Yukarısı nasılsa öyledir aşağı,
Misal ona yedi renkli gök kuşağı.
Aslı hem beyaz hem de siyahtır,
Biri evden kovar, biri açar kucağı…

Bilgeliğin 7 Sütunu

“Yukarıdaki neyse aşağıdaki odur der kadim öğretiler.” Yani evreni tanıma amacıyla çabaladığımız uzun çağlar boyunca edindiğimiz bilgiler bize evren ve insanın aslında birbirinden soyutlanarak ele alınmaması gerektiğini göstermektedir. Sokrates’in “kendini bil, böylece Tanrıları da bilirsin” sözünü Delfi Tapınağı’nın kapısına yazdıran yedi bilge; Thales, Bias, Solon, Kleobulos, Pittakos, Myson, Khilon olarak geçer.

Bu görsel, yapay zekâ ile oluşturulmuştur.

Nefsini bilen, Rabbini bilir.” hadisi de Delfi tapınağındaki sözle aynı içeriktedir. “İlim şehrinin kapısı” olarak tanımlanan Hz. Ali’nin sözleri ise bugünün bütünsellik anlayışı olan “holografik evren” tanımına çok yakındır: “Küçük bir cisim olduğunu iddia ediyorsun. Sende büyük alem dürülü bükülüdür.

Bugün artık bilimsel olarak bize sunulan holografik evren kavramının da ilginç bir şekilde aynı sonuca ulaşmış olduğunu görüyoruz. Bilim insanları günümüzde aynı örüntünün hem evrende bütünsel olarak hem de en küçük parçada görüntülendiği konusu üzerinde çalışmaktadır. Bu olgunun binlerce yıldan beri yabancısı olmayan kadim uzak doğu öğretilerinde lotus simgesi bu amaçla kullanılır. Hint ezoterizminin en temel sembollerinden olan lotusun tohumu, aynen lotus biçiminde olması sebebiyle bize bu anlamı çağrıştırır.

“Lotusun tohumu, döllenmeden önce bile gelecekte olacağı mükemmel yaprakların şeklini taşır. Doğa bize bununla ürününün biçimlenme öncesi bir örneğini sunar. Böylelikle bize her şeyin tinsel prototipinin evrende materyalize olmadan önce maddi olmayan alemde var olduğunu gösterir.”

Doğanın ikili yaratım gücü lotus’ta şekillenir. Lotus suda yaşar, fotosentez için güneşin ısısıyla (ateş) beslenir. Tinsel açıdan ise ateş Tanrısallığa; logos’a, su da ilksel töze karşılık gelir.[1]

Uzak Doğu’dan Güney Amerika’ya (Maya) tüm kadim öğretilerde ve dinlerde ortak bir örüntü olarak kabul edilen 7 sayısı ve onun katlarının önemi bilimde, dinde olduğu kadar evrenbilimde ve metafizik dediğimiz tinsel alanda karşımıza çıkmaktadır.

“Yedi sayısının kullanımı asla herhangi bir ulus ile sınırlandırılmamıştı. Bu, Yukarı Mısır harabelerinin yanında Güneş tapınağındaki yedi vazo ile iyice doğrulanır; Mitra sunaklarının önünde çağlar boyu sürekli yanan yedi ateş; Arapların yedi kutsal mabedi, Hindistan’ın yedi yarımadası, yedi adası, yedi denizi ve dağları ile nehirleri ve Zohar’ın yedisi, yedi ihtişamlı Yahudi Sephirot’u, yedi Gotik ilah, Keldanilerin yedi alemi ve onların yedi ruhu, Hesiod ve Homer tarafından belirtilen yedi takım yıldızı ve Doğu bilimcilerin keşfettikleri her elyazmasında buldukları bitmek tükenmek bilmez bütün yediler.”[2]

Mayalarda 3 dişil, 4 eril ilke birlikte yaşamı üretirken; Asya ve Avrupa’da bu 3 eril ve 4 dişil ilke olarak tersine vurgulanır.

İlk olarak Pisagor sayıların önemi üzerinde özellikle durmuştur. Onun “Tanrı geometrize eder” sözünü, Platon da tekrarlamıştır. Pisagor’a göre üç sayısı tinsel değerlere karşılık gelirken dört sayısı maddi alem için kullanılır. Bu ikisinin toplamı olan yedi ise bütünselliğin sayısı olarak görülür. İlginç olan ise yedi sayısının hem tinsel hem de fiziksel alemde önemli bir ayrıcalığının olmasıdır. Numaralar ve şekiller bu alemlerin sembolleridir. Buna göre üçgen tinsel alemi, kare ise maddi alemi temsil etmektedir. Bu ikisinin birlikteliği olan yedili sistem hem evren hem de insan için geçerlidir.

