Anasayfa2026-06-26T17:23:49+03:00

Akıl Önyargıda Kalırsa

Canlı-cansız tüm varlıklar; nesneler, olaylar dışarıdan görülen sınırlarının içinde sırlarla dolu dururlar. Görünüşler sadece bir biçim olmaktan öte kendi içsel...
Devamını oku
Akıl Önyargıda Kalırsa

Seksek ve Bitmeyen Döngü

İnsan evladı eve dönmeyi özlüyor. Hangi eve? O her şeyin güllük gülistanlık olduğu, kopup geldiği huzur dolu ana evine. Bu...
Devamını oku
Seksek ve Bitmeyen Döngü

İyilik ve Kötülük Kavramı: Hegel’in Efendi-Köle Diyalektiği ve Filibeli Ahmed Hilmi’nin Ahlak Felsefesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Mevcut araştırma, felsefe tarihinin en köklü ve tartışmalı meselelerinden biri olan iyi ve kötülük problemini, Batı ve Doğu düşünce geleneklerinin...
Devamını oku
İyilik ve Kötülük Kavramı: Hegel’in Efendi-Köle Diyalektiği ve Filibeli Ahmed Hilmi’nin Ahlak Felsefesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Göğe Bakma Hali II: “Kuş” Hafızanın Taşıyıcısı

Kuşlar, her zaman özgürlüğün en belirgin temsillerinden biri olarak düşünülmüştür. Gökyüzünde serbestçe süzülebilmeleri, diledikleri anda yerle temaslarını kesebilmeleri, sabit bir...
Devamını oku
Göğe Bakma Hali II: “Kuş” Hafızanın Taşıyıcısı

“Âdem’in Yaratılışı” Freski: Anatomist Michelangelo Yaradılışı Nasıl Yorumladı?

Özet İtalyan sanatçı Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanındaki "Âdem'in Yaratılışı" freski, ilk insanın yaratılışını hem tıbbi hem de ezoterik boyutlarıyla ele...
Devamını oku
“Âdem’in Yaratılışı” Freski: Anatomist Michelangelo Yaradılışı Nasıl Yorumladı?

Düşünüyorum, Öyleyse Var Mıyım?

“Düşünüyorum, öyleyse varım.” Descartes’ın bir dönemi kapatıp yeni bir dönemi açan bu önermesi, ilk bakışta basit bir mantıksal çıkarım gibi görünse de, arka planında son derece ağır bir tarihsel ve düşünsel yük taşır. Bu cümle yalnızca bireysel bir bilincin varlığı tespitini değil, kendisinden önceki tüm bir düşünme geleneğini sorgulayan ve onunla hesaplaşan bir isyanı da temsil eder. Descartes burada yalnızca bir önerme kurmaz; aynı zamanda Tanrı merkezli skolastik düşünceye karşı, [...]

Yazar: |Aralık, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Dijitalleşen Dünyada Sosyal Medyada Tarihçilik

İnsanlığın tarihsel açılardan dönüşümü önemli olaylar neticesinde şekillenmiştir. Bunlardan birisi de günümüz dünyasının vazgeçilmezi olarak büyük bir merhale kaydeden teknolojik gelişmelerdir. 20. yüzyılda kitle iletişim araçlarının yaygınlaşması ile birlikte bilgi paylaşımının artması ihtiyacı enformatik toplum söylemini ön plana taşımıştır.  21. yüzyılda ise yeni teknolojik gelişmelerin ışığında internetin aktif bir şekilde kullanımı ile beraber sanal ve ikincil bir sosyal etkileşim biçimi önem kazanmıştır. Bu bağlamda enformatik toplum bu yüzyılda biçim değiştirmiştir. [...]

Yazar: |Aralık, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Borç: Aklın İflası ve Ontolojik İnsan Onurunun İhlali

Hukuk Sisteminin Ontolojik Çöküşü: Borçluluğun Sistematik İnşası I. Giriş: Çelişkinin Tespiti Bir bireyin, eylemleri, kararları ve seçimleri ile daima Hakikati ve İnsan Onurunu esas almayı bir yaşam düsturu haline getirmesi yalnızca felsefi düzeyde en yüksek etik taahhüt değil ontolojik bir zorunluluktur. Bu bilinçle dünyaya, topluma, doğaya ve insanlık onuruna katılan değer, şüphesiz ki yüksek değerde bir sosyal ve anlamsal kazanımdır. Mutlak Akıl'ın bu "İnsan olma zorunluluğu" prensibinin, mevcut düzen tarafından [...]

Yazar: |Aralık, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Kırmızı Gömlek Görünür…

İsa’nın “İlk taşı günahsız olanınız atsın”[1] sözünü örnek gösterirken, kendi elinde taşıdığı taştan bihaber olanın manevi yoldaki oyalanması, bu tatsız oyuna son vermeyi seçecek samimiyete gelene ve ötekileri eleştirme hakkını kendinde bulduğu her an, bu zehri bünyesine almak yerine aynada gerçekten kendine bakma edebine varana dek sürer... “Edep” başlığı, batıni gelenek kadar yaşamın içinde de o derece farklı boyut ve mertebelere yayılmıştır ki, tamamını konu edinmek güçtür. Tıpkı, anlamaya ve [...]

Yazar: |Aralık, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Rüstem’in Yedi Aşamalı Yolculuğu

  Keykâvus isimli İran padişahı döneminde geçen bir mit. En yetkin ve güvenilir kişi Zal isimli pehlivan. Zal’ın oğlu tüm zamanların en güçlü genç savaşçısı Rüstem (Rostam) ve onun ayrılmaz yoldaşı, beyaz atı Rahş (Rakhsh). Hilekârlık sembolü beyaz dev (Div), çok güçlü ve muktedir olan padişahı, “Mazenderan’da (İran’ın kuzeyinde, Hazar Denizi’nin güneyinde halen çok yeşil ve verimli bir bölge) büyük zenginlikler seni bekler ve orayı alırsan zenginliğin artar,” vaadiyle kışkırtır. [...]

Yazar:  ve |Aralık, 2025|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top