Jung ve Mandala

Jung C.G Kelime anlamı olarak “daire” anlamına gelen “mandala” sözcüğü, Sanskrit kökenli bir kelime olup öz, kuvvet anlamlarına gelen “manda” ve yakalamak, kab anlamlarına gelen “la” sözcüklerinin birleşmesinden oluşur (1,3). Bir yorumla, “mandala” kelimesinin, “özü içeren kab” anlamına geldiği ifade edilir (2). Hint dinlerinin pek çok ritüelinde kullanılan [...]

Yazar: |2024-03-09T18:28:54+03:00Haziran, 2023|Kategoriler: Ruh-bilim, Sayı 109 | Temmuz - Ağustos 2023, Sembolizm|

Köşeye Sıkışmış

Kitle davranışlarının ve tekil olarak insan davranışlarının öngörülemezlik halinden şaşırtıcılık, ürkütücülük ve öfke uyandırıcılık haline geçişi, ülkemiz özelinde dahi, beklenenden çok daha kısa bir zaman diliminde gerçekleşmiş görünüyor. 20. yüzyılın ikinci yarısından beri zeminini önce kurgulayıp sonra aşama aşama kuvvetlendiren, 21. yüzyıl başından beri de etkisi giderek daha görünür hale [...]

Yazar: |2024-03-08T21:51:33+03:00Haziran, 2023|Kategoriler: Ruh-bilim, Sayı 109 | Temmuz - Ağustos 2023|

Üstbenlik Kavramı

Freud, 1923’te geliştirdiği “yapısal kuram”ında, ruhsal aygıtta birbiriyle bağlantılı çalışan 3 yapıdan bahsetmiştir: altbenlik, benlik ve üstbenlik. Altbenlik, doğuştan sahip olduğumuz, hayatımızın ilk yıllarında ruhsal aygıtımızın tümünü kapsayan yapıdır. Zaman ilerledikçe ruhsal aygıtta altbenlikten farklılaşarak ayrı işlevsel özellikler kazanan birimler oluşur. Bu birimler benlik ve üstbenliktir.[1] Oluşma süreci 5-6 yaşlarında [...]

Yazar: |2024-07-01T18:23:38+03:00Temmuz, 2020|Kategoriler: Kavramsal, Ruh-bilim, Sayı 93 | Temmuz – Ağustos 2020|

Psikolojide Narsisizm Kavramına Kohut Öncesi Bakış

Narsisizm sözcüğü, Narkisos söylencesine göndermede bulunarak kişinin kendi imgesine yönelik sevgisini ifade eder.[1] Narsisizm sözcüğü psikiyatride ilk kez 1898’de Havelak Alleis tarafından bir psikiyatrik patolojiyi belirtmek için kullanılmıştır. Bu terimi Paul Nacke, 1899’da, kendi bedenine genellikle cinsel bir nesnenin bedenine davranıldığı gibi davranan, yani kendi bedenine tam bir tatmin elde [...]

Yazar: |2024-07-01T18:17:22+03:00Mart, 2020|Kategoriler: Ruh-bilim, Sayı 90 | Ocak – Şubat 2020|

Hakkım Dilimde

İnsan haklarının temelinde “saygı” kavramının yattığı söylenebilir. İnsan, varolduğu için, yani, kültürü, etnisitesi, ahlakı, ırkı, eğitim düzeyi, biyolojik yapısı gibi niteliklerden bağımsız olarak, sadece varolduğu için özünde bir saygıyı hakeder. Bunun sebebinin, insan varoluşunun, düşünebilme, hayal kurabilme, içgörü gibi yüksek becerileri potansiyel olarak barındırması olduğu söylenebilir. Dünyada yaşayan başka hiçbir [...]

Yazar: |2024-03-23T15:15:15+03:00Ocak, 2020|Kategoriler: Denemeler, İnsan Hakları - 2019, Kavramsal, Ruh-bilim|

Layık mıyız Çocuklarımıza?

Derleyen: Z. Funda Akçaoğlu Çoğumuz yetişkin yanlışlarızdır aslında Katı, güvensiz, kibirli Çocuklar yaşar yanı başımızda Geleceğin gözüpek öncüleri  Masum bir meraktır taşar içlerinden Yanıtsız çoğu kez ve hazır bağışlamaya Soralım kendi kendimize bazen Layık mıyız çocuklarımıza?[1] Çocuk, bebeklik çağıyla erginlik çağı arasındaki gelişme döneminde bulunan kişilere verilen isimdir (Türk Dil [...]

Yazar: |2024-03-23T15:03:58+03:00Ocak, 2020|Kategoriler: Denemeler, İnsan Hakları - 2019, Kültür ve Toplumbilim, Ruh-bilim|

Kişinin “Hayır” Deme Hakkı

 “Hayır” diyebilmek birçok insan için oldukça zorlayıcı ve rahatsız edici bir eylemdir. Kimisi yaratacağı etkilerden, alacağı tepkilerden çekinir, kimisi o zamana kadar kurduğu kişisel imajının sarsılacağından korkar. Hayır diyebilmek kararlılık, özgüven, özsaygı ve güçlü bir irade gerektirir. Hayır diyememenin muhakkak ki sosyal ve psikolojik anlamda etkileri vardır. Öncelikle bu durum [...]

Yazar: |2024-03-23T15:01:18+03:00Ocak, 2020|Kategoriler: İnsan Hakları - 2019, Kavramsal, Ruh-bilim|
Go to Top