Pisagor Bir’i tanımlamak için Monad’ı (Grekçe’de bir) kullanmıştır.

  • Bir noktaya karşılık gelir. (.)
  • Çizgi, ruh beden ikiliği. (çizgi)    
  • Üçgen; Hıristiyanlıkta teslis,
    Hinduizm’de; Brahma, Vishnu, Şiva.

 

Tinsel bağlamdaki anlatılarda kullanılan simgeler ve kavramlar/mitler arasında; Hermes öğretisinde 7 arkangel (melek), dinlerdeki 7 uyurlar, Kabala’da ve İbranilerde 7 seviyeli 10 sefirot, 7 kollu şamdan, yedinci gün (Şabat), Kuran’da Firavun’un rüyasındaki 7 semiz ve 7 cılız inek, Hintlilerde 7 Rishi, Budizm’de 7 Dhyan Chohan, Zerdüşt öğretisinde 7 kutsal ölümsüz, Şintoizm’de 7 şanslı Tanrı, Yunan’da 7 telli Apollo liri, 7 cennet, Atlas’ın (Atlantis’in yedi kızı), Babil’in 7 katlı Ziggurat’ı, 7 tepeli şehir örnek olarak gösterilebilir.

Bilimde; periyodik tablonun 7 periyodu, atomlarda elektronun 7 yörüngesi, algı psikolojisinde 7 ana karakter tipi, 7 kat gök, 7 kat yer, 7 kıta, 7 harika, 7 gezegen, haftanın 7 günü sayılabilir.

Telekomünikasyonda hem ses hem de veri iletişiminin yedi katmanlı protokoller üzerinden gerçekleştirilmesi tesadüf mü yoksa bilinçli bir tercih midir bilinmez. En altta fiziksel seviye ile başlar. Veri iletişiminde bize çok tanıdık gelen ağ tanımlayıcı IP (Internet Protokolü) bunlardan üçüncüsüdür. Ses iletişiminin çalışması için gerekli olan işaretleşme protokolüne de “No. 7” adı verilir.

Ay, 7 günlük aşamalarla 4 seferde değişim göstererek 14 günde dolunay haline gelir ve 28 günde devrini tamamlar. Bu sayı kadınlardaki doğurganlık düzeni ile de ilgilidir.

İnsan, makrokozmos (büyük evren) ile mikrokozmos (küçük evren) arasındaki bir sınır noktası olarak bu örüntünün doğrudan izlenebileceği bir varlıktır. İnsan yüzünde 7 duyum noktası (2 göz, 2 kulak, 2 burun deliği, ağız) olmasının önemi göz ardı edilmemelidir. Derimiz de yedi katmanlıdır. Elimizde 5 parmak, 14 boğum vardır. İki elimizdeki bu 28 boğum Çin tıbbında “mudra” olarak adlandırılan enerji akışları yöntemi ile her birisinin bağlı olduğu bir organın sağlığını hedefler.

Gizli öğreti kitabında fiziksel seviyeyi temsilen pi sayısı verilir: 3,1415 ve buradaki sayıların toplamının iki yedi (14) olduğu vurgulanır. İlginç olan ise tinsel (semavi) düzeyi temsil sayısı olan 1065 sayısının toplamda üç yedi (21) olarak sunulmasıdır.

Teosofi’de 7 Sayısı

Teosofi (Tanrısal Bilgelik) okulunun kurucusu Madam Blavatsky (1831-1891), Tibet’te uzun yıllar kalarak Senzar (simgesel) dilini öğrenmiş ve bu dilde yazılan Dzyan kitaplarını tercüme etmiştir. Bunlardan birisi olan Gizli Öğreti kitapları, evrenin oluşumu (Kozmogoni) ve insanın oluşumu (Antropoloji) üzerinedir. Yaşadığı çağın en güncel bilimsel ve felsefi bilgilerine de hâkim olan Blavatsky ve ekibi, fen ve tin bilimlerinin birlikte ele alınması gerektiği üzerinde durur ve tüm çalışmalarını bu doğrultuda gerçekleştirir. Teosofi derneğinin amacı evrensel insan kardeşliğini temellendirmektir. Bunun için tüm kadim dinleri, felsefi akımları ve bilimsel çalışmaları incelerler. Blavatsky, ana fikri “hakikatin üstünde hiçbir din yoktur” olan bu öğretiyi yaymayı kendine görev edinmiştir. Doğu mistisizmini kaynağından öğrenmiş ve bu bilgileri batıya aktarma görevini üstlenmiştir. Günümüzde yaygın olan Yeni Çağ akımının ve birçok bilim insanı ve sanatçının da bu öğretiden etkilendiği söylenmektedir.

