Sonsuzluğun Bitimi

Doğmadan önce nereden geldiğimizi bilemediğimiz gibi, öldükten sonrada ne olacağımızı bilemiyoruz. Doğum ile ölüm arasındaki boşlukta ise yaşantımız sınırlanır ve burada ilk sorumluluğumuz hayatta kalabilmektir. Hayatta kalabilmek için ise başka bir canlı varlığı tüketerek besin zincirinin birer halkası haline gelip, özgürlük ve sınırların anlamını, hayatta kalabilme, var olabilme isteği ile [...]

Yazar: Nilgün Çevik Gürel|2024-04-30T12:54:07+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Denemeler, Sınır - 2016|

Yort!

Bir nesnenin veya olgunun uç noktalarının sürekliliği, o nesnenin veya olgunun birlik içindeki kimliğidir.1 O halde kimlik hem bir olumlama hem de olumsuzlama içerir. Olumlamadır, sınırladığı şeye dair bilgi verir; olumsuzlamadır, sınırladığı şeyi «geriye kalan» her şeyden ayırt eder. Söz konusu tam olarak sınırları belirli, belirlenim kazanmış bir figür ise; [...]

Yazar: Güney Aldoğan|2024-04-30T12:42:12+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Felsefe, Kavramsal, Sınır - 2016|

Mimarlığı Tanımlayan Kavram: Sınır

Sınırlar; fiziksel, kültürel, sosyal kurguların şekillendirdiği çevre içerisinde varlığını sürdürmekte olan insanları ayıran veya onları bir yer içinde tutmak için çevreleyen, ilişkilerini düzenleyen öğelerdir. Günümüzde, bu öğeler, fiziksel şekillenmeler gösterebilirken, tamamen soyut, gözle görünmeyen şekillerde de ifadesini bulabilen, kurallarla belirlenen bir hal almaktadır. Sınırlar, bütünün farklı iki alanını ayırmakta olan [...]

Yazar: Selin Erş|2024-04-30T12:39:26+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Kavramsal, Sınır - 2016|

Kendini (sınır[lar/ın]da) Tanı!

Sınır” sözcüğünü, şu dönemin, ancak kısa yazı “okuyucuları” için sınırlanmış olması gerektiğinin bilinci ve kabulüyle başlatayım fakat değinilmesi gereken başlıkların paylaşımı için “çerçeve”(lendirme) sözcüğünü kullanmayı yeğleyerek başlayalım, sınırlara olan yolculuğumuza. Varolan(lar)ın dikkate alınmasıyla başlamak durumundayız, herhangi bir sınırdan ve/veya “sınır” kavramından bahsedeceksek. Evrendekileri ve kendimizi, duyularımızla, daha çok da dokunabildiklerimiz, görebildiklerimiz üzerinden algılamaya başladığımızı ve düşünebilmeyi becerebildiğimizi göz önünde [...]

Yazar: B Biledeğil|2024-04-30T12:32:46+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Denemeler, Sınır - 2016|

Geometrik Sınır

Her şey bir ölçüyledir. Ölçmek demek, ölçülecek şeyi “bir bilinen” ile kıyaslamak, oranlamak demektir. “Şey” kelimesi Farsça olup bir yandan bilinmeyeni ifade ederken diğer yandan mevcûdu yani varolanı ifade etmektedir. Varolan (şey) bilmeye konudur ancak şeyin ne olduğu bilinememektedir. “Eşya” kelimesi de şey-ler demek olup şey kelimesinin çoğuludur. Ünlü Geometrici [...]

Yazar: Kutay Akın|2024-04-30T12:36:50+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Bilim ve Teknoloji, Sınır - 2016|

Felsefeyle TitreŞen Şiir

Şiir felsefesiz de yazılır. Nasıl yaşanıyorsa yaşam, felsefeye değmeden. Şiirin şiir olarak değerini göstermez, felsefeden beslenişi ya da yoksun kalışı. Felsefe, Batıda, üç bin yıla yakın geçmişi olan bir etkinlik. Kendine özgü dili, tavrı var. Şiir daha eski. En eski. Önce şiir vardı. Şiir yaşamsız yazılamaz. Yaşam can suyu. Salt sözcüklerle görünemez şiir. Şiire [...]

Yazar: Ahmet İnam|2024-04-30T12:34:25+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Denemeler, Sınır - 2016|

Sınır, Sessizlik ve Felsefe

Wittgenstein ile Russell arasında geçen bir diyalogla başlayacağım. Wittgenstein 1911 ile 1914 arasında Cambridge’de Russell’ın öğrencisi olmuştur. Yanında bulunduğu ilk sömestrin sonunda Wittgenstein Russell’ın odasına gidiyor ve ona şöyle diyor: “Bana bir aptal olup olmadığımı söyleyebilir misiniz acaba?”. “Sevgili dostum, hiç bilmiyorum. Bu soru da nereden çıktı?” diye yanıtlıyor Russell. [...]

Yazar: Çetin Türkyılmaz|2024-04-29T20:09:12+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Felsefe, Sınır - 2016|

Dürrenmatt’ın “Yaşlı Bayanın Ziyâreti”nden Greig’in “Avrupa”sına Frankenstein’ın Canavarına Dönüşen Toplum

Değişim ve ardından gelen dönüşüm dramanın odak noktasıdır. Aristotelesçi drama; şartların, durumun, dinamiklerin yarattığı değişimin, karakterin psikolojisini ve hayatını nasıl etkilediğini odağına alır. Brechtiyan(Bertolt Brecht) drama ise değişmeye direnen karakterin sosyo-ekonomik sistemin kurbanı ve sürdürücüsü olduğunun altını çizer. Öte yandan Absürd drama; değişim, hele de dönüşümü beklemenin ölüm ve doğum [...]

Yazar: Selen Korad Birkiye|2024-04-30T14:59:47+03:00Ocak, 2017|Kategoriler: Kültür ve Toplumbilim, Sınır - 2016|

İnsan Zihninin Kendi Koyduğu Sınırları Aşabilmesi: ‘Öğrenilmiş Çaresizlik’ Karşısında ‘Öğrenilmiş İyimserlik’

İnsan, hayatını sürdürürken çeşitli sınırlarla kuşatılmıştır. Bunların kimisi fiziksel ve dış etkenlerden kaynaklıyken bazıları da psikolojik ve içsel nedenlerle oluşur. İnsan nasıl kendi potansiyelini ketleyebilir ve kendi kendini olumsuz sınırlarla nasıl kuşatabilir? Bunun ne kadar bilincindedir? Kendi yarattığı veya koşulların dayattığı sınırların farkında mıdır ve bunlara müdahale edebilir mi? Sınırlarının [...]

Yazar: Selin Erş|2024-04-30T13:06:20+03:00Aralık, 2016|Kategoriler: Kültür ve Toplumbilim, Psikoloji, Sınır - 2016|
Go to Top