Anasayfa2026-06-26T17:23:49+03:00

Tarih Bilinci ve Toplumsal Hafıza

Dünyadaki tüm halkların bir geçmişi vardır ama kimilerinin yalnızca geçmişi, kimilerinin ise bir tarihi vardır. Tarih bilinci ve toplumsal hafıza,...
Devamını oku
Tarih Bilinci ve Toplumsal Hafıza

Üç Saate Sığmayan Binlerce Yıl

İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nde üç saat geçirdim. Yetmedi. Zaten böyle bir müzeyi üç saatte gezip bitirmek mümkün mü? Bir salondan diğerine...
Devamını oku
Üç Saate Sığmayan Binlerce Yıl

Eş ve Çocukların Düşmanlığı

Tegâbün[1] Sûresi 64/14-15. Âyetleri Üzerine “Hikmetli oğul babasını sevindirir; akılsız oğul ise annesine kederdir.”[2] Kral Süleyman Kur’an-ı Kerîm kendi ifadesiyle...
Devamını oku
Eş ve Çocukların Düşmanlığı

Nolan’ın Odysseus’u: Bir Mitin İtirafları

Christopher Nolan'ın The Odyssey'ini izledikten sonra ilk iş yolculuğun güzergâhını çıkardım. Sonra düşüncelerimi de yazınca yıllardır yolumu aydınlatan bir dostum...
Devamını oku
Nolan’ın Odysseus’u: Bir Mitin İtirafları

Gözyaşı: Zaafın Değil, Yaratılışın Suyu

Her şeyi ölçmeye çalıştığımız bir dönemde yaşıyoruz. Beynimizin kaç milyon nöron taşıdığını biliyor, genomun harflerini tek tek diziyor, kalp atışlarımızı...
Devamını oku
Gözyaşı: Zaafın Değil, Yaratılışın Suyu

İsmail Emre Doğuşları Üzerine Açıklamalar

Doğuş No: 0640 "Ne kadar medhetsek, az…" Birinci Dörtlük Ne kadar medhetsek, az… Hakikat hiç pas tutmaz; Bu “gönül ağacı”nda Her kuş yuva yapamaz. Açıklama İsmail Emre bu Doğuşa, hakikatin değişmezliği ve insanın hakikati taşıyabilme kabiliyeti üzerine dikkat çekerek başlamaktadır. “Hakikat hiç pas tutmaz.” sözü, hakikatin zamana bağlı olarak eskimeyeceğini, insanların ona yaklaşımının değişebileceğini; ancak hakikatin kendisinin hiçbir zaman değişmeyeceğini ifade etmektedir. Lütfi Filiz de hakikati, varlıkların kendisi değil; bütün [...]

Yazar: |Ağustos, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Akıl Önyargıda Kalırsa

Canlı-cansız tüm varlıklar; nesneler, olaylar dışarıdan görülen sınırlarının içinde sırlarla dolu dururlar. Görünüşler sadece bir biçim olmaktan öte kendi içsel niteliklerini bir arada tutan örtücü bir yüzeydir. Bu yüzeyin altında onun özü, niteliklerinin, varlık enerjilerinin tamamı saklıdır. Bu anlamda tüm görünüşler bir anlamda “sır küpleridir.” Nesneler, olgu ve olaylar insanlar karşısında tarafsız, onlara eşit mesafede durarak kendini sergiler. Onun için gerçekler insanlara gelmez, insanlar gerçeklere giderler. Ona kavuştukları oranda sırlarına [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Seksek ve Bitmeyen Döngü

İnsan evladı eve dönmeyi özlüyor. Hangi eve? O her şeyin güllük gülistanlık olduğu, kopup geldiği huzur dolu ana evine. Bu benim kuruntum mu? Değil. Platon, Şölen diyaloğunda insanın bir zamanlar bütün olduğunu, sonra ikiye ayrıldığını ve o günden beri öteki yarısını aradığını söylüyor. Platon’un kuruntusu mu? Değil. “Nostalji” kelimesine baksanıza: Nostos eve dönüş, algos acı. Eve dönememenin acısı yani. Ama işin paradoksu da burada. Paradoks, para ve doxa’dan geliyor; beklenenin, [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

İyilik ve Kötülük Kavramı: Hegel’in Efendi-Köle Diyalektiği ve Filibeli Ahmed Hilmi’nin Ahlak Felsefesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Mevcut araştırma, felsefe tarihinin en köklü ve tartışmalı meselelerinden biri olan iyi ve kötülük problemini, Batı ve Doğu düşünce geleneklerinin iki temsilci filozofu üzerinden karşılaştırmalı bir perspektifle incelemektedir. Georg Wilhelm Friedrich Hegel'in Tinin Fenomenolojisi'nde geliştirdiği efendi-köle diyalektiği ile Şehbenderzade Filibeli Ahmed Hilmi'nin İbn Arabi geleneğinden beslenen vahdet-i vücûd temelli ahlak anlayışı üzerinden özgürlük, tanınma, bilinç ve ahlaki sorumluluk kategorileri çerçevesinde analiz edilmiştir. Araştırma, nitel bir yaklaşımla yürütülen doküman analizi tekniğine [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Göğe Bakma Hali II: “Kuş” Hafızanın Taşıyıcısı

Kuşlar, her zaman özgürlüğün en belirgin temsillerinden biri olarak düşünülmüştür. Gökyüzünde serbestçe süzülebilmeleri, diledikleri anda yerle temaslarını kesebilmeleri, sabit bir noktaya bağlı kalmaksızın hareket edebilmeleri ve mevsimsel döngülerle birlikte uzun mesafeler kat edebilmeleri, onları insan nazarında hayranlık ve gıpta ile bakılan varlıklar hâline getirmiştir. Bu yönleriyle kuşlar, hayvanlar âlemi içinde yalnızca biyolojik özellikleriyle değil, aynı zamanda insanın özgürlük tasavvurunu yansıtan sembolik anlamlarıyla da öne çıkar. Ancak kuşu yalnızca özgürlük fikriyle [...]

Yazar: |Temmuz, 2026|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top