Teosofide 7 boyut, 7 beden ve 7 kişilik, 7 çağ olarak verilen tanımlar onun Gizli Öğreti kitabı ile ilgili derslerden alıntıdır.

7 Boyut/Düzlem[3]

  • Fiziksel düzlem: Fizik, şeffaf beden ve can (prana/chi).
  • Astral (yıldızsal) düzlem: Arzu ve duygular.
  • Mental (ansal) düzlem: Anlayış ve idrak.
  • Buddhic” düzlem: Aydınlanmanın gerçekleştiği hakikat deryası.
  • Atmic” düzlem: En yüce “Ben” (evrensel), ilk görünüşe çıkış.
  • Anupadaka”: Her şeyin tohumu (doğurulmayan; 2. logos).
  • ADI”: En yüce, gizli Tanrı (ilk ayrışım; 1. logos).

ADI ve ANUPADAKA 1. ve 2. logoslar (logoi), ilahi düzlemlerdir.

Tüm bunların üstünde ise 8. alanda “mutlak/saltık” vardır. Hakkında hiçbir şey söylenemeyen, isimsiz…

Bedenler

Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustav Jung (1875-1961) bir konuşmasında bedenin içinde bir ruh olmadığını fakat ruhun beden elbisesi giyindiğini söyler. (Bu bize hülle biçen terzi Hermes’i çağrıştırır.) “Beynimizin içinde bir bilinç olduğunu sanırız ama aslında bilincimiz beynimizi oluşturur” diye de ekler. İnsanın görünen fizik bedeninden başka bedenleri de olduğu konusu pek çok farklı kültürde ele alınmıştır. En çok bilinen astral beden, rüyalarımızda deneyimlediğimiz birçok yaşantının sebebidir. Bedenin etrafında günümüzde resmi de çekilebilen aura dediğimiz bir şeffaf/eterik bedenimiz olduğu artık sık sık gündeme gelmektedir.

Teosofi’de 7 Beden[4]

Teosofistler, insanın 7 bedenden oluştuğunu söyler. Bunlardan her biri kendi bulunduğu düzleme ait işlevleri yerine getirir. Yaşamda yapıp ettiklerimiz hangi yönde ağırlık kazanırsa onunla ilgili bedenimizi besler, geliştiririz.

  1. Fiziksel beden: Bedensel istekler, gereksinimler alanı. (İçgüdüler)
  2. Eterik (şeffaf) beden: Enerji ile madde arası köprü. (Linga-Sharira)
  3. Astral (yıldızsal) beden: Arzu (duygu) beden. (Kama-Rupa)
  4. Ansal beden: Alt Manas. Zihin (beynin işlevi)

Buraya kadar olanlar kişilikle ilgilidir ve geçici bir özelliğe sahiptir.

  1. Nedensel (causal) beden: Üst Manas. Ruh, özbilinç. (Us)

Bunların üstünde ise artık beden yoktur. Töz, köken, formsuz bilinç vardır.

  1. Buddhi: Tinsellik.
  2. Atma: Brahman’ın yumurtası. Gizli doğanın sentezi.

(6,7) Buddhi ve Atma, evrenseli temsil eder. 

(5,6,7) Atma, Buddhi ve Manas (Monad), bireysellik üçlüsüdür.

İlk üçlü: Atma (Ben), Buddhi (Hikmet), Üst Manas (Özbilinç)

Sonraki dörtlü: Alt Manas (zihin), Kama Rupa (arzu beden), Linga Sharira (eter bedeni), fizik beden.

Bilincin İlksel Işınları[5]

İnsanlığı, monadlarının ait olduğu 7 gruba ayırabiliriz. Bunlar insanlık ailesindeki her varlığın tini olan bilincin ilksel ışınlarıdır. Tek bilinç olan logos, 7 farklı nitelikte ışır. Her birimizde bunlardan biri baskın, diğerleri ise çekinik olarak bulunur.

