Aykut Yazgan

Bu yazara ait 24 yazı bulundu.

Kaygı

... böylece, düşünceye bir sınır çizmek, ya da, daha çok – düşünmeye değil, düşüncelerin dile getirilişine... ... sınır, öyleyse, yalnızca dilin içinde çizilebilecektir... ve sınırın ötesinde kalan da, düpedüz saçma olacaktır. ludwig wittgenstein EMOJİ meleketimden insan manzaraları’nın bir yerlerinde, şaşıran ahçı mahmut, “bitti mi?”diye sorunca, mustafa: “hayır bu daha başı” [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-04-23T16:46:21+03:00Şubat, 2017|Kategoriler: Denemeler, Kaygı - 2016|

konumuz sınır…

spinoza mesela… tanımlamak, sınırlamaktır demiş... bir çiçeğin kırmızı olduğunu söylerken onu bütün öteki renklere karşı sınırlarız, demiş... bi çiçeğin başka bi renk olmadığını söylediğimiz zaman da, olumsuzluyoruz; dolaysıyla sınırlıyoruz... ve özetle ekilmiş: her varlık, bir sınırlılık’la belirlenmiştir... mutlaka doğrudur… zira karşı çıkmaya kalkışırsanız usta size bir ‘methiye’(!) bile düzebilir... yakın [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-04-29T15:31:09+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Kavramsal, Sınır - 2016|

Peki, Biz Bu Soruları Neden Sormuyoruz?

Bültende yazılan her yazı bence mutlaka bir tartışmaya, bir eleştiriye, bir sohbete ya da bir fikir teatisine açık olmalı. Kimi zaman yazdığım ve herkesin okuması için gönderdiğim yazılarım; bu karşılıklı sohbetlerin ve “Hâlbuki bence…”lerin eksikliğinden dolayı beni son derecede rahatsız etmiştir. Bu girizgâhı, Düşünüyorum bültenin 70. sayısında yayımlanan sayın Prof. [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-07-13T19:44:16+03:00Kasım, 2016|Kategoriler: Kavramsal, Sayı 71 | Kasım – Aralık 2016, Tanrıbilim|

Melankoli

resimde dürer’in “melencoliah” isimli bakır oyma-baskısında, yukarıda sağda, çanın hemen altında, ressamın oraya belli bir amaçla koyduğu 16 rakamlı sihirli karede, dört sayının toplamıyla 34 rakamının elde edilebilmesi söz konusudur. belli dört sayı çizgilerle birbirlerine bağlandıklarında belli “çizgi desenleri” ortaya çıkmaktadır, her ortaya çıkan “çizgi desenine” koşut olarak da 34 [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-08-03T21:04:57+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Denemeler, Sayı 16 | Eylül 2011|

Boş Kaplar

bayılıyorum boş kutulara. raf üstlerinde, kitap aralarında, çekmecelerde, büfelerde, masalarda. başucumdaki ceviz. kavi, sağlam… açınca kapağını, güzel, pırıl pırıl vernikli iki bölme. sol taraftakinde unutulmuş beyaz bir gömlek düğmesi. sağ tarafta ne idüğü belirsiz ıvır zıvır… oturma odasında, hoparlörün üstünde elimin yarısı kadar şeffaf (herhalde plastik falan…) kapağı korsan sandıkları-vâri [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-08-06T15:45:17+03:00Ekim, 2016|Kategoriler: Sayı 11 | Nisan 2011|

Hiçbir Şey

ilk önceleri kıtada yaşayan halka köpek muamelesi yaptılar.. sürüler halinde kırbaçlayarak, döverek ellerini ayaklarını zincirlere vurup gemilerle uzak ülkelere götürüp mal gibi sattılar..   sonra yetmedi.. almanı, belçikalısı, hollandalısı, fransızı, italyanı, ingilizi, bir zaman önce insanlarını esir ettikleri yerlere gidip bu sefer kene gibi yapıştılar o yerlere.. yerleştiler.. kene gibi.. [...]

Yazar: Aykut Yazgan|2024-05-01T16:31:27+03:00Eylül, 2016|Kategoriler: Ekonomi-Politik, Yabancılaşma (Sayı: 63)|
Go to Top