Metin Bobaroğlu

Bu yazara ait 43 yazı bulundu.

İletişim Sorunu

İletişim, bilindiği gibi, iki kaynak arasında, iletilerin karşılıklı gidip geldiği bir ilişkidir. Eğer ileti tek yönlü akıyorsa, böyle bir durumda iletişimden söz edilemez. İletişim için geri bildirim gereklidir. Günümüzde iletişim, daha çok teknolojiyi çağrıştıran bir kavram. İletişim deyince akla, radyo, televizyon, gazete, telefon, bilgisayar, Internet vb. geliyor. İletişim araçlarının teknolojik [...]

Yazar: |2024-03-30T18:43:33+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: İletişim Sorunu|

Değer Üreten Varlık Olarak Etik İnsan

İnsan için ayırt edici birçok tanım vardır. Bu tanımlar, çeşitli disiplinlerin damgasını taşırlar. Eğer Etik disiplini söz konusu olursa, o zaman “İnsan değer üreten bir varlıktır” tanımı öne çıkar. Kuşkusuz insan, yalnızca değer üreten varlığa indirgenemez; nasıl ki, yalnızca “düşünen varlık”, “eylem varlığı”, “ahlâk varlığı”, “istenç varlığı”, “toplumsal varlık”, “emek varlığı” vb. [...]

Yazar: |2024-03-31T17:25:48+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

Ekin Sorunu

“Sorunları çözmek, onları anlamakla olanaklıdır.” Ekin, yaşam biçimlerini ve ilişkilerini kapsayan bir olgudur. Doğa verilerini duygu, düşünce ve eylemiyle değiştirip dönüştürerek insan, kendine ekinsel bir dünya kurar. Ekin nesneleri, doğal özleri ve biçimlerine katılan insansal öz ve betiyle yepyeni bir varoluş kazanırlar. İnsan elinin değdiği her nesne ondan bir iz [...]

Yazar: |2024-04-02T17:20:55+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Kültür Sorunu|

Bak Şu Söze Ne Ediyor!(1)

İnsan, kendisiyle ve çevresiyle ilişkisini bilinçli olarak gerçekleştirir. Bu bilinçlilik, hem çevre hem de denetimi içerir. İnsan burada, kendisine en yakın doğa varlığı olan hayvandan özgül bir ayrıma uğrar. Hayvanlar çevrelerinin bilincindedirler, ancak edilgin olarak, insan, çevresinin bilincinde olduğu gibi kendisinin de bilincindedir. İnsan, ben bilinci olan biricik varlıktır; bu [...]

Yazar: |2024-04-04T15:18:14+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Dil Sorunu|

İnsan Üç Kez Doğar

Birinci doğum ekin ortamıyla kuşatılmıştır. İkinci doğum eğitime doğmaktır; pedagojik, psikolojik ve bilimsel yöntemlerle insan biçimlendirilir. Üçüncü doğum, insanın kendisinden doğmasıdır ki bu da insanın kendi yaşamına kendi özgür istenciyle biçim vermesidir. İnsan dünyaya geldiğinde, genetik özellik, yetenek ve doğal eğilimlerinden başka bir şeyi yoktur. Hangi ekinsel çevreye doğduysa, onun referanslarıyla biçimlenmeye [...]

Yazar: |2024-04-14T13:11:15+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Eğitim Sorunu|

Ekinsel Biçem ve Aydınlanma Sorunu

Ekin, insanın doğa ve toplum ilişkilerindeki üretimlerinin toplamı ve onları kullanma ve nesilden nesile aktarma biçimidir. Ekin, bir toplumun ortak umutlarını, hedeflerini ve geleceğe bakışını da gösterir. Ekinin, insan topluluklarına ortak kimlik kazandırması, toplum oluşturma özelliği, tarihsel süreçte nesilleri birbirine bağlayarak, toplumların belleği ve kimlik sürekliliği sâğlaması, toplumların var olabilmesi [...]

Yazar: |2024-04-14T17:59:16+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Aydınlanma Sorunu|

Düşüncenin Tarihselliği

Düşünce hareketi, "Philo-Sophia" -Bilgi Severlik- olarak adlandırılmıştır. Felsefe, önce, aklın sorularına yanıt bulmak, sonra sorun çözmek, daha sonra da etkinlik olarak uğraş vermiştir. Felsefe, bir bakıma, sorulara ve sorunlara her dönemde değişik yanıtlar ve çözüm denemeleri ve denemelerin yol açtığı yeni soru ve sorunların topluluğudur. Giderek Felsefe, kendi kendisini de [...]

Yazar: |2024-04-14T16:07:05+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Aydınlanma Sorunu|

Tevhid

Vakit, zaman derler: (ân-ı dâim)dir: (Zevk-i Küllî) derler: (kalb-i selîm)dir; (Hâl) lisânı derler, sükûtlar okur, Bakıp (ümmî) derler; onlar âlimdir. Göz ile okunur, dudak değildir, Bakarak dinlenir, kulak değildir; Öyle bir yoldur ki, değil meydanda, İrfanla yürünür, ayak değildir. Semâda zannetme, senden sanadır, Boşluğa değildir, O Rahmân’adır; Adetsiz yolların, bir [...]

Yazar: |2024-07-12T17:47:21+03:00Temmuz, 2017|Kategoriler: Felsefe, Hikmet ve Tasavvuf, Kavramsal, Sayı 75 | Temmuz – Ağustos 2017|

Altıncısı ‘Haddini Bilmek’tir

İrşâdına mazhar olduğum bir ârife, “İslâm’ın şartı beş, imânın şartı altı” diye söylenmiştir. Ama aynı zamanda “Hüvel evvelü, vel ahirü, vezzâhirü vel bâtın” [1] da denmiştir. İçte olan, dışta da varsa, ikisi de “altı” olması gerekmez mi? diye sormuştum. Ârifin yüzünde beliren gülümsemeyle birlikte söylediği söz beni önce utandırdı (hicab [...]

Yazar: |2024-04-29T15:33:15+03:00Aralık, 2016|Kategoriler: Kavramsal, Sınır - 2016|
Go to Top