Gizli Öğreti adlı kitabında Mdm.Blavatsky bunu şu şekilde anlatır:

“Bu hakikat dünyası yalnızca kitaptaki şu sözlerle açıklanabilir;‘sonsuzluğun kalbine düşmüş parlak bir yıldız; umudun işaret ışığı, üzerlerinde 7 ışığın, 7 varlık dünyasını taşıdığı…’ Gerçekten de öyle; zira bunlar yansımaları insanın ölümsüz monadları (Atma) olan 7 ışıktır. Atma, insan ailesinin her varlığının ışıyan tinidir.”

Beyaz ışın Bir’i yani Tanrı’yı temsil eder. Onun prizmaya yansıması 7 ışını açığa çıkarır.

7 ışın, evreni ve içindeki her şeyi yaratan 7 kuvvettir.

Hakikat Dünyası (bütünsellik)

7 Kişilik, 7 Işın[6]

Teosofistler insanların yedi farklı ilke üzerine dünyaya geldiklerini ve ana karakterlerinin, eğilimlerinin ve seçimlerinin buna göre şekillendiğini anlatır.

  • Atma: Önder.
    Yüksek benlik. Bilinç, yaratıcılık yetisi (örn. Şiva, Zerdüşt)
  • Buddhi: Öğretmen.
    Sezgi, sevgi, bilgelik, hizmet (örn. İsa, Hermes, Buda, Athena)
  • Manas:
    Aktif, ruhsal zekâ. (örn. Venüs, Vişnu, Konfüçyüs)
  • Jiva: Sanatçı.
    Barış elçisi, uyum sağlayan. (örn. Krişna, Apollo)
  • Sthula Sharira: Bilim insanı, araştırmacı. (örn. Einstein)
  • Kama Rupa: İdealist. Peygamber, aşık, savaşçı.
    (İbrahimi gelenek)
  • Linga Sharira: Ritüelci. Biçim yetisi; mimar, yapıcı.
    (örn. Hz. Süleyman)

Bu görsel, yapay zekâ ile oluşturulmuştur.


7 Işın, 7 Kişilik ve İlişkileri[7]

Bu yedi ilke yedi renk, yedi gezegen, yedi nota, yedi çakra (Hinduizm’de enerji merkezleri), yedi element ve haftanın yedi günü ile de doğrudan ilintilidir.

Kişi doğuştan bu yedi gezegenden birisi ile daha sıkı bir etkileşimdedir. Bu 7 gezegen ezoterizmde; “Dünya, Güneş, Ay, Venüs, Mars, Satürn, Jüpiter ve Merkür” olarak tanımlanır.

Burada ay ve güneş gezegenler arasında sayılırken diğer gezegenler Uranüs ve Neptün ise gündemde değildir. Bunun nedeni tamamıyla ezoteriktir.

Mdm.Blavatsky, “7 gezegen denmesinin nedeni bunların güneş sistemi içinde özel bir rolü olmasıdır; daha fazla olduğunu bilmediklerinden değil” diye açıklar.    

Goethe Doğu Batı Divanı’nda bu konuya atıfta bulunur:

“7 gezegenin hepsi de,
Açtılar metal kapılarını…”

Prensip Renk Nota Sayı Gezegen Çakra Element Haftanın Günleri
1 Atma Mavi Sol 5 Jüpiter Taç Buhar Perşembe
2 Buddhi Portakal Re 2 Merkür Alın Hava (kritik hal) Pazar
3 Manas Lacivert La 6 Venüs Boğaz Kritik hal Cuma
4 Jiva Sarı Mi 3 Güneş Kalp Su Çarşamba
5 Sthula Sharira Yeşil Fa 4 Satürn Karın Kritik hal Cumartesi
6 Kama Rupa Kırmızı Do 1 Mars Pelvis Buz Salı
7 Linga Sharira Mor Si 7 Ay Kök Ether / Esir Pazartesi

 

Ezoterizm’de 7 Element[8]

Elementler aynı zamanda farklı bilinç seviyelerine, düzlemlere ve maddenin hallerine karşılık gelir.

Biz, bu gelişim sürecinde dördüncü devrede olduğumuz için günümüzde ancak dört elementi biliyoruz. Beşinci ise (eter) çok bilinmiyor. Ama ezoterik felsefede 7 element vardır.

Yedinci element olan toprak, Hinduizm’de aynı zamanda Tanrıça’dır (Bhumi, Prithivi).

