Anasayfa2024-08-23T13:52:31+03:00

Özgür Birey

Özgürlük ve özgür birey konusu çok işlenmişse de her defasında yeniden başka bir biçimde ele almakta yarar var. Kavramları diri...
Devamını oku
Özgür Birey

Düşünüyorum, Öyleyse Var Mıyım?

“Düşünüyorum, öyleyse varım.” Descartes’ın bir dönemi kapatıp yeni bir dönemi açan bu önermesi, ilk bakışta basit bir mantıksal çıkarım gibi...
Devamını oku
Düşünüyorum, Öyleyse Var Mıyım?

Dijitalleşen Dünyada Sosyal Medyada Tarihçilik

İnsanlığın tarihsel açılardan dönüşümü önemli olaylar neticesinde şekillenmiştir. Bunlardan birisi de günümüz dünyasının vazgeçilmezi olarak büyük bir merhale kaydeden teknolojik...
Devamını oku
Dijitalleşen Dünyada Sosyal Medyada Tarihçilik

Borç: Aklın İflası ve Ontolojik İnsan Onurunun İhlali

Hukuk Sisteminin Ontolojik Çöküşü: Borçluluğun Sistematik İnşası I. Giriş: Çelişkinin Tespiti Bir bireyin, eylemleri, kararları ve seçimleri ile daima Hakikati...
Devamını oku
Borç: Aklın İflası ve Ontolojik İnsan Onurunun İhlali

Kırmızı Gömlek Görünür…

İsa’nın “İlk taşı günahsız olanınız atsın”[1] sözünü örnek gösterirken, kendi elinde taşıdığı taştan bihaber olanın manevi yoldaki oyalanması, bu tatsız...
Devamını oku
Kırmızı Gömlek Görünür…

Sanata Dair

Alıntılayan: Ayfer Akbaşoğlu Güzel sanatı uzak bir kaidenin üzerine koyarak yüceleştirmiş etmenler, sanatın kendi alanı içinde doğmadıkları gibi, etkileri de sanatlarla sınırlı değildir. Birçok insan için, “manevi ve ideal” olanı bir huşu ve gerçekdışılık aurası sarar. “Madde” ise, aksine, değersizleştirici bir terim halini almış, kendisi için mazeret veya özür dilenmesi gereken bir şey olmuştur. Resim sanatıyla ilgili en yaygın yanlış anlaşılma çizimin doğası konusundadır. Tanımayı öğrenmiş, fakat estetik biçimde algılamayı [...]

Yazar: |Temmuz, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Doğa, Hijyen ve Beslenme Üzerine

Doğamızı ne kadar ve neye göre tanıyoruz? Doğaya ilişkin bilgi ve farkındalığımızın sınırlarını sorgulamak, günümüz yaşam biçimlerinin doğayla ilişkisini anlamak açısından kritik öneme sahiptir. Özellikle içinde bulunduğumuz mekânlar ve kullandığımız maddeler, doğayla olan bağımızı doğrudan etkiler. Örneğin, istirahat ettiğimiz mekânların doğaya uygunluğu üzerine düşünmeliyiz. Fayans, cila gibi yüzey malzemeleri ve plastik kullanım oranı nedir? Bu maddeler doğallıktan uzaksa, doğayla ilişkimizi desteklemek yerine engelliyor olabilirler. Giydiğimiz kıyafetler ve ayakkabılar da bu [...]

Yazar: |Temmuz, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Neşet Eden Varlık, Varlık’tan Neşet Eden veyahut Neşet Ertaş’ın Türkülerinde Varlık

İnsan aşıkken cennettedir, cennette değilse aşık değildir.[1] Cenneti bu dünyada nasıl tasavvur edersin deseler; anne karnında derim.[2] Aşkın ateşinde “aşk”la tanışılan o yer.[3] O cennette insan yoğrulur. Mayası sevgidir; anne sevgisi. “Bir anadan dünyaya gelen yolcu” Yolcu, Neşet Ertaş’ın kendi düşüncesi, duygusu, hissettikleri içinde, bir ruhun dünyaya gelişinden gidişine kadar kendi özünün bir ifadesidir.[4] Yolcu olan insan, bu dünyaya “ana”dan gelmektedir. Ana, “yaratan can” olarak insanı rahminde yoğurandır. “Gelen/doğan” ise [...]

Yazar: |Mayıs, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Stoacı Zihin Felsefesi

[*] Bu yazı, https://iep.utm.edu/stoicmind/ internet sitesindeki Stoic Philosophy of Mind maddesinin birebir çevirisidir. Kaynakça için bkz. a.g.e. Çeviri: Sayit Hidayetoğlu Stoacılık, Eski Yunan ve Roma dünyasında ortaya çıkan en önemli ve en uzun ömürlü felsefe okullarından biriydi. Stoacıların ahlak felsefesine yaptıkları katkılar çok iyi bilinir ancak son zamanlarda mantık, dilbilgisi, dil felsefesi ve epistemoloji alanlarındaki çalışmaları da daha iyi anlaşılır olmuştur. Bu yazıda Stoacıların zihin felsefesine yaptıkları katkı incelenecektir. Stoacılar, [...]

Yazar: |Nisan, 2025|Kategoriler: Yazılar|

Yürüyen Kabir: Kibir

Cennetten kovulma miti biz insanların hiç eskimeyen ve eskimeyecek olan varoluş öyküsüdür. İçinden bal, şarap, su ve süt ırmaklarının aktığı, ölümsüz yaşamın olduğu, deyim yerindeyse yan gelip yattığı bir bahçeden kovulmasının sembolik anlatımıdır. Yorumbilim açısından değişik şekillerde ele alınan bu mitsel söyleme göre bunun ana rahmi olduğu da söylenebilir. Her insan bu karanlık dünyada her şeyden habersiz yaşayıp giderken günü geldiğinde oradan çıkacaktır (kovulacaktır.) İnsan için ilk travma, ilk yabancılaşma, [...]

Yazar: |Nisan, 2025|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top