Anasayfa2024-08-23T13:52:31+03:00

Nietzsche Yerleşkesinde İd, Ego, Süperego

Giriş Freud ve Nietzsche, modern düşünce tarihinde önemli yer tutan iki düşünürdür. Bu makalede Freud’un id, ego ve süperego modelini...
Devamını oku
Nietzsche Yerleşkesinde İd, Ego, Süperego

Kuroş’un Silindiri

Kuroş’un (Cyrus the Great) Silindiri[1] Bütün gök ve yerin kralı olan Marduk (…yeş’te) düşmanlarını yok (viran; yıkmak, taş üstünde taş...
Devamını oku
Kuroş’un Silindiri

Assos ve Filozofları

Tarih Boyunca Assos Assos (Behramkale), günümüzde Çanakkale’nin Ayvacık ilçesinde Antik Truva (Troad) yarımadasının güneyinde deniz kıyısında bir yerleşim yeri. Truva...
Devamını oku
Assos ve Filozofları

İfadenin İfadesi Olarak Söz

I. İnsanın sözle eğitilen bir varlık olduğu söylenir. Bizler için söz söylemeden, söz duymadan, söz üretmeden yaşamak mümkün olur muydu?...
Devamını oku
İfadenin İfadesi Olarak Söz

Leh Leha, Galut, Gilgul

Tanrı, İbrahim’e babasının evinden ayrılmasını ve kendisine göstereceği diyara gitmesini söyler.[1] Bu “diyar” Tora’nın anlatımında mitsraim (מצרים) veya Mısır ülkesidir.[2]...
Devamını oku
Leh Leha, Galut, Gilgul

Arkana Bakma

Başlık “Arkana Bakma[1]” olunca, bu benim için çok provokatif bir konuya dönüşüyor. “Arkana bakma” bir emir kipi olabilir. Eğer öyleyse bu benim iradem dışında demektir; ben karar vermemişim, yani birisi bana arkana bakma diyor. Yok, emir kipinde değilse “arkana bakma” bir nasihat olabilir. Sonuna bir de gizli bir “k” ekleyebilirim, parantez içinde bir “k” koyarsam, “arkana bakma(k)” olur. O zaman gerçekten alternatifli, problematik bir başlık elde ederim. Hangi perspektiften bakarsanız [...]

Yazar: |Ağustos, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Sınır ve Adalet

Sınır, aslında ikiliğin ya da genel anlamıyla çokluğun olduğu yerde yani yaşamın her alanında karşılaştığımız ve deneylediğimiz bir olgudur. Yaşadığımız evrende zaman ve uzay belirlenimleri olarak, dünyada ülkeleri ve ulusları birbirinden ayıran gerçeklik olarak, ülke içerisinde coğrafi bölge ve şehirler olarak, toplumsal yaşamda düzeni oluşturan kısıtlamalar ve koşullar olarak, kendi bilincimizde ise kavramlar ve kategoriler olarak bu sınırlarla sürekli karşılaşır ve onları içselleştiririz. Bütün bu içselleştirmeler ile de kendimizi ve [...]

Yazar: |Ağustos, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Sanata Dair

Alıntılayan: Ayfer Akbaşoğlu Güzel sanatı uzak bir kaidenin üzerine koyarak yüceleştirmiş etmenler, sanatın kendi alanı içinde doğmadıkları gibi, etkileri de sanatlarla sınırlı değildir. Birçok insan için, “manevi ve ideal” olanı bir huşu ve gerçekdışılık aurası sarar. “Madde” ise, aksine, değersizleştirici bir terim halini almış, kendisi için mazeret veya özür dilenmesi gereken bir şey olmuştur. Resim sanatıyla ilgili en yaygın yanlış anlaşılma çizimin doğası konusundadır. Tanımayı öğrenmiş, fakat estetik biçimde algılamayı [...]

Yazar: |Temmuz, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Doğa, Hijyen ve Beslenme Üzerine

Doğamızı ne kadar ve neye göre tanıyoruz? Doğaya ilişkin bilgi ve farkındalığımızın sınırlarını sorgulamak, günümüz yaşam biçimlerinin doğayla ilişkisini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle içinde bulunduğumuz mekânlar ve kullandığımız maddeler, doğayla olan bağımızı doğrudan etkiler. Örneğin, istirahat ettiğimiz mekânların doğaya uygunluğu üzerine düşünmeliyiz. Fayans, cila gibi yüzey malzemeleri ve plastik kullanım oranı nedir? Bu maddeler doğallıktan uzaksa, doğayla ilişkimizi desteklemek yerine engelliyor olabilirler. Giydiğimiz kıyafetler ve ayakkabılar da bu [...]

Yazar: |Temmuz, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Neşet Eden Varlık, Varlık’tan Neşet Eden veyahut Neşet Ertaş’ın Türkülerinde Varlık

İnsan aşıkken cennettedir, cennette değilse aşık değildir.[1] Cenneti bu dünyada nasıl tasavvur edersin deseler; anne karnında derim.[2] Aşkın ateşinde “aşk”la tanışılan o yer.[3] O cennette insan yoğrulur. Mayası sevgidir; anne sevgisi. “Bir anadan dünyaya gelen yolcu” Yolcu, Neşet Ertaş’ın kendi düşüncesi, duygusu, hissettikleri içinde, bir ruhun dünyaya gelişinden gidişine kadar kendi özünün bir ifadesidir.[4] Yolcu olan insan, bu dünyaya “ana”dan gelmektedir. Ana, “yaratan can” olarak insanı rahminde yoğurandır. “Gelen/doğan” ise [...]

Yazar: |Mayıs, 2025|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top