Elementler Hiyerarşiler İnsandaki Prensipler
1 Uzay (Akasa) Numen düzlemi Atmik aura
2 Kutsal alev Ezeli tükenmez töz Buddhi
3 Ether Kumara’ların yeri Üst Manas
4 Ateş (Agni, Tejas) Mahat’ın oğulları şekilli meleklerin (Rupa-Deva) en kutsalı Alt Manas
5 Hava (Vayu) Yüksek elementaller Arzu, tutku (Kama)
6 Su (Apas) Elemental’ler, doğa tinleri, Elementary’ler Astral imaj (şeffaf)
7 Toprak (Bhumi, Prithivi) İnsan, hayvan Beden

 

Ezoterik felsefe şeylere bütünsel açıdan holografik olarak bakar. Holografi kavramı, teosofik yazılarda bütünün her bir parçasının bütünü tümüyle yansıttığı görüşüdür. Bir düzlemde 7 elementi görebileceğiniz gibi, 7 elementi 7 düzlemde de görebilirsiniz.

Bu görsel, yapay zekâ ile oluşturulmuştur.

Evrende Yedili Döngüler[9]

Teosofistler evrenin uzamsal ve zamansal olarak yedili yapısından bahseder. Öncelikle zamansal olarak evrenin yedi gecesi (Pralaya) ve yedi gündüzü (Manvantara) vardır. Bunların süresi tam olarak belli değildir. Yedi geceden sonra her yeni gündüz, içinde bir önceki yaşamın tohumlarıyla beraber gelir. Bu şekilde sürekli mükemmele doğru bir serüven yaşanır.

Bu serüvende insanlığın gelişimi için de zamansal boyutta yedi evre tanımlanmıştır. Her evrede yeni bir hakikat sunulur ve insanlığın onu anlamaya çabalaması beklenir. Mdm.Blavatsky şöyle anlatır: “Her kök ırkın evre başında kendi vahyi veya vahiy erenleri gelir.” İçinde bulunduğumuz dördüncü evrede açımlanan dördüncü hakikat, tinsel (manevi) yolun hakikatidir. Gelecek döngülerde (belki milyonlarca sene sonra) açımlanacak olan hakikat, şimdi bizim için uygun değildir. Yeni bir hakikatin doğması için gerekli olan da kollektif olarak bireylerin kendi cahilliğinin farkında olması ve yeni bir hakikat arayışı ile çaba göstermesidir.

Evrenin gündüzünde uzamsal boyutta yedi evren ve bunların her birinde de yedi alem vardır. Yedinci evrenin en son aleminde dünyamızın da içinde bulunduğu güneş sistemleri yer alır.

Her devrede ilgili element gelişim gösterir. Buradaki şekilde dünya dördüncü devrenin ikinci yarısındadır.

İlk devrede toprak, ikincide su, üçüncüde hava, dördüncüde ateş, beşincide ether mükemmelleşir. Her element kendine ayrılmış devrede en uygun hale gelirken daha üst devrelerde de gelişmeye devam eder.

Teosofide 7 Mükemmel Erdem (Paramitas)

“Sessizliğin Sesi” adlı son kitabında Blavatsky, insanın kendi özüne ulaşması için gerekli erdemleri sıralar. Bunlar bilinen ahlaki erdemler değil, insanı kendi hakikatine eriştiren dönüştürücü niteliklerdir. Her ne kadar 7 nitelik olarak açıklandıysa da bu nitelikler sıralı değil, birlikte yaşanılarak aşılır ve hedefe ulaşılır.

  • Dana: Aşkın cömertlik, vericilik. Karşılıksız verme. (Feragat ahlakı)
  • Shila: Geleneksel ahlaka aşkın olan “düşünce-kelime-eylem” uyumu. Tüm varlık tek bir amaca yöneldiğinde sıra dışı bir tinsel gücün gelmesi.
  • Ksanti: Sıradan sabrın ötesinde, koşullardan bağımsız, açık algı üreten bir dinginlik hali. Karşı çıkmak yerine sadece cevap vermek.
  • Viraga: Duygusal davranışlardan kurtulma, özgürleşme. Ne duyguları bastırma ne de onların hükmüne girme.
  • Virya: Tüm engelleri kaldıran tinsel enerjinin açığa çıkması. İrade gücü değil; benlik aradan çıktığında gelen, daha anlamlı amaçlara yönelik enerji.
  • Dhyana: Geleneksel meditasyon tekniklerini aşarak kavramsal yetilerin kurulumu. Her koşulda derin farkındalık sağlayan yeti. Algıda bu kalıcı değişiklik gelişmede önemli bir aşamayı gösterir.
  • Prajna: Bilgeliğin kavramsal aracı olmaksızın doğrudan hakikati algılaması.
    Rasyonel aklın ötesindeki tüm görüngülerin birbirine bağlı oluşunun anlık kavranışını sağlar.

