en büyüğüdür, esasında yegâne sanattır. Şöyle seslenir Tanrı: “Sandaletlerini çıkar Musa, burası kutsal Tûva Vadisi’dir.” Çıplaklık, sanatın ana temasıdır. Bilim insanı haklıdır; bilimsel akılla biyolojik gerçeğimizin bilgisine ulaşırız. [...]

Yazar: Ahmet Kip|2024-07-31T20:35:09+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 24 | Mayıs 2012|

Bilgeliğin Yüceliği ve Görkemi Karşısında Beşerin Durumu

Bilgeliğin yüceliği ve görkemi karşısında beşerin; yani zâtı, hakikati bilmeyenin durumu trajik bir görünüm verir. Bu görkem, büyük bir gökdelenin yanında insanın kendini ne denli küçük hissetmesi gibidir. Bilgeliğin, daha doğrusu bilgenin yüceliği ve bu yüceliğin doğal sonucu olan mutlak doğruluk, güzellik, iyilik, dürüstlük, adalet, hayır, rıza, sevgi, şefkat, merhamet [...]

Yazar: Vatan Özgül|2024-07-31T20:34:19+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 24 | Mayıs 2012|

Kadın ve Toprak

Şehir insanı ile kırsal insanını ayıran en belirgin farklılık toprağın yaşamlarındaki yeridir. Büyük şehirlerde toprak gündelik hayatın içinde bir gerçeklik olmaktan uzaktır. Toprak alanlar ya kendi haline bırakılmış bakımsız arazilerdir ya da bakımı özenle yapılmış, mimari detaylar olduğundan aksesuar niteliğindedir. Şehirde toprak; üzerine basılması, ona dokunulması yasaklanmış, insana yabancılaşılmış bir [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-31T20:31:17+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 24 | Mayıs 2012|

Uykudan Uyanmak

“İnsanlar uykudadırlar, ölünce uyanırlar.” Hz. Muhammed Yaşadığımız sürece uykuda oluşumuz, mağaradaki yedi uyurların ve onların bekçiliğini yapan Kıtmir isimli köpeğin hikâyesine benzer. Beş duyumuzla zihnimiz ve irademiz gaflet uykusundayken, akıl onların bekçiliğini yaparak, uyanmayı sağlayacak etkilere karşı bizi korur. Uyanmamızın gecikmesi biraz da bundandır. İnsan ancak rüyadan uyandığında gördüklerinin hayali [...]

Yazar: Gökçen Taviloğlu|2024-08-01T17:35:05+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 23 | Nisan 2012|

Acı ve Hakikat

“Acı her zaman bir kopmadır.” Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim bir dostumu kaybettim. Severek, neşe içinde yaşardı. Hayat oyunundan çekildi işte. Ardında anılar kaldı. Ölüm yegâne hakikatimiz. Şu içinde bulunduğumuz evrende her şey, bir oluştan diğerine devinip dönüşür. Ölüm de kendi hakikatine dönüşmektir bir anlamda. Hakikatin nasıl bir şey olduğunu bilmeyen [...]

Yazar: Ahmet Kip|2024-08-02T19:32:35+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 19 | Aralık 2011|

Melankoli

resimde dürer’in “melencoliah” isimli bakır oyma-baskısında, yukarıda sağda, çanın hemen altında, ressamın oraya belli bir amaçla koyduğu 16 rakamlı sihirli karede, dört sayının toplamıyla 34 rakamının elde edilebilmesi söz konusudur. belli dört sayı çizgilerle birbirlerine bağlandıklarında belli “çizgi desenleri” ortaya çıkmaktadır, her ortaya çıkan “çizgi desenine” koşut olarak da 34 [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-08-03T21:04:57+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 16 | Eylül 2011|

Kendini Ararken

En önemli yabancılaşma kendi özüne olmalı insanın. Ben diye yapılandırdığım kişiliğimi değiştirmeye yardımcı olan ve beni çeken etkenlerin geçmişte deneyimleme süreçleri olmadan, sadece bilgi ile etkilerini anlama, uyum sağlama, sindirebilme ihtimali istek ve çaba ile aynı derinliğe ulaşabilir mi? Yoksa sürecini yaşamadığım için yüzeysel bir boyutta mı kalır? Afrika’dan Avrupa’ya [...]

Yazar: Nilgün Çevik Gürel|2024-05-01T16:19:56+03:00Eylül, 2016|Kategoriler: Denemeler, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Felsefe Yapmayı Ne Engeller?

İnsan hem eylemlerinin ürünü hem de eylemlerinin tasarlayıp uygulayıcısıdır. Bu durum insanın iki yönlü bir varlık olduğunu bize söyler. O, bir yönüyle madde bir yönüyle manadır; bir yönüyle yaratılmış bir yönüyle yaratandır; bir yönüyle sınırlı nesne bir yönüyle sonsuz öznedir. Sonuç olarak insan bu iki yönlü gerçekliğin, yaşamsal enerjinin birliğidir. [...]

Yazar: Mustafa Alagöz|2024-05-02T15:03:26+03:00Eylül, 2016|Kategoriler: Denemeler, Felsefe, Türkiye’de ve Türkçede Felsefe (Sayı: 57)|
Go to Top