İzzet Erş

Bu yazara ait 98 yazı bulundu.

Yeryüzünün Yüksek Yerleri

 İblis İsa’yı yüksek bir dağa götürdü ve ona dünyanın tüm illerini ve onların izzetini gösterdi. Ve İblis ona dedi: Eğer bana secde edersen, bütün bu şeyleri sana veririm. [1] İblis, İsa’yı göğe yükseltir ve onu bir dağın zirvesine koyar. Ve Rabbe olan imanını işte bununla sınar. Denilir ki insanı kendi [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-21T18:19:05+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 50 | Temmuz 2014, Yorumbilim|

Pitagoras’ın Sayıları

Tamahkâr olma, zira her şeyde i’tidâl efdâldir. [1] Pitagoras’ın felsefi dizgesi genel olarak ve basitçe aritmetik sayılara ve bu sayıların ihtiva ettiği ilmi sınıflara indirgenir. Ancak Pitagoras’ın düşünce sisteminin özünü nicel sayılar değil, ama sayılar ile simgelenen ilmi bir hiyerarşi oluşturmaktadır. Pitagoras’a göre bilgi ve giderek bilgiyi nesnesi kılan tüm [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-21T18:53:20+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Sayı 49 | Haziran 2014|

İhtiyar Bilge…

Bilen konuşmaz. Konuşan bilmez.[1] Lao Tzu, ihtiyar bilge. Onu tanımıyorum. Yüzlerce yıl önce yaşadığı için tanımıyor değilim üstelik. Bugün, burada yanı başımda olmasına rağmen tanımıyorum onu. Sözlerini okuyorum, ancak sesini işitmiyorum. Tao’nun sesini işitebilmek için çok sessiz olmam gerektiğini söylüyor. Tao’nun sesi, sessiz bir mekanda değil, dingin bir zihinde duyulur çünkü. [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-22T20:14:55+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 48 | Mayıs 2014|

Osiris Miti Üzerine

Mısır kozmogonisine göre “zamanın başlangıcından evvel”, mutlak karanlığın ve kaosun tanrısı olan Nun, yaratıcı tanrı Atum Ra’yı[1] var eder. Bundan sonra tanrı Shu (rüzgar) ve tanrıça Tefnut (su) yaratılarak onların iki çocukları olan Geb (yer) ve Nut (gök) hayata geldiler. Geb ve Nut’un birlikteliğinden Osiris, İsis, Seth ve Nepthis adlı [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-22T21:10:12+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 47 | Nisan 2014|

AUM (OM Hecesi)

Aum yay, Ben ok, Brahman da hedeftir. [1] Brahman kültünün en yüce mantrası olarak bilinen Aum hecesi, sadece titreşimsel değeri yüksek, meditatif bir kelime değildir. Aum hecesi Upanişadlar’ın da bildirdiğine göre tamamlanmak (ekmeliyet) anlamını da taşımaktadır. Kâmil olan Aum yolunu tamamlayandır. Böylece Aum bir sonuç değil, ama sürecin kendisidir. Bu [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-23T17:16:43+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Mitoloji, Sayı 46 | Mart 2014|

Karali Kali

Karanlıkta yaşayan, kibirleri içinde kendilerini arif sanan ahmaklar, körlerin kılavuzluk ettiği körler gibi bir ileri bir geri tökezleyerek dolanırlar. [1] Dehşetli karanlık veya kara cahillik, zulmet-i âlâ. İnsanın en derin karanlığı, varoluş serüveninin henüz başındaki, rahimdeki bebeğin gözünde olan karanlık gibi değildir. Çünkü bebek karanlıktan aydınlığa çıkar. Uykudan uyanıklığa veya [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-24T21:51:51+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Mitoloji, Sayı 45 | Şubat 2014|

İdea ve İdeoloji

Felsefi kavramsallık içinde ideal olan, ideanın kendini bütünlemesi olarak ifade bulur. Bu bütünleme edimsel olan ideanın kendi gerçekliğini ereğinde gerçekleştirmesidir. Çünkü idea bir süreçtir. Psikolojik, sosyolojik vs. bilimsel tüm paradigmaların belirleyicisi ve her birinin aklı olan felsefenin bir kavramı olan idea, düşüncenin öz malzemesi olarak arı kavramdır ve kavramın kavranabiliyor [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-25T19:41:37+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Sayı 44 | Ocak 2014|

Hindu Tanrılar Neden Renklidir?

İbrahimî dinler ile Hindû dinlerin Tanrı anlayışı arasında teolojik ve teozofik bağlar olduğu gibi, farklılıklar da bulunmaktadır. İbrahimî dinler Allah’ın mutlaklığını kabul eder ve insanın ancak Tanrının sûretinde var olabileceği fikrinde birleşirler. Buna göre insan Allah’ın Kadîr, Hâkîm, Basîr vs. isimleriyle özdeşleşemez. Zira Kadîr olan Allah’tır [1] ve o Hakîm’dir [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-25T19:52:26+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Mitoloji, Sayı 43 | Aralık 2013|

Nuh’un Gemisi

 “Ve Nuh Allah’ın kendisine emrettiği her şeye göre yaptı.” [1] Tora’nın ifadelerine göre Tanrı, Nuh zamanında insanların itaatsizliklerine kızması nedeniyle yeryüzüne bir tufan indireceğini söyler. Bunun için kendi döneminin kâmil bir zâtı olan Nuh’u, bu kararını kavmine tebliğ etmesi konusunda görevlendirir. Zira tufan geldiğinde yeryüzünde yaşayan hiçbir can kalmayacaktır. Ancak [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-07-25T21:27:04+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Sayı 42 | Kasım 2013|
Go to Top