Gülgün Türkoğlu Pagy

Bu yazara ait 20 yazı bulundu.

Fitneci Güzel

Fransız yazar Honoré de Balzac’ın Bilinmeyen Başyapıt isimli eseri sanatı kavramsal düzeyde ele alan, kapsamlı düşünme olanağı sunan bir kısa öyküdür. On dokuzuncu yüzyılda yazılmış olmasına karşın zamanına aşkın tinselliği okuyucuyu sarsıcı niteliktedir. Bugüne dek Cezanne, Matisse, Picasso gibi birçok ünlü sanatçının, Karl Marks’ın, sanat kuramcılarının ilgisini çeken bir başucu [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-07-13T18:14:36+03:00Mart, 2017|Kategoriler: Denemeler, Edebiyat, Sanat, Sayı 73 | Mart – Nisan 2017|

Devlet ve Sınır Bağlamında Türk-Kürt Sorunu

Sınır hem belirleme hem de olumsuzlamadır. Hidrojen atomunun son yörüngesinde tek elektrona sahip olması bakımından Hidrojen olarak belirlenmesi aynı zamanda onun iki elektronlu Helyum atomu olmadığını anlatır. Sınır kavramı ile belirlenenin, belirlenimini kazandığı şey olarak kalabilmesi, geçici olmasını getirir. Varlığa özdeş belirlilik Nitelik, Varlık için dışsal, ilgisiz belirlilik Nicelik ve [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-04-30T15:19:21+03:00Aralık, 2016|Kategoriler: Ekonomi-Politik, Kültür ve Toplumbilim, Sınır - 2016|

Hegel Felsefesinin Edimsel Felsefe Olmasının Önemi

Hegel, kendi felsefesini ortaya koyduğu ilk kitabı olan “Tinin Görüngübilimi”nin hemen ilk sayfalarında felsefeye bilimsel bir biçim vermek istediğine değinerek, “bilme sevgisinin” “edimsel bilme” ye dönüştürülmesinin önüne koyduğu amaç olduğundan söz eder. Edimin varlığı gerçekleşmeye dayanır, ancak gerçekleşirse kavranılır olur. Edimsel olan için erek, bilinçli yönelme, sine qua non bir özelliktir. Edimsel [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-07-19T12:37:58+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Kavramsal, Sayı 60 | Temmuz 2015|

Şüphe Etmek

Arapçası şubha olan bu kavram, Türkçede kuşku ve işkil olarak karşılanır. Şubha, şibh: “benzerlik, gibi olma” kökünden türer ve etimolojik olarak taşbih (teşbih): “benzetme” kelimesi ile ilişkilendirilir.[1] Dilimizde kuşku: “bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek”[2] demektir. Bu tanımda referans verilen işkil Arapça [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-07-19T21:17:24+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Kavramsal, Sayı 55 | Aralık 2014|

Hologram Evren

Geçtiğimiz günlerde, dünyanın en prestijli bilimsel dergilerinden birisi olan Nature dergisinde, bir grup fizikçinin, evrenimizin tamamının aslında büyük bir projeksiyon olduğuna dair şimdiye kadarki en net kanıtı elde ettiği yayınlandı. Heyecanla okuyup, sosyal medyada üst üste paylaştığımız bu çalışma, hızlı tüketim çağının eğilimlerine uygun bir şekilde tüketilerek arşivlerde yer almaya [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-07-23T17:18:27+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Bilim ve Teknoloji, Felsefe, Sayı 46 | Mart 2014|

Hegel’in Modern Birey Modeline Erken Çocukluk Döneminden Katkılar

Avrupa toplumları “Aydınlanma Devrimi” gibi bir dönem geçirdikleri için, bilimde, sanatta ve felsefede Doğulu toplumlardan daha ileride olarak kabul edilirler. Bu kabul yaygın ve benimsenmiş bir kabul olduğu için, Doğulu toplumlarda modernite, Batıya öykünmek ile eş tutulur. Doğulu toplumların modern oldukları varsayılan bireyleri, Batılı görünüm sergilemeleri, Batının değer yargılarını pratiğe [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-07-25T19:40:30+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Psikoloji, Sayı 44 | Ocak 2014|

Düşünmek Yabancılaşmaktır

Düşünmek bilincin rastlantısal bir akışta şu ya da bu nesneye yönelmesi değil, özbilinçli bir etkinliktir. Tinin kendisine yabancılaşmış olanı yakalayarak düşünceye dönüştürmesi, gerçekte kendine geri dönmesidir. Düşünmek kendinde varlık imlemi taşıyan bir Ben olmayı getirir ki, öncül aşamalarında olumsal olan içeriğin zorunluğa yükseltilmesi olarak düşünmelerinde kendine dönecek olandır. Dışsallığı içselliği [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-05-01T17:20:40+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Felsefe, Yabancılaşma (Sayı: 63)|

Eril Dil, Türkçe ve Felsefe

Dil bir iletişim aracı olması bakımından, öncelikle insanın kendisi ile kurduğu ilişkinin bir göstergesidir. Bu ilişki bir dışlaşma ilişkisidir. Gizillikten edimselliğe geçen sonsuz Tin dışlaşmasını sonlu özne aracılığı ile gerçekleştirir: Bu dışlaşma öznenin yaşamıdır, tinsel varsıllıktır, özgürlüktür. Kendisini eylemleri aracılığı ile bir anlam varlığı olarak yapılandıran insan tinsel, ussal, ilkesel [...]

Ana Tanrıça ve İslam

Hz. Âsiye, Hz. Meryem, Hz. Hatice, Hz. Fatıma, Hz. Kübrâ ve Hz. Rabiâ üstün ahlâk sahibi kadınlardır ve övülmüştürler. Kocaları veya babaları için anılan günahlar onlar için anılmamıştır. Kadınlıkla temsil edilenin tamlığını ve kusursuzluğunu imlerler. Hz. Havva’nın, Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden yaratıldığı günden itibaren, “emmare” düzeyinden başlayan nefs, bir kadın [...]

Yazar: Gülgün Türkoğlu Pagy|2024-07-28T15:02:58+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Hikmet ve Tasavvuf, Sayı 33 | Şubat 2013|
Go to Top