Cengiz Erengil

Bu yazara ait 20 yazı bulundu.

Philosophia “yürüme”dir…

Kendi insan anlayışımızı, duygulanım, düşünme, söz ve davranış biçemimizi, yaşantılarımızı, deneyimlerimizi felsefemizi ve aydınlanmamız  tercüme eserlerden değil de, kendi tarihimizden; “söz eterik özdür” ilkesinden hareketle kendi şifahi geleneğimizden, şiirimizden, doğuşlarımızdan, nefeslerimizden, semahlarımızdan sohbet yaşantılarımızdan hareketle üretebilir miyiz? Tinsel bilincimizi bu yolla kurabilir miyiz? C.E Modern yaşamın ve modernist kültür nesnelerinin [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-03-30T20:39:57+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: İletişim Sorunu|

Antik Yunan Mitolojisinin Tinsel Başarısı(*)

Yunan mitolojisi ikibin yıldır batı dünyasını cezbetmektedir. Bu cazibenin kaynakları çok yönlüdür, fakat en önemlisi onun Yunan dini ve felsefesiyle yakınlığı ve bütünleyici bağdaşmasıdır. Tanrılar ve tanrıçalar, mitler, filozoflar, bilim adamları, şairler, tiyatrocular hepsi birlikte bizim Avrupa tininin resimli ve desenli geniş halısının ipliklerini ve bağlarını oluşturarak dokunmasına yardımcı olmuşlardır. [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-03-30T19:28:40+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: İletişim Sorunu|

Batının Krizi, Doğu Bilgeliği ve Krishnamurti *

Kriz siyasette değil, totaliter ya da demokratik hükümetlerde değil, bilim adamları ya da kurulu saygın dinler arasında değil. Kriz bizim bilincimizde, zihnimizde, kalbimizde, davranışlarımızda, ilişkilerimizde. J. Krishnamurti Batı kültürünün günümüzdeki sorunu, insani özniteliklerden, değerlerden, erdem yaşantılarından uzaklaşmış olması ve çok değerli olan insan yaşamını anlamsız kılmasıdır. Bu anlamsızlık çeşitli bireysel [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-04-02T17:19:56+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Kültür Sorunu|

“Ben”siz Bir Bilinç: Krishnamurti

Batı dünyası, Freud ve diğerleri aracılığıyla bilinci, bilinç ve bilinçaltı olarak ikiye ayırmıştır. Hiç öyle olmayabilir de. Freud’u, Jung’u atın bir kenara ve başlayın. O zaman keşfedecekleriniz ikinci el değil, özgün olacak. J. Krishnamurti   Krishnamurti, insanlığa özgü sorunların çözümünü kelimelerde ya da felsefî kavramlarda aramaz. Tam tersine ona göre, [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-04-03T18:27:53+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Yöntem Sorunu|

Yapısalcılık, Dil, Bilinçdışı ve Özne II (*)

(TURA = Saffet Murat TURA) Hegelci bir “diyalektik oyunu” ile çalışmayacağını, doğrudan “bilinç” kavramından sanki onun antiteziymiş gibi “bilinçdışı” kavramını elde etmeye yönelmeyeceğini, araya başka kavramları yerleştireceğini belirtir Tura. Önce temel kavrama bakar: “Bilinç nedir?” Bugünkü Psikolojinin ve Psikiyatrinin kullandığı “bilinç” kavramının tarihsel öyküsünün Descartes ile başladığını belirtir. Lacan’ın, Descartes için “Bir karabasan gibi okuyalım” dediğini [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-04-03T18:23:47+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Yöntem Sorunu|

Yapısalcılık, Dil, Bilinçdışı ve Özne – 02

“Karşı-Tarihselciliğin, ‘biçim’, ‘yapı’ ve ‘denge’ kavramlarının Olguculukta ve Yaşam Felsefesinde mutlaklaştırılması, geç burjuva toplum ve tarih görüşüyle kaynaşır. H.Freyer ‘toplumsal yapı’yı tümüyle ‘yaşamın biçimleri’ olarak tanımlamıştır. Bunun sonucunda toplumbilimsel kavramlar, olay içeriklerine göre değil, tarihsel gerçeğin yapısında taşınan içeriklere göre belirlenir. Amerikan burjuva toplumbiliminde şimdilerde egemen olan ‘Büyük Kuram’ [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-04-04T15:23:03+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Dil Sorunu|

Yapısalcılık, Dil, Bilinçdışı ve Özne – 01

Yirminci yüzyılda Batıda üretilmiş entelektüel ürünlerin en temelinde Dil üzerine yapılan araştırmaların yattığı söylenebilir. Bu araştırmalar ve sonuçları ‘öznenin kuruluşu’ yanında ‘toplumun kuruluşu’nu da açıklayan yöntemler geliştirmiş ve kuruluş yasalarına ulaşmak için bir yol açmıştı. Beneviste’nin aktardığı gibi: “Troubetzkoy, daha 1930’larda ‘Yaşadığımız çağı, bütün bilim dallarının tekilciliğin yerini yapısalcılığa [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-04-04T15:22:50+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Dil Sorunu|

Anadolu Aydınlanma Felsefesine Giriş Üzerine

I. ANADOLU AYDINLANMA FELSEFESİ Anadolu Aydınlanma Felsefesi terimi, sohbet geleneği üzerine kurulu, teorik ve pratik yanları olan bir tarihsel süreç olarak değerlendirilebilir. Sohbet kavramı ise, “özgür özneler arası anlamlı iletişim kuruluşu etkinliği” olarak tanımlanabilir. Felsefe kavramı “durağan bir tanımsal yapı” olarak  değil, fakat bir “insanî etkinlik süreci”, “şekilsiz maddenin doğanın oluşum sürecinde biçimli bütünlükler [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-04-13T18:50:19+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Eğitim Sorunu|

Aydınlanma, Us ve Postmodernizm

Ramazan Çeçen'in yazısını, Nüket Esen'in 'Kara Kitap Üzerine Yazılar' isimli kitabının 215'inci sayfasında okuduğumda, tam da yukarıdaki başlığa uygun bir başlangıç oluşturabilecek bir paragrafa rastladım ve çok memnun oldum: "Aydınlanmanın ve nedenselliği, özdeşliği, bütünlüğü... öngören tüm perspektiflerin tükendiği, tüketildiği görülüyor. Bu yüzden de Batı, Nietzsche'nin 'Aydınlanmayla beraber özgürleşmenin biricik pratiği [...]

Yazar: Cengiz Erengil|2024-04-14T16:06:16+03:00Ağustos, 2017|Kategoriler: Aydınlanma Sorunu|
Go to Top