Melâmîlik ve Osmanlı İdeolojisi (*)

Birçokları Melâmîliğe, bir Halvetîlik, bir Rufaîlik, bir Mevlevîlik ve benzerleri gibi tarikat sıfatını vermeyi uygun bulmaz, buna karşın saydığımız bu tarikatlardaki disipline bağlılığın ve ahlâk niteliklerinin ilkel Melâmîliktekilere uygun olduğunu ileri sürerler. Melâmî iç yanını (özü, maneviyatı, gizli yanı – bâtın) kesinlikle görünürlüğe (zâhir) aksettirmeyen kişidir. Sofî hem gizli dünyasında hem [...]

Yazar: Burhan Oğuz|2024-04-01T14:43:08+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

Taklit Üzerine

Geçen sayıda yayımlanmış olan “Kopyanın Metafiziğinde Tekrarlanan İmajlar” başlıklı yazımda Jean Baudrillard’ı ele alarak imaj ile özne arasındaki ilişkide, “taklit hangi üretim sürecinde ne tür bir similasyona dönüşür?” sorusunu irdelemeye çalışmıştım. Bu yazımda ise Baudrillard’in taklit kavramını Gilles Deleuze’unkinden somut bir şekilde ayırt etmemize yardımcı olacağını düşündüğüm Deleuze’un “Plato ve Taklit” başlıklı [...]

Yazar: Gülşen Bal|2024-04-01T14:44:14+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

İstanbul 16:30

merhaba, İstanbul’da saat dörtbuçuk. geçenlerde Metin yolda giderken adamın biri sokulmuş omuzuna: - beyefendi bir cep saati var, almak ister misiniz? Metin tereddüt edince cebinden eski bir demiryolcu olduğuna dair bir kağıt, bir de saatin orjinal belgesini çıkartmış. eh!.. meğerse Metin de çoktandır bir cep saati sahibi olmak istermiş. adama vermiş [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-04-01T12:20:42+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

Resimlerim

Durgundu kıyılarım, Yarım aydı, dahası dolunaydı tesellisi “anlatılmaz, yaşanırdı” beklentisi Gecenin coğrafyasında gümüştendi haritası Bir kelebek uçumudur ufkum Gelir dolanı dolanı Gider aranı aranı. Işıkla suyun sevişmesi gözlerin Rönesans resimleri düşürür Zifiri karanlıklara. Mona Lisa’nın tebessümüdür güller “Su içen güvercin ürkekliği” bakışlar Doğmamış  cana gölgelik Salınır uçları endamlı Çıldırtır yürek [...]

Yazar: Mustafa Alagöz|2024-04-01T12:19:32+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

Yanan Kütüphanenin Değeri

Liseyi bitirdikten sonra ailesinin koleje göndermeye parası olmadığı için, kolej eğitimini kütüphanelerde yapar. 28 yaşındayken, bir üniversitedeki konferans sırasında O’nun edebiyata düşkünlüğünü öğrenen kolej müdürü, O’na bir kep, bir cüppe ve diploma vererek kütüphaneden “resmen” mezun olmasını sağlar. Yaşadıklarını “uçuk” bir şekilde yazar… Örneğin; Los Angeles’te orta Wilshire’de bir yazar [...]

Yazar: M. Seref Özsoy|2024-04-01T12:18:40+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

Değerli Bir Öykü

“Değer miydi be koçum” diye karşıladı İhsan baba. Ali şaşkın gözlerle koğuşa bakıyor, düne kadar hiç aklına bile getirmediği bu hapishane koğuşunu belleğine aktarmaya çalışıyordu. Daha hayatının baharında, 20 yaşındaydı. Köyde yavuklusunu, bir çok kardeşlerini, anası ve babasını geride bırakmıştı. Geride bir de cansız olarak bıraktığı kız kardeşi vardı. Hem [...]

Yazar: Orhan Tuncay|2024-04-01T12:16:46+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

İnsansal Değerler

Değer sözcüğünü dilde sık sık kullanırız: ahlâkî değerler, manevî değerler, eski değerler, çağdaş değerler vs. Peki çok kullandığımız bu sözcük ne anlama gelmektedir? 1 – Tanımlama ve Çeşitleri Değer (İngilizce: value, worth), (Fransızca: valeur), (Almanca: wert), (Eski türkçe: kıymet). Değer, kişinin isteyen, gereksinme duyan, erek koyan bir varlık olarak, nesne [...]

Yazar: Aytaç Barkot|2024-04-01T12:11:35+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

Sizin De Misyonunuz Olsun “Misyonun Ne?”

Hayatımız bir çok kavramlar ve değerler örgüsü içinde devam ediyor. Özel, sosyal, ekonomik şartlar ve ilişkiler içinde farklı seviyelerde devam eden süreçler var. Bu şekilde, devam etmesi gereken yaşam ve koşullara ayak uydurmak üzere belirli roller ve sorumluluklar verilmiş/alınmış. Kendi yapımıza uyumlu veya uyumsuz şartlar içinde, ister kendimize uygun gördüğümüz ya da [...]

Yazar: B Biledeğil|2024-04-01T12:10:28+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|

Kimlik

Islak gözlerine sünger çekiyordu bakışları gözlerine duvar örerken. Mevsimsiz bir ömrün yollarını adımlamaktan yorgun düşmüştü. İçi boş, mektubunu kaybetmiş zarfları andırıyordu bedeninin taş duvarları. Geçmişi yanında taşımaktan geleceği çoktan unutmuştu. Hangi dili konuşsa sözcükler sığlaşıyor, kendi köşelerine çekiliyorlardı. Umutla umutsuzluğun, geceyle gündüzün yol ayrımındaydı. Arada bir dizlerinin çözülen bağlarını toparlamaya [...]

Yazar: Hüseyin Başaran|2024-04-01T12:07:56+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Değerler Sorunu|
Go to Top