Mitoloji

19 Kasım 2016

Ağaç Kültü

 bir insan ömrünü neye vermeli para mı onur mu taş dikenli yol ağacın köküne inmek mi yoksa çırpınıp duruyor yaprak dediğin Zülfü Livaneli   Eski çağlardan bu yana insanlığın doğa ile kurmuş olduğu mitsel ilişki günümüzde de halen gücünü korumaktadır. Sembollerle örülü bu birikim, özellikle kozmogoni mitleri (evren doğum) açısından, ağaç kültlerinde kendini bulmuştur. Hayat ağacı ise insanlığın en eski inançlarındandır. İlk izlerine M.Ö. 3000 ve sonrasında Aşağı Mezopotamya’da rastlanır. […]
19 Kasım 2016

Euripides’in “Bakkhalar” (Βάκχαι)’ı Üzerine

Euripides’in “Bakkhalar” adlı oyunu Yunan Tragedyası’na dair bir örnek teşkil etmektedir. Tragedyada, kısaca Yunanca “sofrosüyne” olarak tabir edilen ve özdenetim, denge ve ölçülülük anlamlarına gelen kavram ile esriklik ve çoşkuyla bütünleşen “mania” kavramının çelişki ve mücadelesini görürüz. Eser, Thebai kralı Pentheus1’un, kuzeni Dionysos2’un tanrılığını kabul etmemesi ve Dionysian külte karşı olması nedeniyle, Dionysos’un cezbesinde ne yaptığının farkında olmayan, birer mainad haline gelmiş Kadmos kızları (Pentheus’un annesi Agaue, teyzeleri) ve Bakkhalar tarafından öldürülmesini konu alır. Söz konusu […]
19 Kasım 2016

Tanrıların Binekleri – Vahanas

Hint kutsal metinleri olan Vedalar’da çok tanrıcılık ve bu tanrıların sembolik olarak anlamlandırıldığı görülmüştür. Max Müller Vedik tanrıları tabiat güçlerinin sıfatları olarak tanımlarken, din tarihçisi Oldenburg, tanrıların insan psikolojilerini yansıttığını düşünür. Tanrı sembolleri anlamlar taşıyan, beş duyu ile algılanıp görünür hale gelerek gerçekliğin kavranmasına yardımcı olan temsillerdir. Renkli Hint kültüründe, resimler ve heykeller hayatın birçok bölümünde görülür. İbadet ederken bu sembolik resim ve heykeller, insanların tanrı ile iletişim kurmasına yardımcı […]
19 Kasım 2016

Güneş Kültü ve Tanrıçalar

Orta Asya bölgesinde yaşayan yarı-göçer Ön-Türk boylarının inancında güneş önemli bir simge oluşturuyordu. Genelde din sayılmayan bir inanç sistemine “kült” adı verilmektedir. Bu tanım içinde belli bir dönemde ve belli bir coğrafyada yaşamış olan bir toplumun yerel tanrıları, tanrıçaları ve çeşitli simgeleri ele alınıp incelenir. Kült kavramı ile yerel özellikler içeren dini törenler, töreler ve simgeler kastedilir. Göğe büyük önem veren ve Gök Tengri’yi tanrılar tanrısı olarak gören Ön-Türk insanları […]
19 Kasım 2016

Hindu Gelenek Üzerine

Hindu1 Gelenek, Kadim Bilgeliğin2 –Avrupa’ya göre düşünürsek– Yakın Doğu ile Uzak Doğu arasında akan ve diğerleriyle aynı deryada buluşan Doğu kolunu teşkil eder. Bunun yanında onu biricik kılan durumlardan birkaçını ele alalım: Hindu anlayış, Batı’daki hiyerarşik ve Uzak Doğu’daki heterarşik anlayışı iç içe barındırmasıyla farklılaşır. İsminin etimolojisinin3 de çağrıştırdığı gibi var olanların her biri için bir ruhsal tahakkuk (sadhana) imkânını gözetir. Bu nedenle ruhsal tahakkuk yolu (marga)4 aydınlanmacı ve ezoterik […]
19 Kasım 2016

Antik Yunan Tragedyası

Antik Yunan Tiyatrosu’nda üç tür mevcuttur: Komedi, Satür (Satirik Drama) ve Tragedya.  Komedi1, Dionysos Kültü ve Dionysos’a adanan phallik ilâhilerden kaynaklanmaktadır. Kır şenliklerinde köylüler birbirlerine kaba ve eğlenceli bir dil kullanırlar, phallus şekilli cisimler taşırlar ve Komoi (eğlenme) adlı Tanrı’ya ilâhiler söylerlerdi. Satirik drama (Satür/Satir2) ise adını satirler gibi giyinmiş oyunculardan almaktadır. Satirik drama; içinde hem komedi hem de trajedi öğeleri barındıran, Dionysos’la ve trajedi kahramanlarıyla dalga geçen, toplumsal ve […]
18 Kasım 2016

AUM (OM Hecesi)

Aum yay, Ben ok, Brahman da hedeftir. [1] Brahman kültünün en yüce mantrası olarak bilinen Aum hecesi, sadece titreşimsel değeri yüksek, meditatif bir kelime değildir. Aum hecesi Upanişadlar’ın da bildirdiğine göre tamamlanmak (ekmeliyet) anlamını da taşımaktadır. Kâmil olan Aum yolunu tamamlayandır. Böylece Aum bir sonuç değil, ama sürecin kendisidir. Bu süreç kişinin insan olma serüveninin bir özeti olarak betimlenir. Aum hecesi, üç harften oluşmaktadır. Bu harflerin her biri bir mantradır. […]
18 Kasım 2016

Karali Kali

Karanlıkta yaşayan, kibirleri içinde kendilerini arif sanan ahmaklar, körlerin kılavuzluk ettiği körler gibi bir ileri bir geri tökezleyerek dolanırlar. [1] Dehşetli karanlık veya kara cahillik, zulmet-i âlâ. İnsanın en derin karanlığı, varoluş serüveninin henüz başındaki, rahimdeki bebeğin gözünde olan karanlık gibi değildir. Çünkü bebek karanlıktan aydınlığa çıkar. Uykudan uyanıklığa veya uyanıklıktan uykuya… Her iki durumda da karanlık rahatsız edici değildir. Bilgisiz karanlık, bilinçli bir karanlık olmadığından tüm deneyimler henüz bir […]
18 Kasım 2016

Hint Vedik ve Epik Dönem Tanrıları

Hint kutsal metinlerinin ilki olan Vedalar ile birlikte Vedik dönem başlamıştır. Vedalarda, çok tanrıcılık sembolik olarak ifade edilir. Din bilimci Max Müller bu çoktanrıcılığı, doğa güçlerinin sıfatlarının ifadesi olarak düşünmüştür. Din tarihçisi Hermann Oldenberg’e göre ise tanrıların ortaya çıkmasının sebebi, insanın kendi iç çatışmaları, yani vicdanıdır. Bir başka din bilimci olan Rudolf Otto’ya göre ise; “Tek olan Tanrı’yı anlayabilmek için diğer tanrı sembollerinin oluşturulduğu doğa güçlerinin durumlarından yararlanılmıştır.” Vedalardan sonraki […]