Ayın Konuğu: Seçil Nebioğlu

Röportajımız için internet sitenizi incelerken (www.secilnebioglu.com) rahmetli dedenizin ve babanızın çalışmalarını okuduğum sırada aklıma gelen ilk soru ile başlamak istiyorum; ilk olarak nasıl ve ne zaman karar verdiniz kendi sözlerinizle “acısını, umudunu toprağa yazan” bir sanatçı olmaya? Akademide öğrenci iken, model-alçı-kalıp dersleri veren rahmetli hocamız Ünal Cimit, “Seramik, toprakla şiir [...]

Yazar: Deniz Tipigil|2024-08-02T19:40:05+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Sayı 19 | Aralık 2011, Söyleşiler|

Anjaneyasana – Low Lunge Pose – Aşağıda Hamle Pozu

Yin yogada ‘dragon pozu’ olarak adlandırılan bu pozu yapmak için, kalın bir battaniyenin üzerinde dizlerimizin üzerine oturuyoruz, birkaç dakika gözlerimizi kapatıp nefeslerimize odaklanarak zihnimizi sakinleştiriyoruz, yavaşça gözlerimizi açıp yapacağımız poza tüm dikkatimizi yönlendiriyoruz. Ellerimizi omuzların altına gelecek şekilde yere yerleştirerek dört ayak (satangasana) üzerine geliyoruz ve sağ dizimizi bükerek sağ [...]

Yazar: Nilgün Çevik Gürel|2024-08-02T19:39:29+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Sayı 19 | Aralık 2011|

Kasap Elinde

Kasap elinde koyunum yâ sen beni yâ ben seni Cellâd önünde boyunum yâ sen beni yâ ben seni Irz ü vekar mal ü menal yağma olundu cümlesi Soyunmuşum bu yolda ben yâ sen beni yâ ben seni Cisme bugün kırk erbâin oldu tamam Deccâl lâin Kıldı beni Rabb’im emin yâ [...]

Yazar: Niyazi Mısrî|2024-08-02T19:40:48+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Sayı 19 | Aralık 2011, Şiir ve Doğuşlar|

23. Mânâ

Görmüş olduğum mânâdan sonra anladım ki, insanın işlemiş olduğu amelinin nasıl olduğunu o insan bilse de bilmese de, amelin kendisi, işleyen insandan kendisini daha iyi biliyor. Yani amel neyse müsemması ona göre sergileniyor. Kişi ne kadar iyi kötü yaptım dese de yapılan neyse odur. Onun için de bunu bil de, [...]

Yazar: Muhiddin Gür|2024-08-02T19:38:55+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 19 | Aralık 2011|

Aromaterapi

Aromaterapi, bitkilerde bulunan uçucu yağlarla yapılan tedavi sistemidir. Uçucu yağlar oda sıcaklığında buharlaşırlar ve eterik yağ, esans veya esansiyel yağ olarak da isimlendirilirler. Aromaterapi, Eczacılık Fakültelerinin 3. ve 4. sınıflarında okunan Farmakognozi dersinin pratikteki uygulanışı olan Fitoterapi’nin (bitkilerle yapılan tedavi sistemi) bir yan koludur ve destekleyici tedavi yöntemidir. Uygulamada kullanılan [...]

Yazar: Nimet Özata|2024-08-02T19:37:17+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Sağlık, Sayı 19 | Aralık 2011|

Beyin: Bir Genetik Mozaik

Nature dergisi Ekim sayısında yayımlanan yeni araştırma bulgularına göre beyin birbirinden farklılık gösteren ve zamanla değişime uğrayan sinir hücrelerinden oluşan genetik bir mozaiktir (1). Edinburgh’daki Roslan Enstitüsü’nün Hollanda, İtalya, Avustralya, Japonya ve ABD’deki bilim adamlarıyla birlikte yürüttüğü araştırmada, beyin hücrelerimizin genetik yapısının hayatımız boyunca binlerce kez değiştiği bulundu. Ayrıca ilk [...]

Yazar: Elif Ersoy|2024-08-02T19:36:30+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Bilim, Sayı 19 | Aralık 2011|

Zohar’dan Seçmeler

Zohar ya da tam söylenişiyle Sefer HaZohar yani Işımanın Kitabı, Yahudi İrfanı olan Kabballah’nın en temel kitabıdır. Eğer mistisizm kendi bilgeliği, yoğunluğu ve dirimli haliyle bir din olarak kabul edilirse, Zohar’da kapsanan ve öğretilen Yahudi İrfanı da Yahudiliğin en yoğun ve dirimli halidir. Ağırlıkla toplamına TaNaKh dediğimiz biblikal metinler yani [...]

Yazar: Arzu Cengil|2024-08-02T19:35:06+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Alıntı ve Derlemeler, Sayı 19 | Aralık 2011|

Ben’de Olan Sen’de de

Hayat… Hiçbir yere gitmeyen bir sabah yürüyüşüdür. (Osho) Kendi içimizde ne kadar derine inebilirsek o denli azaldığımızı görürüz. Bilincimizle varlığın hangi katmanına sızarsak sızalım, orada donuk varlıkları değil, sadece ‘oluşları’, ‘olmakta olanı’ izleriz. Bu sınırsız ‘yaratıcı-oluş’ sürecinde kendimizin sadece bir geçit, ‘evrensel bir ortam’, her şeyin üzerinde kalan bir ‘tanık’ [...]

Yazar: Mustafa Alagöz|2024-08-02T19:34:22+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 19 | Aralık 2011|

Allah’ın Kulu Olmak

Kimseden sorulmaz (sorulmayız) Ehli bilir biz kimiz... Medine’den Mekke’ye dönüş... Hz. Muhammed, meratibde en ulvî mertebenin kulluk (abdiyyet) olduğunu beyan etmiştir. Hatta söyleminin özüne bakıldığında kulluk insanın iradesine bağlı yegâne makam olarak öne çıkmaktadır. Tüm makam ve mertebeler Allah’ın takdiri ile insanlara bahşedilmiştir. Kulluk ise tüm bu makamlardan azade, her [...]

Yazar: İzzet Erş|2024-08-02T19:33:38+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 19 | Aralık 2011|
Go to Top