Sibernetik kavramı Yunanca kübernetes’ten gelir. Kübernetes “iyi yönetimde bulunmak”, “gemiyi yöneten kaptan” ve “dümenci” anlamındadır.1

Platon, “gemiyi yönetenin” geminin gidiş-dönüşü boyunca çevreden aldığı ve gördüğü bilgilere dayanarak gemisini yönlendireceğini, dalgaların ve akıntıların şiddetine göre onu ayarlayacağını ve sonuçta da salimen hedefine ulaştırabileceğini düşünür.2

“Bilgi iletimi”, “haberleşme” ve “gelen bilgilere göre yönetimde bulunma” sibernetik bilim ve teknolojisinin ana yapısı olan “sibernasyon”u oluşturur.3

Burada bilgi iletiminden kasıt, tek taraflı bir iletim değil, ayrıca iletilen bilgiye verilen cevabı da içeren karşılıklı bir iletişimdir. Bu bir “haberleşme”dir. Cevabı alan “bilgi ileten kişi” ya kendisine iletilen bilgiye göre karşı tarafa “yeniden düzenlenmiş bir bilgi” ya da karşıdan gelen bilgilere dayanarak “yepyeni bir bilgi” iletecektir. Bu durum Sibernetik’e girişte ilk adımdır. Bu durum feedback’tir (geri ile beslenme).4

Bilgi, vardığı uç’tan cevap akımları ile birlikte döner. Geri Merkez’in gelen “cevaplara göre”, “ayarlamalar” yapmasını ya da “emirler” göndermesini sağlar. Bu emirler ya da bilgilerle iletilen uçta “yeni durumlar” meydana getirilebiliyor ve böylece “uzaktan yönetim aksamaksızın sürüp gidiyorsa” işte bu Sibernetik’tir.5

İster organizmadaki organların “geri merkez” ile ayarlanarak yönetimi, isterse makinelerde “geri merkezin ilettiği bilgilerle terminallerin yönetimi” ele alınsın, burada bütün iş “haberleşme–kontrol ve ayarlama” ile yapılmaktadır.6

Organizma dışındaki bu türden yönetimin nesneleri makine ya da robot olarak isimlendirilmektedir. Aslında bu türden bir girişim insanın kendisindeki yetileri bir şeye yükleyerek yine kendisine hizmet sağlamasıdır.

Bu hizmetin gerçekleşmesini sağlayan dünyadaki ilk ve en önemli temsilcisi ise, 1153 yılında Diyarbakır’ın Cizre ilçesinde doğmuş olan Ebû’l İz’dir. Ebû’l İz’in temel görüşü, tatbikata çevrilmeyen her teknik ilmin, doğru ile yanlış arasında kalacağı yönündedir. Ebû’l İz’in çalışma yöntemi, yapacağı makinelerin geometri kullanarak önce kâğıt maketlerini oluşturmak, sonra da el yordamıyla deneysel alana geçmeleridir. Bu çalışmalarının yer aldığı kitabının adı “Mekanik Hareketlerden Mühendislikte Faydalanmayı İçeren Kitap”tır(El Câmi-u’l Beyn’el İlmî ve El-Amelî’en Nâfi fî Sınâ’ati’l Hiyel). Bu kitabın orijinali günümüze ulaşmamıştır, ama kopyaları Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde, Topkapı ve Süleymaniye kütüphanelerindedir.

Bugün sibernetiğin ve bilgisayarın ilk adımlarını attığı ve ilk robotu yapıp çalıştırdığı kabul edilen Ebû’l İz El Cezerî’nin yaptığı makineleri şöyle sıralayabiliriz:7

– Su ve Güneş Saati, Saat-i Müsteviye, Saat-i Zamaniye

– Ne zaman su ve meyve ikram edeceğine karar veren Otomatik Hizmetçi

– Otomatik Kuşlar

– Motor – Kompresör Mekanizması

– Otomatik Su Akıtma ve Kurulama Makinesi

– Otomatik Abdest Alma Makinesi


Kaynakça:

1 Dr. Toygar Akman, Sibernetik Dünü, Bugünü, Yarını, Kaknüs Yayınları, 2003, s.21

2 a.g.e., s.21

3 a.g.e., s.13

4 a.g.e., s.19

5 a.g.e., s.19–20

6 a.g.e., s.24

7 http://tr.wikipedia.org/wiki/El-Cezeri

Ekrem Genç
+ Son Yazılar