Hinduizm’de 3 Tanrı ve 7 İlke

Brahma (SAT) Varlık; şeylerin dünyası (toprak, su, hava, ateş, ether)

5-Sattva: Doğa kanunu
6-Rajas: Doğal enerji
7- Tamas: Madde

Vishnu (CHIT) Bilinç dünyası

1-Ichchha (Atma): İrade
2- Jnana (Buddhi): Aşk
3- Kriya (Manas): Düşünce

Shiva (ANANDA) Nefs, gerçek can, mutluluk

4-Maya ile temsil edilir.

Ezoterik Hint ve Mısır Metafiziği[10]

Hint Mısır
1 Rupa: Beden/biçim Kha: Beden
2 Prana: Hayat nefesi Ba: Nefes ruhu
3 Astral beden Khaba:Gölge
4 Kama Rupa: Beden ruhu Akhu: Zeka/algı
5 Manas: Zeka Seb: Geçmişe ait ruh
6 Buddhi: Tinsel ruh özü Ptah: İlk entellektüel ata
7 Atma: Saf ruh Atmu: Tanrısal, ebedi ruh

(Tabloda Blavatsky’nin önerisi doğrultusunda düzeltme yapılmıştır.)

Yedi Hermetik İlke-Kybalion[11]

Üç kere bilge olarak adlandırılan Hermes’in evrensel işleyişi açıklayan ilkelerinin de yedi olması bize şaşırtıcı gelmemektedir. Bunlara bugünkü bilim açısından yaklaştığımızda da benzerliği fark ederiz.

  • Mentalizm: Bilincin yarattığı evren anlayışı. Günümüzde kuantum alanında bu olgu ile karşılaşırız.
  • Karşılıklılık: “Yukarıdaki neyse aşağıdaki odur.” Evrende, insanda ve mikrokozmosta benzer örüntülerin tekrarlanması. Doğada karşılaştığımız fraktal sistem buna örnektir.
  • Titreşim: Evrende her şeyin hareket halinde ve özel bir titreşiminin olması. Günümüzde frekans (sinüs dalgasının sıklığı) diye adlandırılır.
  • Polarite: Evrendeki her şeyin ikili yapıda ama aslında tek gerçeğin görünümleri olması. İyi-kötü, gece-gündüz, pozitif-negatif gibi.
  • Ritim: Her şeyin bir sarkaç misali ritmik olması. Her iki yönde de aynı ölçüde salınım.
  • Etki/Tepki: Her etkinin bir tepki yaratması, her tepkinin de bir etkisinin olması.
  • Cinsiyet: Her canlının eril veya dişil olarak bir cinsiyetinin olması. Eril yapısallık ve hareketi, dişil ise beslenme ve üreme işlevlerini öne çıkarır.

Zerdüşt Öğretisinde Yedi [12]

Amesha Spenta (Evrenin Yedi Temel Direği) Hükmü
Ahura Mazda Yaratıcı çatı güç
Vohu Manah İyi zihin, ilahi bilgelik, aydınlanma ve sevgi Evcil hayvanlar
Asha Vahishta Evrensel mükemmel düzen, adalet Ateş
Khshathra Vairya Egemenlik arzusu, ideal güç Metaller
Spenta Armaiti Alçak gönüllülük ve inanç Yeryüzü
Haurvatāt Bütünlük veya mükemmellik Su ve bitkiler
Ameretāt Ölümsüzlük Su ve bitkiler


İslam Anlayışında Yedi

İslam kaynaklarında da 7 rakamı her zaman çok önemlidir. Yedi kat gök, 7 kat yer, Kabe’nin 7 kere tavaf edilmesi, Safa-Merve arasının 7 kez gidilmesi, 7 büyük günah, 7 nefs bunlardan yalnızca birkaçıdır.

