Ölmeden evvel ölünüz!

İnsanı kendi bütünselliğine evrilmekten alıkoyan her şey onu kendine yabancılaştırır. İnsan tininin ve yabancılaşmanın eş zamanlı tarihi dil ile başlar. Çünkü bilincin kendine dışsal olan nesnelere duyduğu yabancılıktan kurtulması için onları kavramsallaştırarak yeniden bilincine taşıması gerekir. Fakat dil, gündelik hayatta alışılageldiği gibi sezgisel anlamda kullanılmaya devam ettiği için bu ereğini [...]

Yazar: Gökçen Taviloğlu|2024-05-01T16:52:50+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Denemeler, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Yabancılaşma ve Özcülük Hakkında Bir Deneme

Psikolojik ve ideolojik bir kavram olarak kabul edebileceğimiz yabancılaşmanın teorisi ve pratiği hakkında yapılan tartışmalar geçmişten günümüze dek genellikle yabancılaşmayla değil, özüne yabancılaşmış ve yabancılaşmamış ile ilgili olagelmiştir. Hâli hazırdaki bu tartışmalar yöntemleriyle (karşılaştırmayla) sadece özcülük tartışmalarına yol açıyor. Bundan dolayı bugün “yabancılaşma” ile ilgili (yani bütün normallik-anormallik) tartışmalar açık [...]

Yazar: Bozkurt Toral|2024-05-01T16:19:08+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Kavramsal, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Yabancılaşmanın Toplumsallaşması

“Vahşiler gibiyiz! Mikroskobu cop gibi kullanıyoruz. Hayır, yanlış. Vahşiler maneviyata daha çok önem veriyor.” Tarkovsky/Offret Yabancılaşma, en temel anlamıyla insanın “öz”ünden kopmasını ifade eder. İçinde yaşadığımız kapitalist toplum düzeninde yabancılaşmayı hayatın her alanında, gerek bireysel yaşantılarda gerek topluluk aktivitelerinde görmek mümkündür. Peki, yabancılaşmanın günümüzdeki toplumsal yaşantıda rolü nedir? Yabancılaşma ile [...]

Yazar: Sibel Çokşen|2024-05-01T15:19:30+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Kültür ve Toplumbilim, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Tarzan, Augustinus, Hegel ve Türlü Yabancılaşmalar…

“Beni ben yapan bütünü kavrayamıyorum,” der Aziz Augustinus. Bu cümleyi, İsa’dan sonra 354 ile 430 yılları arasında yaşamış, Batı kilisesinin en önemli filozof-ilâhiyatçılarından olan Augustinus’un ağzından duymak ilginçtir. Çünkü Augustinus pagan inancını terk ederek Hristiyanlığa iman etmiştir ve Ortaçağ filozoflarının yürüttüğü “iman ve akıl” tartışmalarında mantıksal önceliği iman etmeye (emin [...]

Yazar: Sezgi Durgun Özkan|2024-05-01T15:17:14+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Kavramsal, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Ben Kim-dim?

Edebiyat eleştirmeni, gazeteci Malcolm Cowley (1984), 85 yaşında anılarını yazmasıyla ilgili olarak şunları söylüyor: “Üniversite öğrencisiyken, ‘Ben kimim?’ diye soran öğrencileri duyduğum zaman, onları sempatiyle ve aynı zamanda hafiften küçümseyerek dinlerdim. Çünkü onların yaşındayken ben, kim olduğumu çok iyi biliyordum. Şimdi ise o kadar emin değilim. 85 yaşına bastığımdan beri [...]

Yazar: Ayşe Acar|2024-05-01T15:16:33+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Kavramsal, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Ötekileştir(me)me

Ben ve öteki; bütün kargaşanın doğduğu yer, nasıl bu hale geldik? Hep mi böyleydik? Gözler sürekli dışarıya bakıyor, akıl içerde hırlaşıyor, adeta devamlı kusur arıyor, eleştiriyor, beğenmiyor, küçümsüyor… Bitmek tükenmek bilmeyen bir solucan devamlı içimizi kemiriyor. İnanması zor ama aslında dünyaya gelişimiz ne dışarısı ile ne de içimizde bir kavga [...]

Yazar: Ayşe Şahan|2024-05-01T15:15:42+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Psikoloji, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Apollon Tapınağında Bir Yabancı: Friedrich Wilhelm Nietzsche

W. Kaufmann, kendi dönemlerine yabancı öznelerden bahsederken Nietzsche’den ödünç aldığı: “Derin Tin”[1]* ifadesini kullanır. Bu itibarla Kafka’yı, Kierkegaard’ı, Euripides’i, Shakespeare ve Sofokles’i örnek göstererek “Eğer çağdaşlarını doyurmakla yetinmiş olsalardı, yapıtlarına çağdaşlarının almaları olanaklı olmayan öylesine çok şeyi koymaları için bir neden olmazdı,” diye ekler.[2] Elbette bu yabancılardan biri, belki de [...]

Yazar: Sadık Acar|2024-05-01T15:12:44+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Kavramsal, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Teolojik Yönüyle Yabancılaşma

Yabancılaşma kavramı (alienation) Batı düşünce tarihine Hegel ve ardından Marx ile eklenmiş olsa da, şüphesiz köklerini Antik Yunan’da bulur. Marksist teori yabancılaşmayı sınıf ve üretimle dolaylı olarak inceler. Zira Marx’a göre bilincin edimsellik kazanması doğrudan çalışmayla ilgilidir. Ona göre, insan öz-varlığını çalışmada bulan bir canlı türdür [1]. Ancak çalışmayla etkinlik [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-05-01T15:11:14+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Tanrıbilim, Yabancılaşma (Sayı: 63), Yorumbilim|

Yabancılaşma ve Dostluk

Denilir ki; bu dünya yaşantısı bir hac yolculuğudur. Yolculuğun gayesi bir dostluk aracılığıyla Allah’a kavuşmaktır (vuslat). Kâbesi de dostun gönlüdür. Bahsedilen dost, Allah dostudur.  Allah, Kur’an’da Hz. İbrahim için halil (dost) kelimesini kullanır1. “Dostluk” (hillet) ve “dost” (hal-il) kelimeleri “bir kimsenin bir diğerinin bütün özelliklerini, başka bir deyimle; hâl-ini, hal [...]

Yazar: Celal Eldeniz|2024-05-01T15:10:08+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Denemeler, Hikmet ve Tasavvuf, Yabancılaşma (Sayı: 63)|
Go to Top