Sanat

23 Kasım 2016

Kendine saklanma

  Bedenim bambaşka kimsesiz yerlere, ruhum kendi dehşetinin derinliklerine göç etti… Korkuyorum… Bedenlerin yerleştiği bu ıssız ülke neresi; “neresi olmayan” kendi yerim beni niçin bıraktı, ben onu bırakmadan önce… Kendi bedenlerini kendi çaresizlikleriyle örten bu kadınların ruhları artık sürgünde, görünmeyen derinliklerinin mahreminde… Yurtlarını terk edişlerinin travmalarıyla yitirdikleri görünürlükleri kendine bakışsız kalmışken, diğerleri (toplumlar) ise hem onlara, hem kendilerine kör. Bu noktada, göz kendi kimsesizliğinde, artık kimse birbirine dokunamıyor; “göz gözü […]
23 Kasım 2016

Estetik ve Gizemcilik: Plotinos, Tarkovski ve “Zarâfet” Meselesi

Thorsten Botz-Bornstein, Filmler ve Rüyalar: Tarkovski, Bergman, Sokurov, Kubrick ve Wong Kar-Wai. Metis Yayınları. Çeviren, Cem Soydemir, 2009.   Yeni-Platoncu felsefeci Plotinos’u (MS 204-270) Rus film yönetmeni Andrey Tarkovski ile ilişkilendirmek için bir sebep var mı? İlk bakışta, birisinin ─diğer şeylerin yanı sıra─ bir tür estetik gizemciliğe yakınlaşan bir imajlar estetiği üretmiş olması; diğerinin de sinema sanatını, bazılarının “gizemci” olarak nitelendirmeyi arzu edeceği bir felsefî tutkuyla uygulamış olması dışında, bu […]
23 Kasım 2016

Sufi Rock Grubu “Kör Talih”

  “Göçebe bir buluttum, Adım neydi unuttum. Yağamadım bir türlü, Hep içimde biriktim. Durdum durdum duruldum, Sustum sustum çoğaldım. Sonunda âşık değil, Aşk oldum bak aşk oldum.” -KörTalih -Göçebe   Müzikleri oldukça farklı olan “Kör Talih”in eserlerini ‘Rûhânî Rock’ diye tanımlayan da var, ‘Türk sanat müziğinin rock hâli’ diye yorumlayan da… Ama daha çok “Sûfî Rock”  deniliyor. Sözleri de farklı Kör Talih grubunun, ne suya sabuna dokunmayan ‘lay lay lom’ […]
20 Kasım 2016

Sistematik Felsefe Açısından Bilim, Sanat, Din Ve Felsefenin Ayrımlı Birliği

Bilim, sanat, din ve felsefe aynı Birlik’in ayrımları oluşları ve nesnelerinin ortak oluşları bakımından, ancak birlikte ele alındıklarında kavranabilirler. İnsan, maddi dünya ile ilişkisinde bilim ve teknoloji, kendi kendisiyle ve diğer insanlarla ilişkisinde ise sanat, din ve felsefe üretir, bilimsel-teknolojik etkinlikleriyle bedensel ihtiyaçlarını doyurur ve konforunu yükseltir. Ama sanat, din, felsefe alanındaki etkinliklerimiz, estetik, etik ve anlam dünyamızın isteklerini tatmine yöneliktir. “Şimdi ‘Tanrı nedir?’ ya da ‘Adalet nedir?’ diye sorarsak, […]
19 Kasım 2016

Sanat Bilimi Üzerine

Bu yazı, 3 Ağustos 2015 tarihinde yapılan sohbetten alıntılanarak derlenmiştir. Genellikle Immanuel Kant’a kadar –gerçi antik dönemde Aristoteles’te de vardır ama– ağırlıklı olarak sanat; hep muhayyile, hayal gücünün ürünü olarak aklı devre dışı bırakan ve hayranlık uyandıran bir süreç gibi anlatılmış, nitekim literatürde de böyle yansıtılmıştır. Ama Kant’tan sonra, özellikle Hegel’de –onun Kant’a yaptığı eleştiri ile birlikte–, “Hayır, sanat yalnızca bizim hayal gücümüzün bir ürünü değildir,” der. Hayal gücü, dış […]
19 Kasım 2016

Tanrı ve Müzik

Ne sazı çalansın ne de vuransındır mızrap Çekil de sen aradan dinlesin kendini Rab Tanrı, ruhla “yazışır.” Bu yazışmanın ortak grameridir müzik. Tanrı’nın ses halinde de olsa bir nesnenin/maddenin başka hiçbir formuna nasip olmayacak kadar öznelliğimize, oradan ruhumuza, ruhumuzdaki hakikate sızmasını izin vermesidir müzik. Bir nesneye/maddeye gösterilen bu yüksek hoşgörüden sesin sarhoş olmasıdır müzik. Müzik, Tanrı’nın ruhumuzun kumbarasına attığı harçlığın sesidir. Onu hatırlatır. “ Müzik dinleyince nefis, Elest günlerindeki asli […]
19 Kasım 2016

And-İçme Kadehleri

İslamiyet’ten önce tüm Türk toplumlarında and-içme törenleri önemli yer tutardı. Bahaeddin Ögel, “Dünden Bugüne Türk Kültürünün Gelişme Çağları” adlı eserinde (Türk Dünyası Araştırmaları Vakfı Yayını, İstanbul 2001) şu ifadeleri kullanmaktadır (sayfa 292): “Yüeçi kralının başı altınlatılıp and kadehi yapıldı. Büyük devlet akit ve andları bu kadehle yapıldı. Göktürk devleti kendisini eski Juan-Juan devletinin mirasçısı olarak gördü. M.Ö. 43 yılında Hunlar ile Çin elçileri arasında andlasmalar “and kadehi” ile yapıldı.” Bu […]
19 Kasım 2016

Pythagoras’ın Müzik Felsefesi

Grek inisiyelerin müziğin felsefi ve sağaltıcı yönlerine dair bilgiyi Mısır’dan almış olma ihtimalleri çok yüksektir. Mısırlılara göre bu sanatın kurucusu Hermes’tir. Bir rivayete göre, Hermes, bir kaplumbağa kabuğunun oyuğuna teller gererek ilk liri yapmıştır. Hem İsis hem de Osiris, müziğin hamileridir. Bu sanatların eskiliğinden bahsederken, Platon, şarkılar ve şiirlerin, Mısır’da en azından on bin yıldır mevcut olduğunu, bunların ilham verme ve insanı yüceltme nitelikleri dolayısıyla, ancak tanrılar veya tanrı-benzeri insanlar […]
19 Kasım 2016

İran’da Toplumsal ve Kişisel Yabancılaşma: Gholamhossein Sa’edi’nin Drama ve Sineması

Tercüme: Begüm Şener ve Hayriye Güngör Yabancılaşma sorunu hem kişisel açıdan hem de toplumsal açıdan incelenebilirdi. Fakat aslında her ikisi de birdir ve sadece bir tektir. Yabancılaşma, her zaman toplumsal bir bağlamda varolur ve öyle görünüyor ki “tek başına yabancılaşma” olamaz. Yabancılaşma için, yabancılaşacak “öteki”ne ihtiyacımız vardır. Ve bu “öteki”nin toplumsal bağlamı, bireyin aileye, arkadaşlara veya daha geniş bir toplum çevresine, hatta –belki de özellikle– ilâhi olana, esas “öteki”mize (dosta) […]