İzzet Erş

Bu yazara ait 102 yazı bulundu.

Eş ve Çocukların Düşmanlığı

Tegâbün[1] Sûresi 64/14-15. Âyetleri Üzerine “Hikmetli oğul babasını sevindirir; akılsız oğul ise annesine kederdir.”[2] Kral Süleyman Kur’an-ı Kerîm kendi ifadesiyle apaçık ve anlaşılır bir kitaptır. Bu açık bir manifestodur ve bu iddiaya göre onu okuyan herkes zorlanmaksızın onu anlayabilecektir.[3] Metne daha derin yaklaşanlar, bu apaçık anlamın geçerliliğini inkâr etmezler ama [...]

Yazar: |2026-10-07T18:30:30+03:00Ekim, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Leh Leha, Galut, Gilgul

Tanrı, İbrahim’e babasının evinden ayrılmasını ve kendisine göstereceği diyara gitmesini söyler.[1] Bu “diyar” Tora’nın anlatımında mitsraim (מצרים) veya Mısır ülkesidir.[2] Coğrafi olarak bir ülke olan Mısır, simgesel olarak bir mahaldir. Yani sembolik içeriği itibariyle Mısır bir ülkenin değil, ruhsal bir durumun adıdır. İbrahim, baba evindeki sabitlikten Mısır’daki hareketliliğe geçer. Bu [...]

Yazar: |2026-03-30T14:18:34+03:00Mart, 2026|Kategoriler: Yazılar|

Düşünüyorum, Öyleyse Var Mıyım?

“Düşünüyorum, öyleyse varım.” Descartes’ın bir dönemi kapatıp yeni bir dönemi açan bu önermesi, ilk bakışta basit bir mantıksal çıkarım gibi görünse de, arka planında son derece ağır bir tarihsel ve düşünsel yük taşır. Bu cümle yalnızca bireysel bir bilincin varlığı tespitini değil, kendisinden önceki tüm bir düşünme geleneğini sorgulayan ve [...]

Yazar: |2025-12-26T08:22:32+03:00Aralık, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Arkaya Bakmak ya da Bakmamak*

Tasavvuf ıstılahında kavramlar, felsefede olduğu gibi akli olanın sınırlarında kalmaz ve deneyimle birleşir. Deneyim terimi, yaygın kullanımda “doğa-üstünün” veya “doğa-ötesinin” deneyimi, bir nevi mistik tecrübe olarak algılansa da gerçekte deneyim, benliğe dışsal olanın karşıtı olarak, tam da özsel olanı tanımlamak için kullanılır. Yani deneyim, kişinin kendini, kendi düşüncesinin dışına atmak [...]

Yazar: |2025-08-13T07:45:38+03:00Ağustos, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Arkhe Sorunu ve Tanrı’nın Zâtına Dair

Mistiklerin asli gayesi Tanrı’yla birlik durumuna gelmektir.[1] Bu birlik kendini mutlak olarak inkâr etmek ve Tanrı’da eriyip yok olmak olarak tanımlanır. Bundan daha doğru bir tanımla, eriyip yok olacak olanın benlik (nefs) olduğu, zira benliğin asli olmadığı, hadis olduğu yönündedir. Benlik kazanılmış veya edinilmiştir. Sonradan olan ortadan kalkmaya yazgılıdır. Mistik [...]

Yazar: |2025-09-06T08:23:18+03:00Eylül, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Eylem ve Günah

Yaydan çıkan ok, ateşlenmiş bir silah… Bu eylemdir. Eylem bir kavramdır. Ve bir kavramı ortaya atıp ona “bu, şudur” gibi bir içerik yüklemek, üstelik bunu kavramın dizgesel bütünselliğine dayandırmadan hatta çıkarsamaya dahi gerek duymadan yapmak hatalı yargılara sürükler. Örneklemek ise daha ziyade edebiyatın işidir. Yine de düşünce her zaman şu [...]

Yazar: |2025-01-28T19:45:29+03:00Ocak, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Hindu Metinlerde İnek Sembolü

Bir kutsal metni veya bu metinlerde içerilen kavramları incelemek, öncelikle metnin dil özelliklerini çözümlemeyi zorunlu kılar. Zira metin bize ne anlatacaksa, bunu kendi dili “aracılığı” ile anlatacaktır. Dolayısıyla dilin kendisi aracı ve bize haberi taşıyandır. Kutsal metinler, daima belirli bir kültürün diliyle yazılırlar. İçerdikleri kültürel özellikler onların tarihsel ve coğrafi [...]

Yazar: |2025-02-07T20:28:28+03:00Şubat, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Daryush Shayegan’in “Sona Ertelenmişlik” Makalesi Üzerine*

İnsanlık tarihinin en çok bilen öznesi şüphesiz modern dönemde bulunmaktadır. Bu tespiti hem bir kinaye olarak hem de tartışmasız bir gerçek olarak kabul edebiliriz. Bilgiye ulaşmanın bu denli kolay olduğu bir dönem yaşanmadı. Tarihimiz bir bilgiye ulaşmak, bir sırrı çözmek, bir bilene danışmak için yollarda heba olan insanlarla doludur. En [...]

Yazar: |2024-08-23T13:42:41+03:00Şubat, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Kendiyle Kaim Olmak

Bağımsızlığın Karaktere Dönüşmesi veya Ben Olan Ben Üzerine... Tasavvuf, insanı malik olduğu farklı niteliklere göre, birçok farklı açıdan tanımlar. Beşeriyetinden ayırıp şuurda temellendirir, kemal basamaklarına, manadaki tekâmülüne, tevhidi idrakine, mertebesine, Allah’a olan muhabbetine göre vb. Bir nazarla da “insan” kendiyle kaim olana, kendini kendinde bulana denir. Kendini kendinde bulmak, Hâk [...]

Yazar: |2024-05-13T17:18:27+03:00Mart, 2022|Kategoriler: Sayı 103 | Mart – Nisan 2022, Teoloji|
Go to Top