Hz. Peygamber, 7 ayetten oluşan Fâtiha’yı “Kur’an’ın en büyük sûresi” diye niteledikten sonra onun iki yedi (es-seb‘u’l-mesânî) ve kendisine verilen yüce Kur’an olduğunu söylemiştir. Hicr suresinde peygambere şöyle hitap edilir: “Şu bir gerçek ki biz sana ‘tekrarlanan yedi’yi ve yüce Kur’an’ı verdik” (el-Hicr 15/87)

Hz. Ali Kuranın 7 dışsal ve 7 içsel olmak üzere 14 anlamı olduğunu söyler:

“Kur’an’ın yedi katmanlı bir içsel bir de dışsal anlamı vardır. İçselin de içseli vardır.”

Anne Marie Schimmel, “Fatiha’ın ilk 3 ayeti Tanrı’ya yönelik iken son dört ayet insanlığın yakarışlarından ve ihtiyaçlarından bahseder” der ve onun Hıristiyanlıktaki “Lord Prayer” duası ile benzerliğini vurgular. Aynı zamanda sure başlarındaki harflerden olan HM (hamim) ve selam kelimesinin de Kuran’da 7 kez geçtiğini söyler.[13]

(İlginç olan, Kuran iniş sırasına göre yazıldığında bu 7 surenin arka arkaya geliyor olmasıdır.)

Bu harflerin ne anlama geldiği ise belli değildir, kişisel olarak keşfe açıktır. Bu konuda Hz. Ali’nin şu sözü anlamlıdır:

Sen apaçık kitapsın, harfleriyle gizemlerin açıklığa kavuştuğu…

Muhyiddin İbn Arabi’nin gençlik yıllarında yazdığı Şahit ve Anlattıkları[14] adlı ilk kitabı da 14 bölümden oluşmakta olup tinsel bir seyir anlatımıdır. Çok sonraları yazdığı Füsus’ta[15] ise şöyle diyecektir:

“Ben Kur’an’ım, tekrarlanan (ikilenen) yediyim.
Kapların ruhu değil, ruhun ruhuyum.
Kalbim gördüğümün yanında duruyor.
Onu görüyor. Dilim ise yanınızdadır.”

Muhyiddin İbn Arabi’de bedenler, insan hakikatinin suretleri olarak tanımlanır:

– İlk Akıl’a ait akli suretle örtüşen soyut ruhi suret.
– Külli nefse ait suretle örtüşen kalbi suret.
– Külli tabiatla örtüşen ve feleklere yerleşmiş nefslerle ve diğer nefslerle örtüşen hayvani ruh (latif, dumansı suret).
– Külli cisimle (en dış felek) örtüşen kan sureti.
– Büyük alemin cisimleriyle örtüşen organların sureti.

Arabi’de 7 Yol Gösterici (İmam)[16]

 

[17]

 

 

 

 

 

 

 

Hz. Peygamber miracında 7 göğün her birinde bir peygamberle karşılaştığı ve konuştuğunu söylemiştir. Bunların her biri, Füsusu’l Hikem kitabında anlatılan bir isme/anlama/hikmete karşılık gelir.

  1. Adem: İlahi hikmet
  2. İsa: Peygamberlik hikmeti
  3. Yusuf: Işık hikmeti
  4. İdris: Kutsallık hikmeti
  5. Harun: Önderlik hikmeti
  6. Musa: Üstünlük hikmeti
  7. İbrahim: Aşk sarhoşluğu

Tasavvufta 7 Nefs

Tasavvuftaki bu sıralama, kişinin arınma süreçlerini tanımlar. Bunlar bir sıraya bağlı gibi görünse de süreç içerisinde düşüş ve tekrar yükselişlerin yaşanabileceği söylenir.

  • Nefsi Emmare: Zorunluluk (emir) altında olma
  • Nefsi Levvame: Pişmanlık içinde olma (tövbe)
  • Nefsi Mülhime: İlham içinde olma (sanat üretme, sezgi)
  • Nefsi Raziye: Kendinden razı olma (şükür)
  • Nefsi Marziye: Kendisinden razı olunma (eminlik)
  • Nefsi Safiye: Arınma
  • Nefsi Kamile: Erginleşme

İsmail Emre (1900-1970) bir doğuşunda hakikate ulaşmayı yedi aşamada anlatır.[18]

Nefsin çeşitli aşamalardan geçmesinin, her seviye ile ilgili hali gerektirmekte olduğu söylenebilir.

