Anasayfa2026-06-26T17:23:49+03:00

Akıl Önyargıda Kalırsa

Canlı-cansız tüm varlıklar; nesneler, olaylar dışarıdan görülen sınırlarının içinde sırlarla dolu dururlar. Görünüşler sadece bir biçim olmaktan öte kendi içsel...
Devamını oku
Akıl Önyargıda Kalırsa

Seksek ve Bitmeyen Döngü

İnsan evladı eve dönmeyi özlüyor. Hangi eve? O her şeyin güllük gülistanlık olduğu, kopup geldiği huzur dolu ana evine. Bu...
Devamını oku
Seksek ve Bitmeyen Döngü

İyilik ve Kötülük Kavramı: Hegel’in Efendi-Köle Diyalektiği ve Filibeli Ahmed Hilmi’nin Ahlak Felsefesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Mevcut araştırma, felsefe tarihinin en köklü ve tartışmalı meselelerinden biri olan iyi ve kötülük problemini, Batı ve Doğu düşünce geleneklerinin...
Devamını oku
İyilik ve Kötülük Kavramı: Hegel’in Efendi-Köle Diyalektiği ve Filibeli Ahmed Hilmi’nin Ahlak Felsefesi Üzerine Karşılaştırmalı Bir İnceleme

Göğe Bakma Hali II: “Kuş” Hafızanın Taşıyıcısı

Kuşlar, her zaman özgürlüğün en belirgin temsillerinden biri olarak düşünülmüştür. Gökyüzünde serbestçe süzülebilmeleri, diledikleri anda yerle temaslarını kesebilmeleri, sabit bir...
Devamını oku
Göğe Bakma Hali II: “Kuş” Hafızanın Taşıyıcısı

“Âdem’in Yaratılışı” Freski: Anatomist Michelangelo Yaradılışı Nasıl Yorumladı?

Özet İtalyan sanatçı Michelangelo'nun Sistine Şapeli tavanındaki "Âdem'in Yaratılışı" freski, ilk insanın yaratılışını hem tıbbi hem de ezoterik boyutlarıyla ele...
Devamını oku
“Âdem’in Yaratılışı” Freski: Anatomist Michelangelo Yaradılışı Nasıl Yorumladı?

Batı’dan Doğu’ya Bir Bakış: Goethe

“Üç bin yılın hesabını kendine, Vermeyi bilmeyen her kimse, Cahil kalır karanlıklar içinde, Günden güne yaşayıp gitse de.” -Goethe- Kendine üç bin yılın hesabını verenler dünyanın bir köşesinde yaşamazlar. Onların vatanı yeryüzünü bir uçtan bir uca sarıp sarmalar. Zaman, onlar için ne geçmişte kalan ne de henüz gelmemiş olandır. Onlar için zaman, üzerine kelimeler yazdıkları boş bir sayfadır. Johann Wolfgang von Goethe, dünya insanlık ailesinin en özel isimlerinden biridir. 1749 [...]

Yazar: |Eylül, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Bir Diyalektikçi Olarak Spinoza

Spinoza’ya karşı olan hayranlık nereden gelir? Filozofa ülkemizde de yeterince temellendirilmemiş bir hayranlık var ve bu bana öyle geliyor ki o zamanlar Yahudi topluluğu içinde maruz kaldığı ağır saldırılara karşı sergilediği tutarlı ve dik duruşundan kaynaklanıyor. Spinoza’ya ve felsefeye olan ilgi ve bilgilerini biraz daha artırmış olanlarda bu hayranlığın muhtemelen daha derin anlamı var. Spinoza, Öklitçi geometrik yöntemi benimsediği için tanımlarla çalışır. Bu, onun felsefesini nispeten daha açık ve [...]

Yazar: |Mart, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Kuantum Tinselliği*

Kuantum fiziğini artık kuantum tinselliği olmadan anlayamayız. Bilim, bugüne kadar tinselliği hep dışladı. Din de bilimi dünya işleri diye önemsiz, sıradan bir eğitim olarak gördü. Batıda modern bilim başlangıçta dindeki (Hristiyanlık) dogmalara karşıt olarak gelişti ve sürekli onunla çatıştı. İlk defa Madam Blavatsky, 19. yüzyılda, kuantum fizikten çok daha önce, hatta bilinci temellendiren Freud’dan da önce bilim ve tinselliğin ayrılamayacağını söylemişti. Madam Blavatsky, Tibet’e gitmiş, orada karşılaştığı bilgelerin eğitiminden çok [...]

Yazar: |Şubat, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Sonucu Kendimde Gördüğüm Bir Şeyin Nedeni Kendimin Dışında Olamaz

Gamze Alagöz ile “Gurdjieff - Hayat Ancak Ben Olduğumda Gerçektir” Kitabı Üzerine Bir Söyleşi Çağımızın en ilginç simalarından kabul edilen düşünür, yazar, mistik George Gurdjieff'in hayatını, bir anlamda monografi olarak kaleme alan Gamze Alagöz ile kitabı Hayat Ancak Ben Olduğumda Gerçektir ve Bay G. hakkında konuştuk. Kitap geçtiğimiz yıl Destek Yayınları felsefe serisinde yayımlandı. Düşün-ü-yorum için hazırlanan bu söyleşiyi değerli okurlarımızla paylaşıyoruz. Gamze Alagöz kimdir, bize kısaca kendinizden bahseder misiniz? 1985’te, İstanbul Bakırköy'de dünyaya geldim. Çocukluğum Fatih [...]

Yazar: |Şubat, 2024|Kategoriler: Yazılar|

Daryush Shayegan’in “Sona Ertelenmişlik” Makalesi Üzerine*

İnsanlık tarihinin en çok bilen öznesi şüphesiz modern dönemde bulunmaktadır. Bu tespiti hem bir kinaye olarak hem de tartışmasız bir gerçek olarak kabul edebiliriz. Bilgiye ulaşmanın bu denli kolay olduğu bir dönem yaşanmadı. Tarihimiz bir bilgiye ulaşmak, bir sırrı çözmek, bir bilene danışmak için yollarda heba olan insanlarla doludur. En yüksek sırların “en çok satanlar” rafına giremediği şaşırtıcı bir dönem yaşamaktayız. Bugün bilgi parmak uçlarımızda ama bilmeye ilgisiziz. Mutlaka bunun [...]

Yazar: |Şubat, 2024|Kategoriler: Yazılar|
Go to Top