Sanat

11 Şubat 2018

Derlerse

Derlerse, “Kaldı mı umudunuz?” Diyelim ki, “Umut biz oluyoruz.” Korkutulmadan sevilmiş çocuklar misali, Anlaşıyoruz.   Derlerse, “Boşuna zorluyorsunuz.” Diyelim ki, “Biz oyunu bozuyoruz!” Her şey bitti, dediğiniz yerde Biz daha yeni başlıyoruz.   Derlerse, “Çok geç, geri sayıyoruz.” Diyelim ki, “Daha yeni geldik biz Aldık ehlinden ödevimizi, Her şeyi biz güzelleştireceğiz!”   Dünya insanları diyorum ki; Bir de böyle tanışalım, Kuralım oyunu birlikte yeniden Güzel diye sevilen, biz olalım!   […]
11 Şubat 2018

İnsanlığa Umut

Aristo’nun Poetika adlı eseri, sanatı bilincin önüne koyması ve ilk kez sanat üzerine sistematik bir çalışma yapılması anlamında oldukça önemlidir. Aristo, tüm sanatların temeline, mimesisi*, yani taklidi koyar; “O halde epos, tragedya, komedya, dithrambos ile flüt, kitara sanatlarının büyük bir kısmı, bütün bunlar genel olarak taklittir (mimesis).”[1] Sonra, hangi sanat dalının, neyi nasıl taklit ettiklerini açıklar; “…Tragedya ve komedya arasındaki bir ayrılık yine bu noktada bulunur; çünkü komedya, ortalamadan daha […]
11 Şubat 2018

Umut

Umut, 2017 Karışık teknik 50 x 60 cm.
11 Şubat 2018

Râci

Râci, 2017 Tuval üzerine yağlı boya 60 x 90 cm.
11 Şubat 2018

Hayale

Hayale, 2017Sagar pişirimli stoneware 110 x 50 x 10 cm.
10 Şubat 2018

Umut

Umut, 2017 Dijital tasarım
14 Mayıs 2017

Happening ve Performans

Sanat ne zaman gerçekleşir? İlk sezgi sanatçıya ulaştığında mı? Bu sezgilerin bir eskize dönüşmesinde mi? Tüm eskizleri unutup sanatını icra edeceği araçlarının önüne geçtiğinde mi? Eseri hayata geçirme anında mı? Yoksa eser tamamlandığında mı? Hatta Marksist bir tavırla eserini sergilendiğinde ve izleyici onu kendine ait kıldığında mı? Çünkü bir eserin toplumsallaşma yoluyla değer kazanması bu anda olacaktır. Bir sanat eseri, sanatçının hangi durumunda doğum/yaratım evresinde olur? Eğer sanat eseri, bir […]
14 Mayıs 2017

Bilmeden İdeolojikleşmeye

Her şey bilmeye konu olabilir. Şu anlamda; hiçbir şey bilincin önünde bilinmez olarak kalamaz. Bilen özne olur ve bu evrensel özne olan tek varlık insandır. Bir şeyin bilinebilirliği onun halden hale geçmesine bağlı. Ama bu “geçişlerin” bir sistemi, zorunlu iç bağlantıları ve süreçleri olduğuna da bağlıdır. Bilme bu dönüşümlerin, süreçlerin ve zorunlu bağlantıların açığa çıkarılmasıdır. Öte yandan bunun gerçekleşmesi bilinçli öznenin yani insanın eylemini gerektirir. İnsan eylemliliği ile önüne aldığı […]
14 Mayıs 2017

Salome, Yudit ve Delila

Yazı yazmak için oturup yarım bırakanlardanım. Her oturuşumda iki davetsiz mÎsâfirim olur: Platon ve Aristoteles. Konuşmadan, beni esir alırlar. Platon olanaklı olduğu ölçüde soyut olanda kalmamı, İdeal olanı vurgulamamı önerir: “Veciz olanı, lakonik ifadeyi anlamayanla işin ne?” diye sorarak baskı kurar. Aristoteles ise tüm bağlantıları göstermemde, bir dizge oluşturmamda ısrar eder; analitik ve mükemmeliyetçi yanımı esir alır. Onları anlamaya çalışıyor olmamdan dolayı, beni böylesine teklifsizce ele geçirmeyi kendilerine hak görmelerine […]