  1. Sabır
  2. Tahammül, tenezzül  
  3. İlim
  4. Azim
  5. Aşk
  6. Yokluk
  7. (Çok gizli)

Sonuç olarak bizler, beşer olmaktan çıkıp insan olmayı öğrenmek için (insan; vicdanı uyanan beşer) yaşamı deneyleyen tinsel varlıklarız. Gayemiz bu yaşamda içsel gelişim sürecimizi tamamlamak ve aslımıza, bütünselliği, birliği yaşayacak olan tinsel varlığımıza (yüce) ulaşmaktır. Bu amaçla tensel ve tinsel tüm bedenlerin arıtılması ve onlara iyi bakılması gerekmektedir. Bu da ancak erdemleri hayata geçirerek olacaktır. Bu bağlamda “akıl, ahlak ve adalet” birbirinden ayrılmaması gereken üçlüdür.

Platon’un en yüce ideleri olan iyilik, doğruluk, güzellik, eşitlik, adalet ve Bir’liğin (tevhid) bizi biricik yaşam gayemiz olan “insan” ideasına kavuşturması ve tamlaması ümidiyle…

 

 

Yedi Beden

Kendini görürsün ten,
Seni yanılsamaya iten.
Dört unsurla ilgili,
Emirler gelir nefsten. 

Onu kaplar bir esir,
Duyular ona yansır,
Her göze görünmez o,
Varlığı şeffaf bir sır. 

Sonrası arzu beden,
Duygun ona hükmeden.
Kâh sevinç, kâh hüzünle,
Kurtuluş yok ölmeden. 

Akıl bedenin zihin,
Onun evidir beyin.
Ayırıp bilmek ister,
Hep olmak için emin.

Bir sonra gelir usun,
Duyulara der, susun!
Saf akıldan seyreden,
 Gönülden alıp okusun.

Bir üsttekidir ana,
Hep şefkat eder sana
Kendini bilmen için,
Hep demekte “baksana…” 

Çağırmakta seni yüce,
Hem gündüz hem de gece
Bu haller sıralı değil,
Hepsi bir, içten içe…

 

 

[1] The Secret Doctrine: Cosmogenesis Series I, Part 1 with Pablo Sender | At Home with Theosophy Series
https://youtu.be/CYKQIXyTSmY (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

[2] H.P Blavatsy, Gizli Öğreti III. Cilt sf. 282-283, Mitra Yayınları, çev. Rüya S. Uğurlu.

[3] Pablo Sender: The Seven Dimensions in Cosmos and Self
https://youtu.be/lA6W35N9ee8 (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

[4] Pablo Sender: The Seven Dimensions in Cosmos and Self

[5]The Secret Doctrine: Cosmogenesis Series I, Part 1 with Pablo Sender | At Home with Theosophy Series
https://youtu.be/CYKQIXyTSmY (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

[6] The Seven Rays: Being Different Together (Betty Bland)
https://youtu.be/vVLbtDpTvxk (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

[7] The Seven Rays: Being Different Together (Betty Bland)

[8] The Secret Doctrine: Cosmogenesis Series II, Pt. 1 with Pablo Sender | At Home with Theosophy Series
https://youtu.be/AuPZOzf3Tts (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

[9] The Secret Doctrine: Cosmogenesis Series I, Part 1 with Pablo Sender | At Home with Theosophy Series
https://youtu.be/CYKQIXyTSmY (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

[10] H.P Blavatsy, Gizli Öğreti III. Cilt sf. 282-283, Mitra Yayınları, çev. Rüya S. Uğurlu.

[11] The Seven Hermetic Principles (Bruce H. Lipton, Ph.D.)
https://youtu.be/eJzekHoqV6A (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

[12] Britannica “amesha spenta”
https://www.britannica.com/topic/amesha-spenta (12.06.2026 tarihinde erişildi.)

[13] Prof. Dr. Annemarie Schimmel, Sayıların Gizemi, sf. 148.

[14] Muhyiddin İbn Arabi, Şahit ve Anlattıkları, çev. Zeynep Şeyma Özkan.

[15] Muhyiddin İbn Arabi, Füsusu’l-Hikem, sf. 68.

[16] Muhyiddin İbn Arabi, Füsusu’l-Hikem, sf. 42.

[17] Muhyiddin İbn Arabi, Füsusu’l-Hikem, sf. 54.

[18] Doğuş No: 0640 – Ne kadar medhetsek, az… (İsmail Emre)
https://ismailemre.net/ne-kadar-medhetsek-az/ (21 Mart 2026 tarihinde erişildi.)

Suna Öztürk
+ Son Yazılar