Bilim ve Teknoloji

5 Şubat 2017

Kaygının İnsan Biyolojisi Üzerine Etkileri

Kaygı, giderilmeyen isteklerden doğan sıkıntı olarak tanımlanmaktadır. İsteklerin giderilmemesi, özgürlükler temelinde ele alındığında Kierkegaard, insanın kendini var eden özgür bir varlık olmasına göndermede bulunur ve “Özgürlük, doğanın bir parçası olan insanın önüne sonsuz olanaklar sunar” der. İnsanın bu olanaklar karşısındaki tutumu, seçimi ve kararları onu sadece doğanın bir parçası olmaktan uzakta bir birey haline getirir. Kierkegaard’a göre birey, seçimleri yoluyla varoluşu(nu) ortaya çıkarmak zorunda olan tek varlıktır. (Manav F. 2005). […]
29 Ocak 2017

Platon Katıları

Eski Yunan filozofu Platon’a göre evren esir, toprak, hava, ateş ile su olmak üzere beş temel öğeden oluşur. Bu beş öğenin her biri birer eşkenar çokyüzlü olan atomlardan oluşmuştur. Bundan dolayı eşkenar çokyüzlülere platon cisimleri adı verilir. Platon “Timaus” adlı eserinde bu düşüncesini açıkladıktan sonra çokyüzlüler için şöyle diyordu: “Tanrının onların sayıları, hareketleri ve diğer nitelikleri arasında uygun oranlar ayarladığını ve bu oranları tam bir mükemmellik içinde bir araya getirdiğini […]
25 Ocak 2017

Geometrik Sınır

Her şey bir ölçüyledir.   Ölçmek demek, ölçülecek şeyi “bir bilinen” ile kıyaslamak, oranlamak demektir. “Şey” kelimesi Farsça olup bir yandan bilinmeyeni ifade ederken diğer yandan mevcûdu yani varolanı ifade etmektedir. Varolan (şey) bilmeye konudur ancak şeyin ne olduğu bilinememektedir. “Eşya” kelimesi de şey-ler demek olup şey kelimesinin çoğuludur. Ünlü Geometrici İbn-i Câbir, kendi adını taşıyan “Cebir” diye andığımız matematik kolunu sunarken, denklemlerinde, bilinmeyeni “şey” (X) olarak temsil etmiştir. Aslında […]
20 Kasım 2016

Hayal-et Komşu

Kendinize uygun bir ev aradığınızı ve yüz katlı bir gökdelenin birinci katında sizin için mâkul bir fırsat sunabileceğini, eğer kabul ederseniz burada kalacak ilk kişi olacağınızı, bunun yanında diğer katlara kimlerin yerleşeceğinin henüz bilinmediğini söyleyen bir kişiyle bağlantıya geçtiğinizi düşünelim. Bu fırsatı kaçırmayıp teklifi kabul ettiğinizi, birinci kattaki dairenize yerleştiğinizi ve yeni hayatınıza alışmaya çalıştığınız günler geçirmekte olduğunuzu da kurguya ekleyelim. Yalnızlığınızın iyiden iyiye hissedildiği bir akşam, gökdelenin yedinci katında […]
19 Kasım 2016

Dilimiz DNA’mızı Değiştiriyor; Tüm Tercihlerimiz Gibi

DNA (Deoksiribonükleik asit) tüm canlı organizmalar ve bazı virüslerin, canlılık işlevleri ve gelişmeleri için gerekli olan biyolojik işlemlerin şifrelerini taşıyan genleri oluşturan bir nükleik asit. Protein ve RNA gibi hücrenin diğer bileşenlerinin inşası için gerekli olan bilgileri içermesinden dolayı bir kalıba, bir şablona benzetilebilir. Bu şifreleri taşıyan DNA parçaları ise gen olarak adlandırılır. DNA, hücrelerde kromozom olarak adlandırılan yapıların içinde yer alır. Hücre bölünmesinden evvel kromozomlar eşlenir, bu sırada DNA […]
19 Kasım 2016

Elektrikle Beslenen bir Yaşam Formu: Elektrik Bakterisi

Bilim insanları, canlılar hakkındaki paradigmalarımızı alt üst edebilecek yepyeni bir yaşam formu ile tanışmanın heyecanını yaşıyor. Huzurlarınızda, saf enerji ile beslenen Elektrik Bakterisi. Yeryüzündeki hiçbir yaşam formuna benzemeyen bu sıra dışı bakteriler, en sade ifadeyle elektron yiyerek ve elektron soluyarak yaşıyorlar ve her yerdeler. Elektron yiyen bakterilerle tanışmak mı istiyorsunuz? Yere bir elektrot saplayın ve aşağıya doğru elektronlar gönderin, yukarı gelecekler. Farklı enerji formlarıyla beslenen pek çok bakteri formu biliniyordu, […]
19 Kasım 2016

Teknoloji bilim mi?

“Evrim gerçeği eğitim programlarından çıkartılıyor. Bütün toplumlarda mistik ve bilim dışı düşünceye olan ilgi arttı. Oysa modern toplumlar bilimin keşfettiği zenginlikleri ve güçleri çoktan kabul ettiler; fakat bilimin en derin mesajını dinlemediler: “[Modern toplumlar] Bilim’e borçlu olduğu tüm zenginliklerin keyfini sürerken, toplumlarımız bilimin kendisi tarafından kökten çürütülmüş değer sistemlerini yaşamaya ve öğretmeye devam etmekteler.” Modern toplumlardaki bu ikiyüzlülüğe dikkat çeken Monod’ya göre insanlar bir yandan bilimin sağladığı bütün olanakları kullanırken, […]
19 Kasım 2016

Fizik ve Kimyanın Kesiştiği Alan: Periyodik Tablo

Periyodik tablo, tabloya girecek en ağır element olan Element 117’nin katılımı ile bir kez daha güncellenmeye hazırlanıyor. 4 yıl önce Moskova yakınlarındaki Dubna’da bulunan Nükleer Araştırmalar Enstitüsü’nde çalışan Rus ve Amerikalı bilim insanları, 117. sıradaki elementi sentezlemek üzere ilk adımı atmışlar ve tablonun bir kez daha güncelleneceğinin sinyalini vermişlerdi. Şimdiye dek bilinen en ağır atomların son sıralarında yer alan 114 (Flavium) ve 116 (Livermolium) nuAmaralı elementler, 2011 yılında periyodik tablodaki […]
19 Kasım 2016

Bir Bedende İki Beyin: Biri Kafatasımızda, Diğeri Karnımızda

İki beyin, bir beyinden iyidir. En azından, biri omuriliğin üzerinde, diğeri ise karın bölgesinde (mide ve bağırsakların bulunduğu ve “Enterik Sinir Sistemi” olarak adlandırılan bölgede) yer alan iki beynin, yakın, hatta bazen çok yakın ilişkisini anlatmanın mantığı bu diyebiliriz. İkinci Beyin isimli kitabın yazarı olan ve Columbia Üniversitesi Hücre Biyolojisi Departmanını yöneten Dr. Michael Gershon için, bu iki beynin arasındaki bağlantı, çok da hoş olmayacak kadar açık ve net. Kendisinin […]